X

“Türk’ün Kalbi Nasıl Çarpar?”: İdil Sevil’den yeni bir kitap

Daha önce “Türk’ün Aklı Nasıl Çalışır?” kitabında Türk kültürünü, değerler ve hayata yansımalarıyla karşılaştırmalı bir biçimde anlatan İdil Sevil, Doğan Novus tarafından yayımlanan yeni kitabı “Türk’ün Kalbi Nasıl Çarpar?”da duyguların kültür, coğrafya, hatta zaman tarafından nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.

Örneğin:

… Yıllık geliri 6300 Amerikan doları olan, yaşam beklentisi 74 yıl olan bir ülkenin vatandaşı mı daha mutludur, yoksa geliri 38.400 Amerikan doları, yaşam beklentisi 84 olan sosyal refah içindeki ülkenin mi? İlki, Kolombia, ikincisinden, Japonya’dan, daha mutlu, çünkü…

ya da:

… İstendiği gibi sonuçlanmayan bir iş için Japonlar, ‘Benim yüzümden’ diyerek suçluluk duyarken; Surinamlılar, kara büyü yüzünden olduğunu düşünüp, düşmanlarına öfke duyuyor; Amerikalılar, ‘Yarın yeni bir gün olacağını’ düşünüp, iyimser bir duygu durumuna geçiyor. Biz Türkler ise…

Duyguların kelimelerle olduğu gibi bedenle olan ilişkisini araştıran yazar, Türk kültürünün duyguları ifade etme ve hissetmedeki kadim bilgilerini gün yüzüne çıkararak bugünün bilimsel bilgileri ile örtüştürüyor.

Örneğin:

… Farsçadan dilimize ‘ciğer’ sözcüğü girene kadar tüm eski Türk lehçelerde akciğer yerine ‘öpke’ sözcüğü kullanılıyordu. Divan’da öpke hem akciğer, hem öfke anlamındadır. Burada öfkenin akciğerden geldiği belirtilmektedir. Bunun muhtemel nedeni, öfkenin kişide şiddetli solumalara yol açmasıdır. O zaman nefes kontrolü, öfke kontrolü için en doğru yöntemdir…

… Eski Türkçede kaygılanmanın ‘kaygı yemek’, ‘kaygı yutmak’; pişmanlığın ‘pişmanlık yemek’, sevinmenin ‘sevinç yemek’ deyimleriyle ifade edilmesi, karın bölgesinin Türk kültüründe duyguların merkezi olduğunu düşündürüyor…

Olumsuz duyguların da yaşamın doğal bir parçası olduğu gerçeğinin kadim bilgilerimiz arasında yer aldığını ortaya koyarak bu bilgilerden yararlanma yollarını araştırıyor yazar.

Kitap, farkında olmadığımız duygularımızı fark etme, barışık olmadığımız duygularımızla barışma, doğal olarak bizden güçlü olan duygularımızın gücünden faydalanma rehberi niteliğinde…

Yazar hakkında

İdil Sevil Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu, iletişim alanındaki lisansüstü eğitimini Boston’da bulunan Emerson College’de tamamladı. 2000 yılından bu yana Baltaş Grubu’nda Eğitim Program Yöneticisi olarak çalışmaktadır.

İlginizi çekebilir: Neden kaygılısın: Cevap Türk kültüründe yatıyor olabilir

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale