X

Y kuşağı neden emeklilik için yatırım yapmıyor?

Y kuşağı, eğilimleri ve tercihleri ile eski nesilleri sürekli şaşırtan ilginç bir topluluk. Bugün ise bu hızlı düşünen ve hızlı karar veren kuşağın, emeklilik günleri için para biriktirmemesinin ve emeklilik ile ilgili özel planlar yapmamasının ardındaki gerçeği arıyoruz.

Y kuşağı finansal yüklerle erken tanışıyor

Bugün Y kuşağına mensup pek çok gence göre, hiç çalışmadan her ay hesaba yatan emekli maaşı, gerçek olamayacak kadar güzel ve fantastik bir olgu! Çünkü ekonomik rekabetin en kanlı çağında hayata atılan bu kuşak için artık çalışmadığın halde para kazanmak pek de gerçekçi değil. Bu düşüncenin altında yatan sebepler ise, henüz üniversite başlangıcından itibaren Y kuşağının sırtına yüklenen geri ödemeli öğrenim kredileri / burs kredileri gençlerin uzun vadeli planlar yapma eğilimlerini doğrudan etkiliyor.

Bu yüzden Y kuşağına mensup bireylerin önemli bir bölümü artık çalışamayacakları noktada bazı finansal desteklerle ve yardımlarla yaşayabileceklerine inanıyorlar.

Y kuşağı finansal açıdan üretken olmaya inanıyor

Emeklilik ile ilgili herhangi bir finansal yatırım yapmayı tercih etmeyen Y kuşağı, bu yüzden emeklik yaşını oldukça yüksek tutmayı tercih ediyor. Fiziksel bir engel çıkmadıkça yaşlandığında da çalışabileceğine inanan bu kuşağın finansal anlayışı, biriktirmekten ziyade sıcak para kazanıp bu parayı bekletmeden kullanmak.

Y kuşağı para biriktirmenin bilincine yavaş yavaş varıyor

Yapılan araştırmalara göre Y kuşağına mensup bireylerin %56’sından fazlası, emeklilik için olmasa bile “zor günler için” kazançlarının en az %5’ini kenara koyuyorlar. Özellikle 25 yaş üzerindeki Y kuşağı bireyler, para biriktirme konusunda alternatif planlar yapmaya başlıyorlar. Ve Amerikalı finans kuruluşlarının yürüttüğü anketlere bakılırsa bu rakam, önümüzdeki yıllarda hızla artacağa benziyor.

Y kuşağı asla “tamamen” emekli olmayı düşünmüyor

Yaşam koşulları ne kadar yorucu olursa olsun Y kuşağına mensup bireyler asla tamamen emekli olmayı düşünmüyor. Eski kuşaklara nazaran tutkularının peşinden koşarak, aşkla sevdikleri meslekler edinmeye fazlasıyla takıntılı olan bu kuşak; çok sevdiği mesleğini kolay kolay bırakmak istemiyor. Yine bu kuşağın bir diğer eğilimi de, esas uzmanlığın / mesleğin yanında başka finansal getirisi olan kalifikasyonlara yönelmek. Hal böyle olunca, Y kuşağına göre yaş ilerlese de yapılacak işler bitmiyor. Ayrıca bu kuşak, hiç çalışmamayı ve sürekli inziva halinde olmayı “sıkıcı” olarak tanımlıyor.

 

Kaynak:

Upworthy.com

 

 

 

 

 

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale