X

Yansımalar üzerine: Söylediklerimiz, hissettiklerimiz ve dilediklerimiz

“Yeni bir keşif için, yeni yerler değil, yeni bir bakış açısı gerekir.”
Marcel Proust

Hayatımız yansımalar üzerine kurulmuştur. Sabah kalktığımızda ne düşündüğümüzdür o günü güzel veya şansız bir gün yapan… Kahvaltımızı ederken kahkaha atabilecek kadar neşeli olmak veya suratsız bir tavırla yemeğe devam etmeyi seçmektir yansıma. Sonra kalbimizden geçenlerdir, her daim haksız olduğumuz, kaybettiğimiz ve asla hak etmediğimiz düşüncesidir örneğin. Veya tam tersi dünyanın en şanslı insanı olarak görmektir kendimizi, en zor anımızda bile şükür içinde olmaktır ve olana kabul verebilmektir.

Bugün, bu yazımda sizlerle birlikte hayata yansıttıklarımıza bakalım isterim. Farkında olmadığımız, bilerek veya bilmeyerek dünyaya taşıdığımız her enerjidir yansımamız. Örneğin sizi en çok tanıyan insanlardan birini çevirsek ve sizi yansıtan tek kelime veya tek cümle istesek bu ne olurdu? Çok eğlencelidir mi, çok karamsardır mı, çok öfkelidir, çok pimpiriklidir, her şey için evhamlanır, oldukça streslidir, her zaman bir planı vardır, sürekli şikayet eder, asla parası yetmez, bolluk konusunda sürekli yakınır mı? Ne derlerdi?

Bu cümleler sadece birkaç örnek bizim yansımalarımızı anlatmamız için. Bu yazımda sizlerle birlikte daha yakından incelemek istediğimse bu konunun ne kadar farkında olduğumuz. Yani biz hayata geçirdiğimiz bu yansımaların ne kadar farkındayız? Örneğin sürekli eleştiri yaptığımızı anlayabiliyor muyuz? Örneğin kendi kendimizi değersizleştirdiğimizi görebiliyor muyuz? Örneğin kendi başarımızın önünde “Yapamazsın!” diyerek durduğumuzu görebiliyor muyuz? Örneğin her daim şükredebiliyor musunuz, en zor anınızda bile sizi doğru bir noktaya yönlendiren bir güç olabileceğine inanıyor musunuz? Veya “Nasıl olsa kaybedeceksin!” diyerek henüz denemeden kendi kendimizi vazgeçirdiğimizi ne kadar fark ediyoruz? Bizleri gün boyunca dışarıdan çeken bir kamera olsaydı kendimizi kendimize nasıl özetlerdi?

İşte tam da bu yüzden hayatımız söylediklerimizle, hissettiklerimizle, duygularımızla, enerjimizle, yani bu hayata kalbimizden kattığımız tüm duygularımızla bir yansımadır. Yaşadığımız her an işte bu yansımanın bir ayna gibi karşımıza çıkışıdır. Neye odaklanırsak yansımamız o yönde büyür. Olumsuzlara, kayıplara, zorlara ve olmayanlara odaklandığımızda bunu büyütürüz. Tam tersine olumlu olanı, umudu, başarıyı ve güzellikleri yansımamıza eklediğimizde bu inançla daima güzeli daha fazla büyütürüz.

Bizler hayata yansıtırız, enerjimizle, sözcüklerimizle ve hissettiklerimizle. Bu yüzden hayat bizlerden bağımsız değildir, mutlaka yansıttıklarımızla yoğrulmuştur. Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayata yansıttığınız size yakından bakmanızı dilerim. Bugün ağzınızdan çıkanlar sizi nasıl yansıtıyor? Neyi büyütmektesiniz? Dışarıdan kendinizi izliyor olsaydınız kendi yansımanızı nasıl tanımlardınız? Siz bu hayata katılmış muhteşem bir enerji olarak bu yaşam sürecinde, bu hayatta neyi yansıtmak için buradasınız?

İlginizi çekebilir: İyiliği çoğalt: Her birimiz görünmez bir bağla birbirimize bağlıyız

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale