X

Uyku düzensizliğine karşı uzmanlar öneriyor: Kamp yapın!

Uykusuzluk problemi yaşayan insanlara verilen tavsiyelerden ikisi, uyuma-uyanma saatlerine bağlı kalmak ile doğal ışıktan olabildiğince çok faydalanmaktır. Şubat 2017’de Current Biology’de yayınlanan bir araştırma, bu iki öğütün de birbirine bağlı olduğunu gösterdi.

Melatonin gece gündüz ritmini düzenlemekle görevli hormondur, uykudan birkaç saat önce artmaya başlar ve uyandığımızda düşer.

Colorado Üniversitesi’nde bütünleştirici fizyoloji dalında çalışmalar yapan Prof. Dr. Kenneth Wright liderliğindeki ekip, biyolojik saatin uyku üzerindeki etkisini araştırdı. Konunun kamp yapmaya nasıl geldiğine değinmeden önce, biraz ön bilgi vermek doğru olur.

Uykunun hormonal hali

Melatonin gece gündüz ritmini düzenlemekle görevli hormondur, uykudan birkaç saat önce artmaya başlar ve uyandığımızda düşer. Farklı aydınlık/karanlık (A/K) döngülerine tabi tutulan canlıların melatonin düzeylerine bakıldığında, tamamen karanlık uygulanan grupta melatonin en yüksek seviyede bulunurken, aydınlıkta kalma süresinin artmasıyla melatoninin azaldığı görülür. Bu durum bize, normal bir A/K döngüsünün melatonin hormonu ve uyku için ne denli önemli olduğunu gösterir.

Dr. Wright, modern dünyada, özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanların ancak uyandıktan birkaç saat sonra melatonin seviyelerinin düşebildiğini belirtiyor ve ekliyor: “Uyandıktan sonraki birkaç saat içinde, beynimiz bize hala uykuda olmamız gerektiğini söylüyor”. Buna dayanarak, araştırmaya katılan, uyku düzeninden muzdarip kişileri Colorado’daki parklara kamp yapmaya gönderiyor Dr. Wright.

Doğal hayatta düzene giren uyku

Kampa giderek, bir hafta boyunca yapay ışıklardan ve dijitallikten uzakta zaman geçiren kişilerde plazma melatonin seviyelerinin normale döndüğü, daha erken yatıp, kamptan önce olduğundan en az 2 saat daha erken kalktıkları görülüyor. Sadece bir hafta sonu boyunca kamp yapan başka bir grupta dahi, şehirden ve modern hayatın nimetlerinden uzakta kalmak uykuyu yaklaşık 1,5 saat öne çekebiliyor.

Zee’ye göre, uyku düzeninin bozulmasında hafta sonlarında farklı yaşamanın yaklaşık yüzde 60 payı var.

Hepsi iyi güzel de, kampa gitmeyi bir alışkanlık haline getirmek çoğumuz için söz konusu olamaz elbette… Northwestern Üniversitesi’nden Dr. Phyllis Zee, doğal ışığın etkisini göz ardı etmemekle beraber, bunun ille de doğada ya da dağ tepelerinde olması gerektiğini savunmayanlardan.

Zee’ye göre, uyku düzeninin bozulmasında hafta sonlarında farklı yaşamanın yaklaşık yüzde 60 payı var. Bir diğer deyişle, doğal ışığı iyi şekilde taklit eden lambalardan edinebilir ya da kendimizi doğru A/K döngüsüne maruz bırakmak için, perdelerimizi açar ve pencere kenarında zaman geçirebiliriz. Sabah ışığından daha iyi faydalanabilmek için kalın perdelerden vazgeçmek, hatta yatarken perdeleri açmak ve sabah ışığının odaya dolmasını sağlamak da diğer yöntemler olabilir.

İlginizi çekebilir: İyi bir uyku için yatak odanızda olması gerekenler

Kaynaklar:
Apartment Therapy
Sağlık Bilimleri Dergisi
NPR 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale