X

Yaza kadar fazlalıklardan kurtulmak için 10 temel öneri

Bahar aylarının gelmesi ve havaların ısınmasıyla herkesin dikkati fazla kilolarını nasıl vereceğine yoğunlaştı. İşte size yaza kadar fazlalıklardan hızla kurtulmanıza yarayacak 10 temel öneri.

1. Buzdolabınızı ve mutfak dolaplarınızı kötü gıdalardan arındırın

Tatlılar, soslar, şekerli içecekler, bisküviler, çikolatalar, cipsler… Hepsinden kurtulun çünkü hepsi sizin diyetinizin ayak bağları, bunu unutmayın…  Buzdolabı ve dolapları artık sağlıklı alışveriş yaparak doldurun.

Çiğ kuruyemişler, kuru meyveler, yulaflı kepekli krakerler, kurubaklagiller, ton balığı, tam buğday makarna, yeşil çay, baharatlar, taze meyve ve sebzeler…

2. Sağlıklı atıştırın

Ara öğünlerde gece yatmadan 2 saat önceki ara öğün de dahil, bir şeyler yemek size iyi geliyorsa bu aralarda yediğiniz yiyecekleri sağlıklı atıştırmalıklar ile değiştirin. Özellikle gece atıştırmalarınızı daha az kalorili olanlardan ve sizi en çok oyalayabilenlerden seçin.

 Taze meyveler, salatalık, havuç gibi sebzeler, tahıllı grissiniler, beyaz leblebi, yulaflı kepekli krakerler, süt, ayran…

3. Her gün en az 2,5 litre su için

Maalesef suyun yerine konulabilecek başka bir içecek yok, o yüzden su içmeye alışmadığınız sürece kilo vermede ve iştahınızı kontrol etmekte hep zorlanacaksınız. O yüzden siz en iyisi bu su sorunu artık çözmeye çalışın. Masanıza bir su şişesi alın, bardaklarınızı sayın, telefonunuza su hatırlatıcısı alarmlar kurun, çevrenizden destek isteyin ve en sonunda günlük su miktarınızın hakimi olun.

4. Beslenme günlüğü tutun 

Defalarca söyleniyor diye önemsiz bir şey sanıp da hala denemediyseniz bu sefer belki de denemenizin zamanı gelmiştir. Çünkü çoğu zaman oluşturduğum diyetlerde hastalarıma ne yediklerini sorar ona göre miktar belirlerim ve tekrar geldiklerinde “Ben aslında daha çok yiyormuşum” diyerek durumun yeni farkına vardıklarını belirtirler. Telefonunuza, defterinize veya size neresi kolay gelecekse, muhakkak yediklerinizi gün gün, saat saat not etmeye çalışın. Çünkü sonra çoğu şeyi sırf yazmamak ve hatta diyette size engel olacaklarını bildiğiniz için yememeye çalışacaksınız, önemsiz görünen şeylerin ne kadar önemli olduğunu ise tartıya çıkınca fark edeceksiniz.

5. Her gün düzenli yürüyüş yapın 

Diyetiniz bittikten sonra bırakacağınız ve hareketsiz yaşamınıza döneceğiniz sporlara başlamak yerine, her zaman yapabileceğiniz bir egzersiz yapmanız sizi ömür boyu fit ve sağlıklı tutar. Düzenli olarak her gün 40-60 dakika aralıksız yürüyüş yaparsanız ay sonunda farkı göreceksiniz.

6. Her gün 2 kupa yeşil çay için

Evet toplum olarak siyah çay düşkünüyüz, ben de öyle… Lakin bilimsel çalışmalar yeşil çayın metabolizma hızlandırıcı ve tok tutucu etkisini sürekli tekrarlıyor. O yüzden kilo verme sürecimizde her gün 2 kupa yeşil çaya yer açmakta fayda var.

7. Yemeklerinize ekstra tuz eklemeyin

Yemekler eklediğimiz tuz miktarını ölçmeye kalktığımızda tuz tüketimimizin ihtiyaçlarımızın çok üstünde kaldığını biliyoruz. Tuzun fazlasının sağlığa zararlarının yanında tuz tüketiminin iştah kontrolümüzü de zorlaştırdığını biliyoruz. Zaten yeterince tuz eklenmiş hazır gıdaya maruz kalıyorken, bir de kendi tuz eklememizin önüne geçmezsek kilo kaybedememe sorunumuzu çözemeyiz.

8. Çiğ sebze veya salatalar olmadan sofraya oturmayın

Sabah kahvaltılarında söğüşler ve yeşillikler; öğle ve akşam yemeklerinde ise salatalar muhakkak olmalı…

9. Porsiyonlarınızı küçültün

Bunun için özellikle yemekleri masaya tencereyle değil de küçük tabaklar içinde getirmeye özen gösterin ve yavaşça sohbet ederek özellikle başlangıçta hafif salatalardan, sebzelerden başlayın ki ağır ve kalorili yemeklere sıra geldiğinde siz çoktan doymuş olun… Kendinizi gözlemleyin ve tıpkı bir çocuk gibi doyduğunuzda yemek yemeyi bırakın.

10. Yukarıda okuduğunuz tüm maddeleri 1 ay boyunca bozmadan uygulayın, yani 1 ay boyunca diyetinize sadık kalmaya çalışın

Çünkü çoğu zaman 1 hafta sonucunda büyük kayıplar görmek isteriz ve birkaç bozmadan sonra da bu kaybı göremeyince motivasyonumuz düşer ve diyette ilerleyemeyiz. İşte bu noktada kendinize 1 ay kadar süre vermek size daha vaktiniz olduğunu hatırlatıp daha fazla motive eder. Çoğu zaman diyetlerden sonuç alamamanızın nedeni haftada birkaç kere diyetinizi bozmanızdandır. Bunun ne kadar fark ettiğini diyetinize 1 ay sadık kaldığınızda anlayacaksınız.

 

İlginizi çekebilir: Hayatınızdan şekeri çıkarmanızı sağlayacak 5 güçlü neden

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale