X

Telepatik rüyalar: Korkmalı mı, kulak mı vermeli?

Bazen gördüğümüz rüyaların birebir aynısını ya da çok benzerini yaşarız. Rüyamızda uzun zaman görmediğimiz arkadaşımızla iletişime geçer, yüz yüze görüşür, bazen de ondan haber alırız. Bahsetmek istediğim rüyalar telepatik rüyalar…

Çoğumuzun zaman zaman gördüğü, bazılarımızın sık sık yaşadığı telepatik rüyalar bize rüyayı gördüğümüz günün takibindeki 2-3 gün içerisinde göreceğimiz, duyacağımız olayları gösterir. Bu olaylar kimi zaman kişiye özel olduğu gibi, kimi zaman da toplumu ilgilendiren olaylar da olabilir. Toplumu ilgilendiren olaylarda doğal afetleri, ülke yönetimi ile ilgili olağanüstü farklılık yaratacak durumları rüyamızda görmemiz bizim aslında psişik tarafımızın güçlü olduğunu gösterir. Aynı şekilde bireysel olarak sadece kendi çevremizi ilgilendiren durumlarda, bazen bizi olaylara karşı uyaran, iletişime geçip haber almamız gereken sevdiklerimizi haber veren telepatik rüyalarımız da bizim psişik yönümüzü gösterir.

Bu durumda bu yönünden çekinip endişelenenlerimiz, özellikle de kayıplarla ilgili tecrübeleri olanlarımızın korkarak “Bir daha rüya görmek istemiyorum” diye kendini rüyalara karşı kapatmalarının hikayeleri de çok fazla insanımızda mevcut. Bazılarımızın “Neden rüya görmüyorum?” diye sormasının altında, tamamen olmasa bile önemli bir oranda telepatik bir rüyanın gerçekleşmesi sonucu farkında olarak ya da olmayarak rüyaları hatırlamamayı seçmesi yatar.

Telepatik rüyaların rehber rüyalardan farklı olmasının nedeni bize uyanık yaşantımızda yaşayacağımız olayın aynısını ya da çok benzerini yaşatmasıdır. Rehber rüyalar ise bize adından da anlaşıldığı üzere yol gösteren rüyalardır. Genel hayatımız, duygularımız, seçimlerimiz, varsa niyetimizle ilgili bize ışık tutar. Telepatik rüyalardan çekinerek ışığımızı karanlıkta bırakmamanızı tavsiye ederim.

Öncelikle telepatik rüyalara özellikle merakı olanlar “uyku taşı” denilen taşlardan faydalanabilirler. Bununla ilgili kendi deneyimlerim çok oldu. Uyuyamadığım bir süreçte edindiğim uyku taşları hem rahat bir uyku uyumamı sağlamıştı hem de ertesi gün yaşayacağım olayları rüyalarımda görmeye başlamıştım. Yukarıda belirttiğim sebepler nedeniyle bir yakınımın kaybını gördüğüm rüyadan sonra endişelendim ve uyku taşlarımla teşekkür ederek yollarımı ayırdım. Herkesin aynı sonucu görememe ihtimali her zaman var olmakla birlikte, çoğunlukta benzer şekilde telepatik rüyalar artacaktır.

Gökyüzünün, yeryüzünün özel ve önemli günlerinde insanlığın önemli bir kısmında rüyalar bize ışık olmak için daha önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle uyumadan önce nefes egzersizi yapmak, rehber rüyalar görmemize yardımcı olur. Sevgiyle, sağlıkla kalın.

İlginizi çekebilir: Rüyalar kişiliğimizin parçalarıdır: Kendimizi anlamak için rüyalara bakmak

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale