X

Yetişkinlerde uykuda ağlamak neden olur?

Daha önce hiç uykunuzdan ağlayarak uyandığınız oldu mu? Eğer cevabınız evetse yalnız değilsiniz. Yetişkinlerin yaklaşık üçte birinin uykusunun bir noktasında ağladığı tahmin ediliyor. Yani uykuda ağlamak bazıları için endişe verici olsa da aslında oldukça yaygın bir olay.

Uyurken ağlamak ne anlama gelir?

Birçok insan uykusunda ağlamayı deneyimlemiştir ancak çok azı bunun gerçekte ne anlama geldiğini bilir. Uykuda ağlamak, çoğunlukla endişelenecek bir duruma işaret etmez. Sadece bazı güçlü duyguların işlendiğinin bir işaretidir. Yani üzüntü, öfke veya stresten bunalmış hissediyor; geçmişteki bazı çözülmemiş sorunlar üzerinde çalışıyor olabilirsiniz. Sebebi hangisi olursa olsun, uykuda ağlamak vücudun ve zihnin birikmiş duyguları serbest bırakmasının bir yoludur. Bu nedenle gözlerinizde yaşlarla uyanırsanız paniğe kapılmayın. Birkaç derin nefes alarak kendinize her şeyin yoluna gireceğini hatırlatın.

Yetişkinlerde uykuda ağlamak neden olur?

Eğer bir ebeveynseniz veya küçük kardeşinizin bebekliğine tanık olduysanız, bebeklerin geceleri uykudan uyanırken ağladıklarına denk gelmişsinizdir. Bebekler, uykunun bir aşamasından diğerine geçmeye alışkın olmadıkları için uykularında ağlamaya eğilimlidirler. Peki ya yetişkinler? Onlar neden uykularından ağlayarak uyanırlar?

Yukarıda kısaca açıkladığımız gibi duygusal olarak tükenmiş, zihinsel sağlık sorunlarından muzdarip veya yakın zamanda travmatik bir deneyim yaşamış yetişkinler, uyurken ve uyandıktan sonra ağlayabilir. Benzer şekilde yaşlılar için de fiziksel değişiklikler, demans semptomları, yaşlanmanın zihinsel ve duygusal yönleriyle başa çıkma gibi şeylerin stresi uyku döngüsü sırasında ağlamaya neden olabilir. Uykuda ağlamanın diğer olası nedenlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Gece terörü

Gece terörü, uyandığınızda hatırlayamadığınız bir parasomnidir. Çocuklar bu durumu, yetişkinlerden daha sık yaşarlar. Bu durum özellikle 3-7 yaş arasında görülür. Erkek ve kız çocukların %30’unda gece terörü görüldüğü tahmin edilmektedir. Bir gece terörünün uzunluğu birkaç saniye ile birkaç dakika arasında değişebilir. Yatakta şiddetli bir şekilde hareket etmek, çığlık atmak, uyurgezerlik, uykuda ağlamak gece terörü belirtilerindendir.

2. Kabus görmek

Muhtemelen bildiğiniz gibi bir kabustan uyanmak korkmuş, üzgün, sarsılmış ve huzursuz hissetmenize neden olabilir. Hatta bazen görülen kabus o kadar yoğundur ki uykunuzdan ağlayarak uyanabilirsiniz. Bilim insanları neden kabus gördüğümüzü tam olarak açıklayamasalar da, kötü rüyaların genellikle zor duygular, stres, olumsuz durumlar ve endişelerle ilişkili olduğuna inanıyorlar.

3. Bastırılmış duygular veya keder

Her insan trajik bir kayıp yaşadığında veya travmatik bir olayla karşılaştığında farklı şekilde yas tutar. Bazı insanlar duygularını kolayca ifade edebilir, başkalarından yardım isteyebilir ve hızla iyileşebilir.

Bazıları ise duygularını görmezden gelmeyi veya bastırmayı, başkalarından çekilmeyi tercih edebilir. Diğerleri her şey yolundaymış gibi davranma eğilimindedir. Gündüzleri meşgul ve aktif kalırlar, ancak geceleri zor duygular uyku sorunları olarak kendisini gösterir.

Sevilen birini kaybetmenin yasını tutmanın tek bir yolu yoktur. Bu nedenle uykuda ağlamak belki de vücudunuzun bu deneyimle başa çıkmanısının doğal bir yoludur. Bu durumda bir terapiste ulaşmak, bu zor duyguları işlemeye, başa çıkmanın yollarını belirlemeye ve iyileşmeyi öğrenmeye yardımcı olabilir.

4. Anksiyete ve stres

Hayat iş, evlilik, aile, mali durum, sağlık gibi konulardaki sorunlarla doludur. Tüm bunlar önemli stres faktörleridir. Eğer hayat önünüze çok fazla karmaşık durum çıkarıyorsa vücudunuzun bir noktada bunları işlemesi gerekir. Uyku, beynin duygusal anılar oluşturma, empatik davranış geliştirme ve duygusal tepkileri modüle etme yeteneğini destekler. Dolayısıyla hissettiğiniz stres ve kaygı, beyniniz hayatınızda sürmekte olan bunaltıcı gerilimi çözmeye çalışırken uykuda ağlamak şeklinde tezahür edebilir.

5. Parasomni

Parasomnia, uyurgezerlik ve uyurgezerliği içeren bir uyku bozukluğu kategorisidir. Parasomnia yaşayan bir kişi, uykuda ağlamak gibi bazı fiziksel durumlar yaşayabilir. Stres, kaygı ve uyku alışkanlıklarındaki büyük değişikliklerle şiddetlenir. Parasomnia yaşayan kişiler fiziksel çevrelerinden habersiz oldukları için bu durum kişinin güvenliğini riske atabilir. Zehirli maddeler yiyerek, merdivenlerden düşerek veya nesnelere çarparak istemeden kendilerine zarar verebilirler. Eğer siz de sıklıkla parasomni yaşıyorsanız, tedavi seçenekleri ve önleme ipuçları konusunda mutlaka bir sağlık uzmanından destek almalısınız.

6. Depresyon

Depresyon devam eden üzüntü, umutsuzluk duyguları ve bir zamanlar zevkli gelen faaliyetlere karşı ilgi kaybı ile ilişkili son derece yaygın bir duygudurum bozukluğudur. Uyku sorunları ve depresyon arasında oldukça güçlü bir bağlantı vardır. Depresyonu olan kişilerin %75’i uyku sorunları yaşadığını bildirmektedir. Dolayısıyla depresyonun belirtilerinden biri, belirgin bir sebep olmadan ağlama nöbetleri geçirmektir.

7. Demans

Demans da uyku bozuklukları ile ilişkilidir. Araştırmacılar bunun potansiyel olarak hipotalamus ve beyin sapının dejenerasyonunun neden olduğu uyku-uyanıklık döngülerinin düzensizliğinden kaynaklandığını öne sürüyorlar. Demansı olan kişiler ise uykuya dalmakta güçlük çektiklerini, gün içinde daha fazla kestirdiklerini, akşamları daha sinirli olduklarını ve gece boyunca sık sık uyandıklarını bildirmekteler.

8. İlaç değişiklikleri

Eğer yeni bir ilaca başladıysanız, bir ilacı almayı bıraktıysanız veya dozu değiştirdiyseniz uyku sorunları yaşayabilirsiniz. Merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlar uyku-uyanıklık döngüsünü değiştirebilir. Uykusuzluğa neden olabilecek bazı ilaç örnekleri arasında antidepresanlar, antikonvülsanlar ve kardiyovasküler hastalığı veya diyabeti tedavi etmek için kullanılanlar sayılabilir. İlaç kullanımına bağlı uykuda ağlama sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız ilaçlarınızın yan etkileri hakkında doktorunuza danıştığınızdan emin olun.

9. Bazı tıbbi durumlar

Bazı durumlarda uykuda ağlamaj duygusal veya zihinsel nedenlerden kaynaklanmayabilir. Aksine bu, gözlerin sulanmasına neden olan fiziksel bir duruma bağlı olabilir. Bunlar arasında alerjiler, konjonktivit veya tıkalı bir gözyaşı kanalı bulunur. Bu koşulları tedavi etmek uykuda ağlamayı önleyecektir.

Uyurken ağlamak normal mi?

Cevap basit: Evet, normal. Uykuda ağlamak veya ağlayarak uyanmak, çoğunlukla duygularınızı işlediğinizin ve sizi üzen her ne ise üzerinde çalıştığınızın bir işaretidir. Bu yüzden gözyaşlarınızın akmasına izin verin. Ağlamak yerleşik duygularınızı salıvermenize yardımcı olabilir. Eğer sık sık ağlayarak uyandığınızı fark ederseniz veya bu duruma anksiyete, depresyon gibi diğer belirtiler eşlik ediyorsa, yardım istemeyi düşünün. Bir terapistle konuşmak, sıkıntınızın altında yatan nedenleri belirlemenize ve üzerinde çalışmanıza yardımcı olabilir. Bu zorluklarla tek başınıza yüzleşmek zorunda değilsiniz. Ailenizin ve arkadaşlarınızın desteğini arayın veya yardım için bir profesyonele ulaşın.

Uykuda ağlamayla nasıl başa çıkılır?

Ağlayarak uyanmak her insan için üzücü olabilir. İlk olarak altta yatan tıbbi bir durum olup olmadığından emin olmak önemlidir. Eğer tıbbi bir neden yoksa yatmadan önce dinlenmeyi ve düzenli bir uyku rutini oluşturmayı deneyebilirsiniz. Ayrıca kafein ve alkolü azaltmak da uykuda ağlama insidansını azaltmaya yardımcı olabilir. Uykuda ağlamayla başa çıkmakta zorlandığınızı fark ederseniz yardım istemek de son derece önemlidir.

Sonuçta arada bir uykuda ağlamak, endişelenecek bir duruma işaret etmeyebilir. İnsan olma deneyimi, beraberinde duygusallığı da getirir ve ağlamak çeşitli duyguları işlenmenin bir parçasıdır. Bununla birlikte, uykunuzda sık sık ağlıyorsanız veya bu günlük yaşam aktivitelerinizi yapmanızı engelliyorsa bir uzmana ulaşmayı unutmayın. Sağlık uzmanları, altta yatan durumu belirlemeye yardımcı olabilir ve uykunuzu iyileştirmek için size tedavi seçenekleri sağlayabilirler…

Kaynaklar: verywellmind, youdreamabout

İlginizi çekebilir: Bu kabusların bir anlamı olmalı: Neden kabus görürüz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale