X

Terk edilme korkunuzun altında hangi nedenler yatıyor?

Terk edilme korkusu çoğunlukla romantik ilişkilerde görünen ve ilişkiyi baltalayan, seyrini olumsuz etkileyen, sağlıksız bir ilişki olmasını sağlayan, güzel giden bir süreci bile olumsuzluğa sürükleyebilen psikolojik bir korku türüdür. Yaşadıkları korkuyu kanıtlayan gerekçeler olmadığı halde partneri tarafından terk edileceğini düşünen bireyin gün içinde zihninin bir köşesinde daima “Bir gün mutlaka terk edileceğim”, “Yalnız kalacağım”, “O ölecek ve ben tek kalacağım”, “Kesin başkasını bulacak ve beni terk edecek” gibi cümleler bulunmaktadır.

Bireyin sağlıklı giden ilişkisini bile baltalayan, mutsuzluğa doğru götüren, hem bireyin kendisini hem de ilişkide olduğu kişiyi bunaltan terk edilme korkusunun kökeni çocukluk yaşantınıza dayanıyor olabilir. Eğer çocukluk döneminizde parçalanmış aile olarak tanımlanabilen, yani ebeveynlerin boşanma sürecinin olduğu bir çocukluk geçirdiyseniz, erken yaşta ebeveyn kaybı yaşadıysanız bu durumlar sizin şimdiki yaşantınıza terk edilme korkusu olarak işlemiş olabilir. Dahası, ebeveynleriniz vardiyalı olarak çalışıyorsa ya da iş seyahatlerinden kaynaklı evden uzak kalma durumları olduysa, bu durum da korkunuzun oluşmasına zemin hazırlamış olabilir. Öte yandan, çocukluğunuzda eğitim nedeniyle yurtta ya da başka bir şehirde ailenizden uzakta zaman geçirdiyseniz, bu uzaklık da sizi olumsuz etkilemiş olabilir. Aile bireylerinden birinin hastalık süreci ya da hastanede yatması, çok sık ev ve şehir değiştirme, taşınma gibi sebepler de terk edilme korkusuna neden olabilmektedir.

Kaybetme korkusu yaşayan kişi, ilişkilerin sağlıklı olmadığını, bağlanılabilir olmadığını düşünmektedir. Dahası, ilişkisini yaşarken bile aşk acısı çekmektedir. Partneri sanki her an onu terk edecekmiş gibi düşünür. En ufak bir ayrılıkta bile terk edildiğini düşünür. Kişi partnerini aradığında ve ulaşamadığında aklına “Şu an kesin başka biriyle görüşüyor”, “Beni geri planda tutuyor”, “Kesin beni terk etti”, “Benden soğudu” gibi düşünceler gelir. Oysa gerçekten de kişinin telefona bakamamasının başka sebepleri olabilir. Terk edilme korkusu yaşayan kişi bu gibi durumlarda sadece kendisiyle ilgili nedenleri düşünmektedir.

Aslında kişi terk edileceğine o kadar inanır ki bilinçsiz bir şekilde bu düşüncesinin gerçekleşmesi için elinden geleni yapar. En ufak bir ayrılıkta bile kavga çıkararak terk edilmesini kolaylaştırır. Kişi bencil ve empatiden uzak davranır ve karşısındaki kişiyi bencillikle suçlar. Eğer karşı taraf sağlıklı bir bakış açısına sahip ise “Seninle yapamayacağız”, “Buna daha fazla katlanamayacağım”, “Seninle olmayacak” gibi sözler ile ilişkiyi sonlandırma kararı alabilmektedir.

Karşı tarafın bu kararı ile kişi kendisinin haklı çıktığını düşünür ve ilişkiye olan inancını da kaybeder. Bu sefer de kişi kendisini avutma moduna geçerek, gerçek duygularını bastırmayı amaçlayıp haz duygusuna dönüştürmeye çalışır. Başka insanlarla görüşür, eski sevgiliye mesaj atar, aşırı alışveriş yapar, tıkanırcasına yemek yer, gelişigüzel romantik ilişki yaşar, madde kullanımına başlar… Eğer bu davranışları yapmazsa bu acıya katlanamayacağını düşünür. Oysa unutulmaması gereken bir şey vardır, o da hiçbir duygunun şiddetinin sonsuza kadar sürmeyeceğidir.

Benimle iletişim kurmak, paylaşımlarımı takip etmek ve online/yüz yüze terapi hizmeti almak için @kln.psk.betulcavlak Instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Bilişsel çarpıtmalar: En sık yapılan 10 düşünce hatası

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale