X

Uyku pozisyonunuz sindirim sisteminizi nasıl etkiliyor?

Sağlıklı ve kaliteli bir uykunun yaşam kalitemiz üzerinde doğrudan etki sahibi olduğunu hepimiz biliyoruz. Yeteri kadar uyumuş olmamız ertesi gün enerjimizin yükselmesinden bedenimizin, zihnimizin dinlenmiş olmasına, daha kolay odaklanabilmemizden üretkenliğimizin artmasına kadar yaşamımızın pek çok alanı ile yakından ilgili. Üstelik bu kadarla da sınırlı değil; uyku ile sindirim arasındaki ilişki de pek çok araştırma tarafından kanıtlanmış durumda. Kaliteli uyku sindirim sisteminin iyileşmesine katkı sağlarken yetersiz uyku, mide-bağırsak hareketlerinin düzgün çalışmamasına neden olabiliyor. Diğer yandan, sadece yeterli uyumak da sindirimi desteklemek için yeterli olmuyor. Hangi pozisyonda uyuduğumuz da sindirim sisteminin çalışmasını etkiliyor.

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Uyurken hangi tarafa doğru yatmak daha sağlıklı?

Özellikle ağır yemeklerden sonra uzanmanın ya da yatma saatine yakın yemek yemenin sindirimi ve uyku kalitesini olumsuz etkileyen bir değişken olduğunu çoktan biliyor olabilirsiniz. Peki ya hangi pozisyonda uyuduğunuzun da sindirim sisteminiz üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu söylesek! Evet, gastroenteroloji uzmanlarına göre uyku pozisyonunuz sindiriminizi iyileştirebilir veya kötüleştirebilir. Dahası hangi yana yatarak uyuduğunuz kadar başınızı uyku esnasında nasıl tuttuğunuz da uyku kalitenizi değiştirebilir.

Los Angeles’taki Cedars-Sinai’nin gastroenterologu olan, The Microbiome Connection’ın yazarı ve The Good LFE’nin kurucu ortağı Dr. Ali Rezaie, çok sayıda çalışmanın uyku pozisyonunun sindirim sistemi üzerindeki etkisini araştırdığına dikkat çekiyor. “Bilimsel çalışmalar, sağa dönük pozisyonda uyumanın asit reflü ataklarını ve mide yanmasını, sola dönük uyuma konumuna göre artırdığını gösteriyor.” diyen Dr. Rezaie, bu durumun sağ tarafta uyurken midenin yemek borusunun distal kısmının üzerinde kalmasından dolayı oluştuğunu söylüyor. Öte yandan, uyurken başınızın hangi pozisyonda olduğunun da sindirim sistemini etkilediğini belirten ünlü doktor, başı yükseltmenin reflü ataklarını azaltabileceğine de dikkat çekiyor.

Diğer yandan, Healthline uzmanları da sindirimi desteklemek için sol tarafa dönük uyumanın olumlu etkileri olduğuna vurgu yapıyor. Bedenimiz simetrik görünüyor olsa da iç organlarımızın dağılımı açısından asimetrik bir yerleşimin olduğunu belirten uzmanlar, bağırsak hareketlerini düzenlemek için sola yatmanın faydalı olduğunu paylaşıyorlar. Gece sol yana yatarak uyumak, uzmanlara göre özellikle sabah saatlerinde boşaltımı kolaylaştıran bir etki yaratıyor ve hem mideyi hem de bağırsakları rahatlatabiliyor. Bu sayede sindirim sistemi uyku esnasında desteklenmiş oluyor.

Sol tarafa yatmak her zaman sindirimi destekler mi?

Bilimsel araştırmalardan ve deneyimlerinden yola çıkarak sindirim-uyku pozisyonu arasındaki ilişkiyi ele alan Dr. Rezaie’ye göre sol tarafa dönük yatmak, reflü ataklarını azaltıyor olsa da herkesin yararına değil. “Eğer reflüden muzdarip değilseniz, kendinizi sol tarafınıza yatmaya zorlamanın herhangi bir avantajı yok.” diyerek farklı çalışmaların, mideyi boşaltmak için sağ yana dönük yatmanın da rahatlatıcı etkilere sahip olduğunu belirtiyor.

Tüm bunların yanı sıra reflü problemi olan bireylerin sol tarafa dönük uyumalarını ve yatak başlarını birkaç santimetre yükseltmelerini öneriyor. Ancak bu öneriyi yaparken şunu da belirtiyor: “Ekstra yastıkları üst üste dizmeden önce yalnızca başınızı yükseltmenin işe yaramayacağını bilmelisiniz, çünkü bu strateji ile göğüs yükselmez.” Aksine, omurgaya aşırı baskı yapacağı için bu strateji yerine özel olarak tasarlanmış kama yastığı kullanmanın daha doğru sonuçlar vereceğine vurgu yapıyor.

Dr. Rezaie’nin yapmış olduğu paylaşımlardan reflünün iyileştirilmesinde sindirim sistemini desteklemek için sola dönük uyumak ve göğüs bölgesi ile birlikte başı yükseltmenin olumlu sonuçlar doğurduğunu aksi halde sağa dönük yatmanın da midenin daha rahat bir şekilde boşalmasını sağladığı çıkarımlarını yapmak mümkün. Peki, her sağlık koşulunda sindirim için kötü olan bir uyku pozisyonu var mı diye merak ediyorsanız cevap; evet.

Sindirim için iyi olmayan belirli bir uyku pozisyonu var mı?

Dr. Rezaie, yeterince araştırılmış olmasa da yapılan birtakım çalışmaların yüzüstü uyumanın sindirim için pek de ideal bir pozisyon olmadığına dikkat çekiyor. Çünkü bu yatış şekli midenin üzerinde aşırı baskıya neden olarak rahatsızlık verebiliyor ve uyku kalitesini düşürebiliyor. Bu durumu açıklamak içinse ünlü doktor, yemekten sonra kot pantolonunun düğmesini açmaya duyulan ihtiyaç olarak örnekliyor. Fiziksel daralmanın sindirim açısından ne kadar rahatsızlık verici olabileceğinin bu örnek üzerinden anlaşılabileceğini söylüyor. Uyku pozisyonu kadar yeterli uykunun da sindirim üzerinde etkili olduğunu söyleyen Dr. Rezaie, “Sindirim sisteminizi iyileştirmek istiyorsanız her şey önce yeteri miktarda uyumalısınız.” diyor.

Son olarak Medical News Today’e göre ise sindirim sistemi ile uyku arasındaki ilişki karmaşık olsa da uyumadan önce mutlaka şunlara dikkat etmek gerekiyor:

  • Uyku saatine yakın ağır yemekler yememek
  • Yatmadan en az 3 saat önce bir şeyler yemeyi bırakmak
  • Akşam saatlerinde kahveden kaçınmak
  • Gün içinde bol su içmek
  • Yeterli uyku almak

Önemli not: Bu yazıda yer verilen tüm bilgi ve öneriler bilimsel destekli makaleler baz alınarak, genel bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup herhangi bir uzman tavsiyesi içermemektedir. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Dilerseniz uyku kalitenizi artırmaya yardımcı olacak farklı içeriklerimize de göz atabilirsiniz:

Sirkadiyen ritim ve uyku ilişkisi: Kaliteli ve sağlıklı bir uyku için biyolojik saatinize kulak verin
Daha iyi bir uykunun sihirli anahtarı: 6/30 kuralı
Kaliteli uyku, kaliteli yaşam: Derin bir uyku için 6 öneri

Kaynak: healthline, wellandgood, medicalnewstoday

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale