X

Tüketim döngüsünü kırmak: Üretmek, büyütmek, anlam yaratmak

Çok tüketiyoruz. Bunun üzerine de yıllardır konuşuyoruz, evet tüketim çağındayız, hepimiz bunu biliyoruz. Ancak ihtiyacımızdan fazla eşyayı sürekli alıyor ve tüketiyor olmamız, tükettiklerimiz arasında en görünür olanı belki de. Dolayısıyla buralarda istersek daha kolay kendimize sınırlar koyabiliriz.

Peki, bu kadar yüzeyde göremediğimiz ama giderek tüketmeye devam ettiklerimiz neler?

Mesela, ben bu yazıya “Tüketimi Azaltmanın 5 Yolu” gibi bir başlık atsam ve bu konu sizin de ilginizi çektiyse, hemen bu yazıyı da okuyup “tüketebilirsiniz” dilerseniz. Tüketmeyi engellemek için yapabileceklerimizi bile tükettiğimiz kısır bir döngüde kalıyoruz adeta, eğer farkında değilsek.

“Tüketim” kelimesinin TDK tarafından tanımlanan anlamına bakalım: Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması; yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı.

Şimdi bu tanımı parçalara ayıralım…

“Şeylerin harcanması” diyor tanımda. Harcamak deyince ne geliyor aklınıza? Harcamanın da anlamına bakarsak, yok etmek çıkacak karşımıza. Bir şeyleri yok ediyoruz. Sürekli. 

Sahip olduğumuz ilişkileri tüketiyoruz, sahip olduğumuz yetenekleri tüketiyoruz, ilgi alanımıza giren herhangi bir şeyi tüketebiliyoruz. Bunların hepsini alıp, canımız sıkıldığında ya da artık bize fayda sağlamadığını gördüğümüz ilk anda, orada bırakıyoruz. Tüketiyoruz. Yok ediyoruz…

Tanıma dönersek, “üretim karşıtı” ifadesi çıkıyor karşımıza. Neden yok ettiğimizin cevabı işte, orada hiçbir üretim yok ki. Oysa ki, bir ilişkiyi “tüketmenin” önüne geçmek için, üretmek de lazım. Bir yeteneği ya da ilgi alanımıza giren herhangi bir şeyi “tüketmenin” önüne geçmek için, yine üretmek lazım. Sevdiğimiz, çevremizde olmasını istediğimiz şeylere emek vermemiz, zaman vermemiz, sevgimizi ve ilgimizi vermemiz lazım. İşin “verme” kısmını ihmal edip sadece almaya odaklandığımızda, elimizde kalan bir “hiç” oluyor günün sonunda. Hatta bazen parlak paketlere sarılı, -mış etiketleriyle süslenmiş imajların içinde sadece “boşluklar” duruyor. Bu durum insanlar için bile geçerli. Sadece imaja yapılan yatırımlarla, suretler parlarken, gerçekler içten içe sönükleşiyor. Ve günün sonunda, insanlar kendilerini de “tükenmiş” buluyorlar.

Eğer kendimizi dinlemezsek, bizi ileriye taşıyacak yeni bir şeylerin peşinde koşmazsak ve hayatımızda bir anlam yaratmazsak, işte o zaman kendimizi tükenmiş hissediyoruz. Kendimizi tükettiğimizi fark ettiğimizde de, bundan kurtulmanın yolu, yine tüketmek üzere kendimiz yerine bir başkasını ya da bir başka şeyi koymak değil esasen. Bu kısır döngüden kurtulmanın yolu, üretime geçmek ve değer katmaya odaklanmak. Buna başladığımızda zaten, her alanda bir şeyleri yok etmek yerine “var etmeye” doğru adımlar atabiliyoruz. İşte o zaman, artıyoruz, büyüyoruz ve büyütüyoruz.

İlginizi çekebilir: 2024’e daha farklı başlayalım: Ne’lerle değil, neden’lerle çıkalım yola2024’

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale