X

Teraslara çıkma zamanı: Gizli depolama alanları yaratarak dış mekanlarınızı daha verimli kullanın

Yine evlerden dış mekanlara doğru yavaş yavaş açılmaya başladığımız günlere geldik. Dolayısıyla balkon ve teras keyfi sezonu da açılmış oldu. Peki bu sezon evinizin dış mekanlarını da basit yöntemler kullanarak değerlendirmek ve içerideki depolama çözümlerinize alternatif alanlar üretmek ister misiniz? Teras ve balkonunuzda uygulayabileceğiniz bu farklı yöntemlerden sizin alanınıza ve ihtiyacınıza en uygun olanını seçip hayata geçirmenin tam zamanı…

1. Oturma üniteleri

Üzeri minderler sayesinde oturma ve keyif yapma imkanı verirken alt kısmı gizliden depolama görevi gören bu sandıkvari çözümler yerden tasarruf etmek için birebir… Aynı şekilde orta sehpa olarak da bu ünitelerden faydalanabilirsiniz. İçeride oluşabilecek karmaşayı önlemek adına kutulama tekniğinden faydalanabilir, böylece ilk elinizi attığınızda aradığınızı bulabilirsiniz. Oldukça pratik olmasına rağmen dikey depolama ihtiyacınızın ön planda olduğu durumlarda bu çözüm size fazla tatmin etmeyebilir.

2. Kapaklı duvar nişleri

Mevcut terasınızda halihazırda bir niş veya boşluk varsa bu çözüm tam size göre. İç kısma ihtiyacınıza göre ara boşluklar vererek raf sistemi oluşturup dışına sadece yerinde alınacak ölçülerden üretilecek kapakları takmanız yeterli olacaktır. Depolanacak malzemenin türüne göre raf sistemi yerine sadece duvara takılan kancalar vasıtasıyla askı sistemi de düşünülebilir.

3. Tezgah altı

Hayalini kurduğunuz barbekü partilerini vermek için daha büyük teraslı bir eve çıkmayı beklemeye gerek yok. Uygun bulduğunuz bir köşeye hem barbekü hem evye entegre edebileceğiniz bir tezgah sistemi düşünebilir, alt boşluklara da mini bar veya çekmeceli depolama fonksiyonu öngörebilirsiniz. Burada tesisat ve altyapısal gereksinimler işin içine gireceğinden bir profesyonelden destek almakta fayda olacaktır.

4. Açık raf sistemi

Yine mevcutta bir niş olması durumunda değerlendirebileceğiniz ikinci alternatif çözüm olarak açık raf sistemi karşımıza çıkıyor. Beraberinde getireceği en büyük dezavantaj elbette ki dağınık bir görüntü ihtimalidir ancak depolamak ile sergilemek ihtiyaçları birbirlerine yakınlaştığında bu durum çok da rahatsız edici olmayabilir, ne dersiniz?

5. Dolap

Belki de en basit çözüm ancak dikkat edilmesi gereken en önemli husus malzeme seçimi… Zira korunaklı bir yere denk getiremiyorsanız mutlaka dış hava koşullarına uygun malzemeleri tercih etmelisiniz.

6. Paravan

Terasınızın boş bir bölümüne dört duvardan ufak bir depo alanı inşa etmek size biraz uğraştırabilir. Bu durumda belki metal ya da ahşap dilediğiniz herhangi bir malzemeden seçebileceğiniz bir paravan ile dağınıklığınızı kamufle etmek daha hızlı ve pratik bir çözüm olabilir. Geçici hatta sezonluk bir çözüm gibi gözükse de hayat kurtarıcı sonuçlar almanıza yardımcı olacaktır.

7. Basamak

Büyük teraslarda bazen monotonluğu kırmak adına yaratılan kot farkı ya da daha lüks çözümlerde düşünülen küçük havuzlar veya jakuzi sistemleri altyapısal gereksinimlerden dolayı döşemeden yükselmek ihtiyacı doğurur. Bu tür durumlarda ortaya çıkan basamakların alt kısımlarını değerlendirmek kaçınılmazdır. Bu çözüm çok sık gündeme gelmeyebilir ancak oldukça verimli depolama imkanları sunabilir.

 

İlginizi çekebilir: Bütün gözler Milano’da: İtalyan misafirperverliğini yaşamak için başlıca rotalar

Gülin Keskin: 1985 yılında İstanbul’da doğdum. 2005 yılına kadar İstanbullu sonrasında hem İstanbul hem Milanolu oldum. İtalyan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, pılımı pırtımı toplayıp mimarlık öğrenmek için İtalya’ya yerleştim çünkü bence bu işi en yapan adamlar hep ordaydı. Politecnico di Mllano’da hem lisans hem yüksek lisans eğitimimi tamamlarken, bolca seyahat ettim ve mimarlığı en çok da gezerken öğrendim. Bu sırada farkında olmadan İtalyan kültürünün de bağımlısı oldum. 2012 yılında İstanbul’a dönerek kariyerime burada devam ettim ve 2016 yılında kendi mimarlık ofisim GKMO’yu kurdum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale