X

Türkiye’nin güçlü kadınları röportaj dizisi: Fenerbahçeli Milli Boksör Buse Naz Çakıroğlu

Bu yıl Tokyo’da gerçekleştirilen olimpiyatları hepimiz hem büyük bir gurur hem de heyecanla takip ettik. Ancak aldığımız başarılar bir yana, göğsümü en çok kabartan kadın sporcuların sayısı oldu. O sporculardan biri de kadın boksunda tarihimizin ilk ve ülkemizin Tokyo’daki 11. madalyasını kazandıran Milli Boksörümüz Buse Naz Çakıroğlu.

Sevgili Buse ile röportajımızı keyifle okumanızı diliyorum.

Bir sporcunun en büyük hayali olimpiyat oyunlarında yarışmakken, sen daha fazlasını başararak olimpiyatlarda derece aldın ve ülkemize gümüş madalya getirdin. Öncelikle bu muhteşem başarı için seni tebrik ediyoruz. Seni biraz yakından tanımak isteriz. Buse Naz Çakıroğlu kimdir?

26 Mayıs 1996 tarihinde Trabzon’da doğdum. Annemin tayini nedeniyle İstanbul’a taşındık. 2009 yılında spor hayatım başladı. Şu an da beden eğitimi ve spor öğretmeni olarak görev yapıyorum. Bir erkek kardeşim var ve çok yakın iki arkadaş gibiyiz. Genelde sessiz, sakin biriyim.

Peki, boks sporundaki yolculuğun nasıl başladı? Bu spora ilgin ve yeteneğin olduğunu ilk olarak ne zaman ve nasıl keşfettin?

Kardeşimin kolu kırılmıştı. Doktorlar, kolunu güçlendirmesi için boks yapmasını önerdi. Ben de onunla birlikte gidip geliyordum boks salonuna. Zaman içinde bugün de hocam olan Nazım Yiğit antrenmanlara katılmamı istedi ve bendeki yeteneği gördü. Bu sayede başlayan yolculuğum olimpiyatlara kadar ulaştı.

Başarının arkasında hiç şüphesiz uzun süreli bir çalışma ve emek var. Sence başarının tanımı nedir? Bu sürece hazırlanırken seni en çok motive eden şeyler neler oldu?

13 yıldır boks yapıyorum. Çalışmak ve disiplinli yaşamak çok önemli. Uykunuza, dinlenmenize dikkat etmeniz gerekiyor. 7/24 disiplinli bir hayat. Beni motive eden şey her zaman başarı oldu. Annem de her zaman yanımdaydı. Her zaman birinciliği hedefledim. Zaten en iyi dereceyi almak için en üstü hedeflemeniz gerekiyor.

Peki günlük yaşamında sana en çok ilham veren ve motivasyonunu yükselten şeylerden bahsedebilir misin?

Aslında bir şeylere bağımlı olmayı çok sevmiyorum yani motivasyon nedenlerim sınırlı değil. Her şeyden ilham almaya, motive olmaya çalışıyorum. Okuduğum kitaplarda altını çizdiğim sözcüklerden tutun, anneme kadar sevdiğim her şey beni motive edebiliyor.

Profesyonel bir sporcu olarak beslenme ve antrenman planının olmazsa olmazları neler?

Öncelikle bir planın olması önemli. Bildiğim yeter düşüncesiyle hareket edilmesi yanlış olabilir. Ve tabi ki plana da sadık kalmak gerekli. Özellikle siklet sporu yaparken ölü sezonda bile beslenmeye dikkat etmek performansta büyük rol sahibi. Antrenmana başladığımız dönemde performansa yönelik değil de kilo vermeye yönelik çalışmak olumsuz etkileyebilir.

Antrenmanların dışında, bir günün nasıl geçiyor? Kısaca günlük rutininden bahsedebilir misin?

Bu aralar röportajlarla geçiyor. Espri bir yana idman ve ev arasında bir hayatım var.

İlham aldığın ve rol modelim diyebileceğin üç isim alabilir miyiz?

Sevgi ve özverisiyle annem, sabrı ve pes etmeyişiyle Nazım hocam, ve merhametleriyle doğrudan şaşmayan canım ailem.

Zorlu durumlarla karşı karşıya kaldığında kendini nasıl motive ediyorsun?

Çok zor dönemler geçirdiğim, sakatlıklar yaşadığım zamanlar oldu. Ama kürsüde kendimi hayal etmem ve ailemin, hocamın, arkadaşlarımın başardığımdaki sevinçlerini hatırlamam her zaman beni motive ediyor.

Peki, gelecek için hedeflerin neler? İleride kendini nerede ve ne yaparken görmek istiyorsun?

Şu anda olimpiyatlar bitti ve Avrupa ve Dünya Şampiyonaları olacak. Bu şampiyonalarda yine birinciliği hedefliyorum. Bu sayede 2024 Paris Olimpiyatları’nda yine seri başı olarak yarışmak istiyorum. 3 yıl aslında sporcular için uzun bir süre değil. Olimpiyatların yorgunluğunu atmak için kısa bir süre dinlenip çalışma tempomuza geri döneceğiz.

Ülkemizde herhangi bir spor branşıyla/boksla ilgilenen ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen okuyucularımıza tavsiyelerin neler?

Çok çalışın ve kolay vazgeçmeyin. Herkesin zaman zaman yaptığı sporu bırakma noktasına geldiği anlar olur. Benim de oldu ama hem annemin desteği hem de kararlılığım sayesinde bunları aştım.

Son olarak, Uplifers okuyucularımıza neler söylemek istersin?

Umarım röportajı keyifle okursunuz. Hepsine selamlar.

Buse Naz Çakıroğlu’nu Instagram’dan takip etmek için tıklayabilirsiniz.

Yağmur Aşık Mola: Yağmur Aşık Mola, 1993 yılında Aydın’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli ajans ve gazetelerde muhabirlik yaptı. Halen bir kamu kurumunda editörlük görevine devam etmektedir. Türkiye’nin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı Nazilli’de hayatını sürdüren Mola, minimalizm, dijital detoks, sağlıklı yaşam konularında araştırmalar yapmış, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme almıştır. İletişim: yagmurasik1@gmail.com https://www.instagram.com/yagmurmola/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale