X

Tıbbi ve aromatik bitki fidesi bulamayan kadın girişimci kendi işletmesini kurdu

Düzce Üniversitesinde Prof. Dr. Halil İbrahim Uğraş tarafından 2018 yılında yürütülen projede ihtiyaç duyduğu tıbbi ve aromatik bitki fidelerini bulamayan Gülnur Erol, devletten arazi kiralayarak kendi fidelerini üretmeye başladı. Yıllardır ziraat mühendisi olarak çalışan Erol, proje kapsamında çiftçilere tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine eğitim verirken istediği fidelere ulaşamayınca “Artemisia” adını verdiği işletmesini hayata geçirdi.

Uzun yıllar boyunca kendi mesleğiyle ilgili çeşitli firmalarda çalışan ve bir süredir kendi işini kurmak isteyen Erol, bu fikrini danışmanlık yaptığı proje kapsamında ihtiyaç duyduğu bitki fidelerini bulamayınca hayata geçirme fırsatı buldu. Projenin sonlanmasıyla birlikte Yalova’ya dönen Erol, devletten arazi kiralayarak tıbbi ve aromatik bitki fideleri üretmek için harekete geçti.

Liseden beri bitkilerle iç içe olan ve yıllardır iç ve dış mekan bitkileri ile peyzaj alanlarında çalışan Erol, son olarak tıbbi ve aromatik bitkiler alanında çalışmaya başladı. Artemisia’yı 2019 yılında kuran ve ürettiği bitki fidelerini hem bahçesinde hem de artemisia.com.tr’de satışa sunan Erol, bir yandan da verdiği eğitimlere devam ediyor. Bir devlet okulunda özel çocuklarla tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği projesi yürüten Erol, aynı zamanda bitki yetiştiriciliği ile ilgili yüz yüze ve online eğitimler veriyor.

Tıbbi ve aromatik bitki fidelerini hiçbir kimyasal kullanmadan üretmeyi hedefleyerek işletmesini kuran Erol, Artemisia ismini koyarken kadın girişimci yönünü vurgulamak için Yunan mitolojisinden ilham aldığını söylüyor. Erol’un işletmesinin ismi, mitolojide doğa tanrıçası olan Artemis ve en sevdiği bitkilerden biri olan pelin otunun Latincesi olan artemisiadan gelmiş oluyor.

Erol, yetiştirdiği bitki fidelerini hastalıklardan ve zararlılardan korumak için tıbbi ve aromatik bitkilerden hazırladığı bitki çaylarını kullanıyor. Bitkilerin ihtiyaç duydukları gübre ve destek için fide atıklarını ve mutfağındaki atıkları kompost yaparak kullanan Erol, fidelerden damıttığı suları ise böcekleri kaçırmak için kullanıyor. Bu sayede bitkilerini kimyasal kullanmadan yetiştiren ve koruyan Erol, gelecek yıllarda işletmesini büyütüp yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmayı hedefleyerek doğaya daha fazla katkı sağlamak istiyor.

Ada çayı, kara mürver, lavanta, altın otu, melisa ve ıtır dahil olmak üzere 40’ın üzerinde tıbbi ve aromatik bitki çeşidinin üretimini yapan Erol, yetiştirdiği fideleri artemisia.com.tr adresinden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. Erol’un internet sitesi, bitki fidelerinin yanı sıra çay, sirke, tütsü, buhurdanlık, saksı ve hediyelik eşyalar gibi geniş bir ürün yelpazesine sahip. Bu sayede ihtiyacınız olan tüm ürünleri özenle hazırlanmış olduklarından emin olarak birlikte tek bir adresten satın almanız mümkün oluyor.

Erol, 2019 yılından beri Yalova’daki 14 dekarlık arazisinde üretim yapmakla birlikte yakın zamanda bu araziye bir de sera kurmayı hedefliyor. Kiraladığı arazide önümüzdeki 10 yıl boyunca istediği gibi üretim yapacak olan Erol, işletmesinde çalışan personel sayısını arttırarak yıllık 3 milyon bitki fidesi üretmek istiyor.

Ülkemizde kadın fideci sayısının az olduğunu düşünen Erol’un tek üretimi kendi işletmesiyle de sınırlı değil. Geçtiğimiz yıl diğer kadın çiftçilerle birlikte Marcel Aronya ve Tıbbi Aromatik Bitkiler Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran Erol, kooperatif kapsamında da faaliyet gösteriyor. Kooperatifte coğrafi işaret tescilli organik Yalova aronyası üreten kadınlar, aronyanın Türk damak tadına daha uygun hale gelmesi için ürünü çeşitli formlarda üreterek satışa sunuyor. Aronyayı taze olarak satmanın yanı sıra suyunu sıkan, sirkesini yapan ve çayını üreterek satışını gerçekleştiren kadınlar, ilerleyen zamanlarda aronya dahil olmak üzere ürettikleri tüm tıbbi ve aromatik ürünleri yurt dışına da satmayı hedefliyor.

İlginizi çekebilir: Güneş ışığı almayan alanlarda yetişebilen iç mekan bitkileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale