X

Uzun festivallerden sonra cildinizi yenilemenin 5 yolu

Aylardan Mayıs olunca, kendimizi artık her hafta sonu başka bir açık hava etkinliğinde buluyoruz. Özellikle 2-3 gün boyunca süren, kamp konaklamalı ve neredeyse 7/24 uyumayan müzik festivalleri önümüzdeki 3-4 ayın sosyal ajandasını meşgul edecek gibi görünüyor. Konserden konsere koşmak, arkadaşlarla çimlerde güneşlenmek ve yıldızların altında sabahlamak kulağa ne kadar güzel gelse de bu yoğun tempo, ciltleri maalesef birazcık yoruyor.

Biz de bu yüzden siz sevgili okuyucularımız için festivalde geçen bir hafta sonunun ardından cildinizi yeniden eski ışıltısına kavuşturmanın 5 pratik yolunu yazdık:

İlgili yazı: Günümüz modasının temellerini atan festival: Woodstock 1969

Vücudunuza kaybettiği suyu geri verin

Cildinize kaybettiklerini geri vermek için önce vücudunuzun su açığını kapatmanız gerekiyor. Cildinizi toksinlerden arındırmak ve güneşin zararlı etkilerinden kurtarmak için günde 8 ile 10 bardak su içmeye başlayın. Hatta sulu meyveler tüketmek de cildinize iyi gelecektir.

Cildinizi nemlendirin

3 günlük nem kaybı ve cilt yıpranmasının ardından yapılması gereken ikinci şey cildi ekstra nemlendirmek. Bunu yapmak için, günlük nemlendiricilerin yanı sıra yoğun nem maskelerinden ve doğal yağ özlerinden faydalanabilirsiniz.

Aloe vera kullanın

Açık hava etkinliklerinin ardından ciltte, güneş, rüzgar ve yorgunluk kaynaklı enflamasyon ve tahrişler görülebilir. Ciltte oluşan bu hassasiyete son vermek için %100 aloe vera özü kullanabilirsiniz. Çünkü doğal aloe vera özleri cilt hücrelerini yeniler ve tahrişi tedavi eder.

İlgili yazı: Festivallerin stil ikonu olmak için mutlaka izlenmesi gereken 5 video

C ve A vitamininden yardım alın

Yoğun bir etkinlik programının ardından cildinizde renk dengesizlikleri ve yorgunluk izleri görülebilir. Bu izleri silerek cildinizi dinlenmiş ve enerjik hale getirmek için A ve C vitamini içeren cilt serumları kullanabilirsiniz. Yine bu vitaminleri içeren yaban mersini, çilek, limon ve ananas gibi meyveleri tüketebilirsiniz.

Güzellik uykunuzu ihmal etmeyin

Düzensiz uyumak sadece mental verimliliğinizi değil, cildinizin doğal ışıltısını da alıp götürür. Dolayısıyla festival biter bitmez normal uyku düzeninize dönerek en geç 23:00’de yatakta olmalısınız. Böylece birkaç gün içinde vücudunuz salgıladığı hormonlar sayesinde cildinizi yenilemeye başlar.

 

Kaynak:

Popsugar.com

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale