X

Yemek sonrası yürüyüş, sağlığınızı nasıl etkiler?

Egzersizin sağlık üzerine olumlu etkileri defalarca kanıtlanmıştır. Son yıllarda sağlık ve fitness topluluğunda artan bir eğilim çeşitli sağlık faydalarını sağlamak adına her yemekten sonra kısa bir yürüyüş yapmak olmuştur. Bu yazıda da yürümenin spesifik sağlık etkileri üzerine durulmaktadır.

Potansiyel yararları

Egzersiz, birçok olumlu sağlık yararları ile birleşmektedir. Yemek sonrası az da olsa hafif tempolu yürüyüş de buna dahil olmaktadır.

Sindirimi iyileştirir.

Yemek sonrası yürüyüşün en önemli yararı sindirim üzerinedir. Beden hareketi yiyeceklerin içeride hızlıca sindirilmesine destek olan mide ve bağırsak hareketliliğini uyarır. Buna ilaveten yemek üzerine düşük tempoludan orta tempoluya giden egzersiz de gastrointestinal sistem, kolorekteral kanser, kabızlık, divertikülit, irritabl barsak sendromu, mide yanması, ülser gibi hastalıklardan korur.

Kan şekerini dengeleyebilir.

Diğer önemli bir faydası ise yemek sonrası kan şekerini düzenler. Bu faydası özellikle tip 1 ve tip 2 diyabet hastası olan kişiler için, insülin veya ağızdan alınan medikal ilaç tedavisinin miktarlarının ayarlanmasında çok önemlidir. Yemek sonrası yapılan yürüyüş, ilaç tedavisine olan gereksinimi azaltacaktır. 2016 yılında yapılan bir çalışmada tip 2 diyabeti olan kişilerin her yemek sonrası 10 dakika kadar hafif bir yürüyüş yapmaları, günün herhangi bir saatinde yaptıkları 30 dakikalık yürüyüşten daha iyi bir kan şekeri dengesi sağlamış olduğu saptanmış. Yemek sonrası yürüyüş diyabet hastalarında özellikle bir etki sağlarken, kan şekerinin azalmış olmasının da olumlu başka etkilerini de kendilerinde hissederler.

Kalp hastalıkları riskini azaltır.

Fiziksel aktivite yıllardır kalp sağlığına da dikkat çekmektedir. Özellikle düzenli egzersiz yapmak, kalp krizi ve inme riskini azaltırken aynı zamanda kan basıncını ve kötü kolesterolü (LDL) azaltır. Yapılan bir çalışmada zaman zaman yapılan birkaç egzersiz döngüsü bile, düzenli yapılan egzersiz kadar kalp hastalığı risk faktörlerinden kan trigliserit düzeyinde azalma sağladığı gösterilmiş.

Kilo kaybını destekler.

Egzersiz, kilo vermede uygun bir beslenme programı ile oldukça etkili bir rol oynar. Kilo vermeyi desteklemesi, kalori kısıtlı bir beslenmenin yanısıra, aldığınızdan daha fazla da kalır yakmak anlamına gelir.

Kan basıncını dengeler.

Yemek sonrası yürüyüş, kan basıncını belirli derecelerde dengelenmesine yardımcı olur. Birkaç çalışma günde 3 kez, 10’ ar dakikalık yürüyüşlerin özellikle etkilediği sonucuna ulaşmış. Başka bir ayırt edici çalışma ise sedantel bireylerde yürüyüşe başlamanın, sistolik kan basıncını, %13 ile %21 ilk bir oranda azalttığını göstermiş. Mevcut verilere dayanarak, yemek sonrası yürüyüş yapanların kan basıncı düşük olma potansiyellerinin olacağını söylemek mümkün.

En iyi yürüyüş zamanı ne zamandır?

Genel faydaları göz önünde bulundurulduğunda yürüyüşün en ideal zamanı yemek sonrası olarak görülmektedir. Bu zamanda yapılan yürüyüşler, yediklerinizi sindirmeye çalışırken, aynı zamanda kan şekeri dengesi ile iyi bir sindirim düzeni sağlayacaktır. Yemek sonrası yürüyüşe ile başlama zamanınızı ise akşam yemeği sonrası seçerseniz uykunuza da destek olursunuz.

Ne kadar yürünmeli?

Yemek sonrası yürüyüşü öneren uzmanlar, ilk başlarken her yemek sonrası 10’ar dakikalık zamanlarda başlayıp, zamanla artırılması gerektiğini de öneriyorlar. En iyi planlama da her gün, her öğün sonrasına paylaştırılmış 10 dakikalar ile toplamda 30 dakikalık yürüyüş ile potansiyel tüm etkilerini sağlayacaktır.

İlginizi çekebilir: Yemek yedikten sonra neden aç hissederiz ve ne yapabiliriz?

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale