X

TED’in takipçileriyle paylaşmak istemediği konuşmalar

Ekonomik eşitsizlik, bilimsel materyalizm ve insan öz bilinci konularının ortak noktası nedir? Bu üç başlık da ekonomik ve sosyal hayatımızın en önemli dayanaklarını oluşturuyor. Ancak bir başka ortak noktaları daha var.

Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan ve dünyanın farklı yerlerindeki fikirleri insanlara ulaştırmayı amaç edinmiş bir kuruluş olan TED’i birçoğumuz biliyoruz ve ilgiyle takip ediyoruz. Ancak bazen TED’in bile kamuoyundan sakınmak istediği veya kendi ismiyle paylaşmak istemediği durumlar olabiliyor. Uplifers olarak TED’in takipçileriyle paylaşmaktan vazgeçtiği konuşmaları araştırdık. İşte TED’in ekonomik eşitsizlik, bilimsel materyalizm ve öz bilinç konularında takipçileriyle paylaşmak istemediği üç konuşma:

1. Graham Hancock – Öz Bilinç Savaşı

Yazar ve araştırmacı Graham Hancock tarih, insan bilincinin doğası, Ayuaska, farklı bilinç düzeyleri gibi konularda birçok çalışmaya imza atmış bir isim. Hancock’un “Öz Bilinç Savaşı” (The War on Consciousness) başlıklı TED konuşması, insan zihninin özgürleşmesi argümanını savunuyordu. Ancak TED küratörü Chris Anderson, konuşmayı TED’in YouTube hesabından kaldırdı. Hancock ile Anderson arasındaki tartışmalardan sonra, konuşmanın tamamı değil ama bir bölümü TED’in sitesine eklendi. Peki sizce Hancock’un konuşmasının sansürlenmeye ihtiyacı var mı?

2. Rupert Sheldrake – Delilik Bilimi

TED’in kaldırdığı bir başka konuşma da yazar ve bio-kimyacı Rupert Sheldrake‘e ait. Rupert Sheldrake, söz konusu TED konuşmasında 10 bilimsel dogmadan bahsediyor ve bunların sorgulanması gerektiğini savunuyor. Sheldrake konuyu sonunda kendisinin ortaya attığı ve kolektif hafıza ve doğamızdan gelen alışkanlıkları içeren “Morfik Rezonans” teorisine getiriyor. Peki sizce Sheldrake’in konuşması dikkate değer mi, yoksa bazılarının duymaması gereken fikirleri kamuoyunun tümünden saklamak mı gerekiyor?

3. Nick Hanauer – Zenginler İş Yaratmaz

TED tarafından kaldırılan bir başka konuşma ise girişimci Nick Hanauer‘e ait. Bu konuşma aslında ilk başta TED tarafından paylaşılmış, daha sonra gelen eleştiriler üzerine kaldırılmıştı. Konuşmasında gelir eşitliği ve istihdam yaratma olgusunun arkasındaki güçlerden bahseden Hanauer, toplumdaki refah konusuna ve içinde bulunduğumu sosyal sınıflara dikkat çekiyor. Fikirleri son derece yalın ve net olmasına rağmen Hanauer’in konuşması dünyamızın mevcut hiyerarşisine bir tehdit oluşturduğu için TED tarafından kaldırıldı.

Bu üç örnek de TED’in şimdiye kadar imza attığı başarılı işleri ve yarattığı tartışma platformunu gölgeliyor dersek haksızlık etmiş oluruz. Ancak her kurumda olduğu gibi TED’in de kendi içinde zaman zaman çelişkiler yaşadığını söyleyebiliriz. Aslında bu, fikirleri araştırırken tek bir kuruma veya tek bir kişiye bağlı kalmamanın, daha geniş bir yelpazeden bakmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Kaynak:
Stumbleupon.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale