X

Yazın yenisi mikrobiyota mercek altında

Mikrobiyota için önemli besinleri yakından tanıyın.

Bu hafta, şöhret yolunda emin adımlarla ilerleyen mikrobiyotayı mercek altına aldım. Peki, onu bu denli popüler yapan nedir? Buzdağının görünen kısmında Raw Food (Çiğ Beslenme) ve Paleo Diet (Taş Devri Diyeti) var. Bu diyetler hakkında merak ettiklerinizi gelecek haftalarda paylaşacağım. Görünmeyen kısmında ise, obezite ile mikrobiyota arasındaki ilişki var. Araştırmalar, obez kişi sayısının 1980’de 875 milyonken, bugün 2,1 milyara ulaştığını gösteriyor.

Mikrobiyotayı keşfederek dengeli beslenin.

Mikrobiyota nedir?

İnsan, %10 insan ve %90 mikrobiyal hücrelerin birleşiminden oluşan bir süper organizma olarak tanımlamıştır. Bu konuda etkili olan ABD’li moleküler biyolog Joshua Lederberg, 1958 yılında 33 yaşındayken Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazanmıştır.

İnsan ve mikrobiyal genomlar zamanla beraber gelişmiş, metabolizmaları ve yaşamlarını devam ettirme özellikleri ayrılamaz şekilde birbirlerine bağlanmıştır. Bakteriler, virüsler ve bazı tek hücreli ökaryotların oluşturduğu mikroorganizmaların bir araya toplanması ile mikrobiyota ortaya çıkar.

Bağırsak Mikrobiyotası’nın görevleri nelerdir?

İnsanlarda sindirim sistemi mikrobiyotası doğumdan hemen sonra şekillenmeye başlamaktadır. Doğum esnasında, vajinal kanaldaki birçok mikroorganizma ile karşılaşarak sindirim sistemi mikrobiyotası oluşur.

• Mide ve ince bağırsaklar tarafından sindirilemeyen besinlerin sindirime teşvik eder.
• B ve K vitaminlerini sentezler.
• Bağırsak motilitesini destekler.
• Bağırsaklardaki zararlı bakterilerle savaşır.
• Bağışıklık sistemini canlandırır.

Optimal sağlık durumu ve bağırsak mikrobiyotasında bir denge vardır. Fakat modern çağ olarak nitelendirdiğimiz bu çağda, bu dengeyi korumak zor olabilir.

Aşağıdaki faktörler, bağırsak mikrobiyotası sağlığını olumsuz etkiler:

• Antibiyotik kullanımı
• Modern çağ beslenme tarzı
• Bağırsaklardaki peristaltik hareketin bozulması
• Fiziksel stres
• Psikolojik stres
• Radyasyon

Stres, mikrobiyotaya olumsuz etki ediyor.

Beslenme ve metabolizma üzerine olan etkileri nedeniyle ve inflamasyon halkasındaki görevi nedeniyle birçok hastalıkla ilişkilidir.

Bu hastalıklardan bazıları:

• Obezite
• Metabolik sendrom
• Tip 2 diyabet
• İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH)
• İrritabl bağırsak sendromu (İBS)
• Atopik dermatit
• Birçok alerjik hastalık
• Romatoid artrit
• Otizm
• Fibromiyalji

Bağırsak mikrobiyotası ve beslenme

Beslenme, bağırsak mikrobiyotasını etkileyen majör faktörlerden birisidir.

Mikrobiyotaya yararlı besinleri keşfedin, dengeli beslenin.

1) Tabağınızdaki rafine karbonhidratları ve şekeri azaltın

Rafine karbonhidratlar ve şekerin bileşenleri fermantasyon sürecinde bağırsak bakterileriyle etkileşime geçer ve midede aşırı şişkinlik ve gaz oluşumuna neden olur. Uzun süre rafine karbonhidrat ve yağdan zengin, liften fakir beslenme tarzı kolon kanserine sebep olmaktadır.

2) Prebiyotikleri keşfedin

Prebiyotikler, ince bağırsak enzimlerince parçalanamayan doğal karbonhidratlardır. Prebiyotikler, bağırsaktaki bakterilerin gelişimini ve aktivitesini teşvik eder.

Prebiyotik içeriği yüksek besinler:

• Hindiba kökleri
• Kuşkonmaz
• Muz
• Sarımsak
• Yer elması
• Soğan
• Buğday
• Enginar
• Yaban mersini
• Sarımsak
• Pırasa
• Çavdar

3) Probiyotikleri beslenmenizden eksik etmeyin

Probiyotik Yunanca’da yaşam için anlamına gelmektedir. Probiyotikler, sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı mikroorganizmalar ve/veya bileşenleri tanımlanmaktadır.

Probiyotik içeriği yüksek besinler:

• Yoğurt
• Kefir
• Lahana turşusu
• Turşu
• Peynir
• Süt
• Kombucha
• Kimchi

4) Alternatif olarak kemik suyu

Bu konuyla ilgili araştırmalar yetersiz olmakla birlikte, kemik suyu alternatif tıpta çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kemik suyu; doğru pişirme teknikleri kullanılarak hazırlandığı takdirde kemik suları kalsiyum, magnezyum, fosfor gibi minerallerden zengindir. Sindirime yardımcı jelatin sağlar. Sindirim yolunu iyileştirir. Ancak bu etkiler için, antibiyotik ve kimyasallarla dolu olan hayvanların kemiklerini yerine doğal ortamında beslenen hayvanların kemiklerini tercih etmeye çalışın.

Optimal sağlık dengenizi koruyabilmeniz dileğiyle…

Selin Şahin: Araştırmayı, içimdeki öğrenme ateşini hep canlı tutmayı, okumayı, kalemimi kağıtla buluşturmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi kendine görev edinmiş bir diyetisyenim. Psikoloji, felsefe, moda, spor, farklı tatlar, doğa ve hayvanlar ise ilgi alanlarım arasında. Üretmeyi ve üretim deviniminin içinde yer almayı seviyorum. Üniversite eğitimimden sonra sektörün önde gelen sağlık gruplarından birinde stajımı tamamladım. "Leptin Direnci ve İnsülin" alanında yazdığım tezimle mezun oldum. Şu anda ofisimde sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı yapıyorum.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale