X

Vazopressin: Sadakat hormonu

İnsan doğasının tek eşliliğe mi yoksa çok eşliliğe mi yatkın olduğu sorusu her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Çünkü hepimizin inanmak istediği şey “aşkın sadakat gerektirdiği”. Aşkın sadakat gerektirdiğini o kadar kanıksarız ki, birbirimize verdiğimiz bu sözü güzel bir törenle kurumsallaştırırız. Bu sözün tutulamaması ise bir hikayeyi sonlandırmak için genelde yeterli olur.

Peki, sadakat kavramı sandığımız kadar evrensel midir?

Aslında, hayır. Antropologların araştırmalarına göre, bazı Afrika toplumlarında kadınlar hamile kaldıktan sonra farklı erkeklerle ilişkiye girebilmekte ve hamilelik boyunca ilişkiye girilen erkekler, doğacak olan çocuğun babaları olarak kabul edilmektedir. Böylece baba sayısı fazla olan çocuklar, daha yüksek hayat standartlarına sahip olabilmektedir.

Çok eşliliğin doğal olarak karşılandığı anarşist toplumlarda bazı çiftlerin kendi doğal akışlarında, tek eşli olarak yaşamaya karar verme durumları azımsanamayacak kadar fazladır.

Anarşist toplumlara baktığımızda ise, çiftler birlikte yaşamaya karar vermiş olsalar dahi hem erkek hem de kadın, farklı insanlarla birliktelik kurabilmektedir. Çünkü bu toplum anlayışında eşler bir “mülkiyet” anlayışına tabi tutulmaz. Çok eşliliğin doğal olarak karşılandığı anarşist toplumlarda bazı çiftlerin kendi doğal akışlarında, tek eşli olarak yaşamaya karar verme durumları azımsanamayacak kadar fazladır.

Günümüz modern toplumlarında ise sadakat sözünün bozulması evlilik ve ilişkilerde yıkıcı bir rol oynamakta ve tüm ortaklıkları sonlandırmaktadır.

Peki, sadakat toplumsal mıdır, genetik mi?

Bir başka deyişle, farklı kültür ve coğrafi bölgelerde bambaşka anlamlar yüklenen sadakat kavramı toplumsal tanımdan mı ibarettir, yoksa bizi çok ya da tek eşliliğe daha yatkın kılan biyolojik bir temele mi dayanmaktadır?

Erkeklerin kadınlara oranla daha fazla aldattığı söylemleri bu durumun bir tesadüf olup olmadı sorusunu akıllara getirmektedir. Konuya netlik kazandırmak isteyen Nörobilim uzmanları, uzun zamandır fareler üzerinde yürüttükleri deneyler neticesinde bir sadakat geni buldu. AVPR1A ismi verilen bu gen 20. kromozomda bulunmakta ve vazopressin salgılamaktadır. 334 değişik formu bulunan bu genin salgıladığı vazopressin hormonu yüksek olduğunda memelilerin tek eşli olmaya daha yatkın oldukları gözlemlenmektedir. Hatta hayvan deneyleri gösteriyor ki çok eşli bir memelinin, vazopressin hormon seviyesi yükseltildiğinde tek eşliliğe geçişi sağlanabilmektedir.

Günümüz modern toplumlarında ise sadakat sözünün bozulması evlilik ve ilişkilerde yıkıcı bir rol oynamakta ve tüm ortaklıkları sonlandırmaktadır.

Bu durum insan beyni için de geçerli midir?

Hiç evlenmemiş veya evliliğinde sadakat problemleri yaşayan ve uzun süredir tek eşli olan erkeklerin beyin incelemeleri karşılaştırıldığında, bu erkekler arasındaki AVPR1A gen yapısının ve vazopressin hormon seviyesinin farklılıklar taşıdığı gözlemlenmiştir. Sadakat problemi yaşayan veya hiç evlenmemiş erkeklerde vazopressin hormon seviyesinin düşük olduğu görülürken, tek eşli olmayı seçen ve bu konuda herhangi bir problem yaşamayan erkeklerin vazopressin hormonlarının ise yüksek olduğu görülmüştür.

Yani her şey yüzyıllardır DNA’larımıza kazınmış olan ve bizim kontrolümüz altında olmayan genlerimizden mi ileri geliyor? O halde yaptığımız seçimlerin bir önemi yok mu? 

Tabi ki var. Bu deneylerin bize asıl gösterdiği, biyolojik açıdan nasıl farklılıklarımızın olabileceğidir.  Aslında bizim “bilmediğimiz” ama bir o kadar da “bize ait” bir mekanizma tarafından nasıl bu denli yönetildiğimiz ise kendimiz hakkında ne kadar az şey bildiğimizin bir kanıtıdır.

İlginizi çekebilir: Açık ilişkiler ve yaşayanlardan tavsiyeler

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Psikolog & Nörobilim Uzmanı Güliz Altınbaşak: Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden tam burslu olarak mezun oldu. Şu anda Dialectical Behavior Therapy (DBT) Turkey Danışmanlık Merkezi’nde Program Koordinatörü ve The Life-Co Wellbeing Merkezi’nde Mental Wellness Program Koordinatörü olarak çalışmaktadır. The LifeCo Wellbeing merkezi bünyesinde meditasyon odaklı olmak üzere mindfulness (farkındalık), duygu regülasyonu, stres yönetimi ve kişilerarası iletişim becerileri üzerine eğitim kampları düzenlemektedir. Ayrıca, savaş mağdurlarına yönelik mesleki eğitim, savaş sonrası travma ve formal eğitim projeleri yürütmektedir. Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkin ve Aile Danışmanlık Merkezi’nde EMDR odaklı projelerde çalıştı. TOÇEV Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı’nda Psikolog ve Eğitmen olarak görev aldı. “Doğudaki Ebeveyn ve Çocukları Bilinçlendirme Projesi” kapsamında birçok ilde araştırma yaptı ve eğitimler verdi. Norveç, Azerbaycan, Slovenya ve İspanya’da “Dezavantajlı Grupların Bilinçlendirilmesi ve Hayat Şartlarının Yükseltilmesi” konusundaki projelerde Ülke Koordinatörlüğü yaptı. Maltepe Kapalı İnfaz Ceza Kurumu’nda hükümlülerle çalıştı. Aynı dönemde Avrupa Şafak Hastanesi’nde bağımlılık üzerine çalışmalar yaptı. Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nda gönüllü olarak görev alarak suça eğilimli çocuklar için çalışmalar düzenledi. “Erkek Homoseksüeller ve Heteroseksüellerin Suçluluk Utanç ve Kaygı Düzeylerinin Karşılaştırılması” üzerine yaptığı araştırmayı 17. Ulusal Psikoloji Kongresi’nde, “Kanser Hastaları için Mindfulness Odaklı Mental Wellness” çalışmasını “VIII Ibero American Congress of Clinical and Health Psychology Congress” Porto Riko’da sundu.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale