X

Televizyon izlerken uyuyakalmak sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Muhtemelen yazının başlığını görür görmez ‘ah, işte ben’ demiş olabilirsiniz. Çünkü kabul edelim pek çoğumuz için günün yorgunluğunu atmanın en keyifli yollarından biri kanepede uzanıp televizyon izlerken uyuyakalmak. Belki Netflix’te en sevdiğimiz dizinin sesleriyle, belki de YouTube da sürükleyici bir tartışma programının yarattığı gürültüyle uyuyakalmak, çoğumuz için tanıdık bir senaryo olabilir. Sesler yükseldikçe göz kapaklarımız inmeye, zihnimiz çoktan rüyalar alemine dalmaya başlar… Ve çok geçmeden kendimizi uykunun huzurlu kollarına teslim ederiz.

Peki ama çoğumuzun belki de her gece yaşadığı bu senaryo, ‘masum’ bir rutinden çok daha fazlası olabilir mi? Sağlığımızı tehdit eden toksik bir alışkanlık gibi mesela? Araştırmalara göre evet. Televizyon karşısında uyuyakalmak, sağlığımızı pek çok açıdan olumsuz etkiliyor, hem bedenimize hem de zihnimize zarar veriyor.

Eğer siz de her akşam farkında olmadan ya da bilerek televizyonda bir şeyler izlerken uyukluyorsanız, bu yazımıza mutlaka göz atmalı, bu olumsuz alışkanlığın sağlığınıza nasıl zarar verdiğinin farkına varmalısınız. İşte televizyon karşısında uyuklamanın zararları:

‘Uyku borcu’na neden oluyor

Ortalama bir yetişkinin günde en az 7-8 saat uyuması gerektiğini çoğumuz biliyoruz. Bütüncül sağlığımızı koruyabilmek için yeterli uyku şart. Araştırmalara göre ise televizyon karşısında uyumak ise ne yazık ki uyku kalitesini düşürdüğü için yeterli uyku alınmasına engel oluyor, diğer bir deyişle uyku borcu yaratıyor.

Daha önce Uyku borcu: Eksik kalan uyku saatlerinin telafisi olur mu? yazımızda da ele aldığımız gibi bu borç ne yazık ki sonradan ödenemiyor, dolayısıyla o eksik uyku, hep eksik kalıyor. Ve bu uyku borcu, yani yeterli uyku eksikliği uzun vadede fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açıyor. Yorgunluk, zarar gören bilişsel beceriler, odaklanma güçlüğü, zayıf bağışıklık, bu sorunlardan yalnızca birkaçı.

İlginizi çekebilir: Uyku eksikliğinin nedenleri ve az bilinen etkileri

Melatonin üretimini azaltıyor

Melatonin, diğer bir deyişle uyku hormonu, uyku-uyanıklık rutinlerimizi düzenleyen en önemli mekanizma. Melatonin az ya da çok salgılanması uyku düzenini ve kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Araştırmalara göre ekrandan saçılan mavi ışık, uykuyu düzenleyen melatoninin üretimini baskılıyor, bu da beynin uyku zamanının geldiğini anlayamamasına neden oluyor.

Çünkü ekran ışıklarından dolayı melatonin baskılandığından, beyin gece mi gündüz mü ayırt etme zorlanıyor ve dolayısıyla uykuya dalmakta güçlük yaşanıyor. Yalnızca televizyon değil, tablet, telefon gibi elektronik cihazlar için de aynı durum geçerli. Dolayısıyla kaliteli uyku için ekranlardan uzaklaşmak şart.

İlginizi çekebilir: Bàofùxìng áoye: Yoğun geçen günün intikamını uykunuzdan alıyor olabilir misiniz?

Beynin aşırı uyarılmasına neden oluyor

Gün boyunca pek çok uyarana maruz kalıyoruz. Ardı arkası kesilmeyen bildirimler, gelen mailler, toplantılar, çağrılar, trafikteki sesler… Tüm gün çevresel uyaranlara karşı beynimiz devamlı tetikte. Dolayısıyla uyku zamanı, yalnızca bedenimiz değil beynimiz için de dinlenme zamanı. Ancak televizyon izleyerek ya da ekran kaydırarak uykuya dalmaya çalıştığımızda, beynimiz o dinlenme zamanını kendisi için yaratamıyor. Araştırmalara göre yatmadan önce medya kullanımına maruz kalmak, beynin aşırı uyarılmasına neden olarak uyku eksikliğini doğuruyor.

İlginizi çekebilir: Doomscrolling (felaket kaydırması) nedir: Kötü haberleri takip etmeye bağımlı olabilir misiniz?

Bütüncül sağlık sorunlarına yol açıyor

Ne yazık ki televizyon karşısında uyuyakalmanın araştırmalara göre daha pek çok zararı var. Televizyon açıkken uyuduğumuzda, vücut dinlenme sürecini tam anlamıyla gerçekleştiremiyor. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatarak, hastalıklara ve kronik rahatsızlıkların riskine karşı daha savunmasız hale getiriyor:

  • Zayıflamış bağışıklık sistemi
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp sorunları riski
  • Diyabet riski
  • Kanser riski
  • Hafıza kaybı ya da unutkanlık
  • Azalmış cinsel istek
  • Kilo alımı
  • Ruh hali değişimleri gibi hem bedensel hem de zihinsel çok fazla soruna yol açabiliyor.

Peki, sağlığımızı böylesine tehdit eden bir alışkanlığı neden sürdürüyoruz, neden televizyonda bir şeyler izleyerek uykuya dalmaya devam ediyoruz?

Araştırmalara göre bu durumun birkaç sebebi var. En başta ne yazık ki alışkanlıklar geliyor. Bir kez yatmadan önce televizyon izlemeye alıştığımızda ne yazık ki bu gece rutinimize dönüşüyor ve bu rutinden çıkmak zorlaşıyor. Bir diğer sebep ise rahatlama hissi. Yapılan bir ankete göre yetişkinler, bir tür ‘uyku ilacı’ olarak görebiliyor televizyon izlerken uyuyakalmayı. Çünkü televizyonda bir şeyler izlemenin verdiği rahatlık hissi, bu yetişkinlerde uykuya geçişi kolaylaştırabiliyor. Ama ne yazık ki bu sebeplere rağmen uzun vadede hem uyku kalitesini hem de bütüncül sağlığı bozan bu alışkanlığın terk edilmesi gerekiyor.

Televizyon izleyerek uykuya dalmak yerine yapılabilecek daha iyi şeyler var. Örneğin; rahatlatıcı ve uykuya hazırlayıcı bir gece rutini oluşturmak. Ama onun da öncesinde kafeinden, içkiden ve ağır yemeklerden geceleri uzak durmak. Özellikle akşam yemeklerini hafif geçirmek, öğleden sonra kahve içmeyi bırakmak ve alkolü mümkün olduğunca hayatın dışında bırakmak en etkili çözümler arasında. Uyku saati yaklaşırken ekranlardan uzaklaşmak, rahatlatıcı bir meditasyon, nefes egzersizi ya da mindfulness pratiği yapmak, ılık bir duş almak, ihtiyaca göre papatya, melisa gibi rahatlatıcı bir bitki çayı yudumlamak hem bedeni hem zihni uykuya hazırlamaya yardımcı olabilir.

Elbette ki kaliteli gece uykusu için pamuklu ve terletmeyen nevresim takımları ve pijamalar da önemli. Tabii ışık, ses gibi çevresel faktörleri kontrol altında tutmak da. Kaliteli bir gece uykusu için size yardımcı olabilecek diğer ipuçlarını aşağıdaki yazılarımızda bulabilirsiniz:

Kaynak: greatist.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale