X

Yakışıklı prens, babetli Cinderella’yı arar mıydı?

Kendimi bildim bileli zevk yoksunu tasarımları olan ortopedik ayakkabılar giymem ya da tabanlık kullanmam gerekiyor; çünkü düşük tabanlara sahibim. Konfor ve şıklık sanki iki uç kutupmuşçasına senelerdir ya şık olmayı ya da rahatlığı seçiyorum. Özellikle yaz aylarında kadınların giydiği sandaletlere gıpta ile bakıyorum; ancak sağlığım daha öncelikli olduğundan beni rahat ettirecek sayılı seçenekleri değerlendiriyorum.

Yapılan araştırmalar, topuklu ayakkabı giyen kadınların hem kadın, hem erkekler tarafından daha çekici algılandığını gösteriyor.

Rahatlığa alıştığımdan gündelik hayatta neredeyse hiç topuklu ayakkabı da kullanmıyorum. Zaten, ortopedistler de topuklu ayakkabı giymenin kronik bozukluklara ve ağrılara yol açabileceğini vurguluyorlar; ancak en kısa zamanda dolabınıza birkaç topuklu ayakkabı eklemek isteyebilirsiniz. Neden mi?

Yapılan araştırmalar, topuklu ayakkabı giyen kadınların hem kadın, hem erkekler tarafından daha çekici algılandığını gösteriyor. Topuklu ayakkabının bir nevi kadınların cinselliğini ön plana çıkarmakla görevlendirilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Topuklu ayakkabı giydiğimizde duruşumuz, yürüyüş biçimimiz ve postürümüz değişiyor. Bununla birlikte, topuklu giyen kadınlar kendilerine daha güvenen bir duruş sergiliyorlar ve bu durum karşı tarafın ilgisini çekiyor. Tabii, sadece ilgilerini çekmekle kalmıyor. Topuklu giymek erkeklerin kadınlarla iletişime geçme ve onlarla buluşma isteklerini arttırırken, onlara daha fazla yardımcı olmak istemelerini ve onlara daha fazla gülümsemelerini sağlıyor.

Topuklu ayakkabı kadınların bacak formunu ve kalçalarının duruşunu etkilediğinden topuklu giyen kadınlar, erkekler tarafından daha genç, zarif ve alımlı algılanıyor. Topuğun kalınlığının bu algıyı nasıl etkilediğine dair yapılan herhangi bir çalışma henüz yok; ancak topuğun boyu arttıkça erkeklerin davranışlarının anlamlı ölçüde değiştiğini görüyoruz. Topuk yükseldikçe (0, 5, 9 cm olarak yapılan çalışmalar baz alındığında) erkekler kadınları daha olumlu değerlendiriyorlar. Yani, ne kadar yüksek o kadar iyi!

Masalları geçtim, moda çekimlerinde kadınların seksapelitesini vurgulamak için çoğunlukla topuklu ayakkabı kullanılıyor.

Küçüklüğümüzden beri imrendiğimiz prensesler hep topuklu giyiyorlar. Saraya ulaşmak için topuk şart! Prens babetli Cinderella’yı arar mıydı meçhul. Masalları geçtim, moda çekimlerinde kadınların seksapelitesini vurgulamak için çoğunlukla topuklu ayakkabı kullanılıyor. Porno endüstrisine ise hiç girmiyorum bile. Uzun lafın kısası, bu konuya dair algılarımız da medya tarafından yönlendiriliyor.

Anaokullarında çocuklarla cinsiyet farkları konusunu değerlendirirken akıllarına gelen kadın ve erkek farklarını söylemelerini istiyorum. Elbette ki, “Kadınlar topuklu giyer”. Hemen hemen hepsinin söylediği bir fark oluyor. Sanki kadını kadın yapan şeylerden biri topukluymuş gibi bir algı çocukluğumuzdan beri bize eşlik ediyor. Nedeni ya da çıkış noktası ne olursa olsun içinde bulunduğumuz zaman diliminde topuklu giymek kadınlara bazı kapıların daha kolay açılmasını sağlıyor. Sağlık açısından söz veremem ama etkileyici olmak istiyorsanız daha fazla topuklu giymeyi deneyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Karşınızdaki kişinin dış görünüşüne bakarak anlayabileceğiniz 4 şey

Uzman Psikolog B. Asena Soydaş: Ortaokul ve lise eğitimini Avusturya Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Aile Psikolojisi üzerine yapmıştır. 2010 yılından bu yana çeşitli okullara psikolojik destek sağlamıştır. Halen anaokullarına danışmanlık vermekte ve Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde aileler ve çocuklarla psikoterapi seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale