X

Tatlı bir rica: “Dikkatimi dağıtıyorsun anne, biraz sessiz olur musun?”

Aslında bu cümleyi kim kuruyor? Tabii ki genel olarak ebeveynler… Bunu söylemek bizler için çok normal, zaten çok yoğunuz, bir şeyler yetiştiriyoruz ve çocuklarımız hep bizim dikkatimizi dağıtıyorlar. Fakat bir anda yemek sofrasında neredeyse 4 yaşındaki bir çocuğunuzdan “Dikkatimi dağıtıyorsun anne biraz sessiz olur musun? Görmüyor musun yemek yiyorum” gibi bir tepki gelince anne ile baba göz göze gelip sadece kalakalıyor.

“Dikkatimi dağıtıyorsun anne biraz sessiz olur musun?”

Gülsün mü, ağlasın mı, dursun mu, iletişime devam etsin mi? Ne yapsın bu anne ve baba? “Tabii yavrum haklısın, yemek yiyorsun, yemek yerken pek konuşulmaz” mırıldanmalarından sonra başlıyorlar sessiz düşünmeye; “Biz galiba çok söz hakkı verdik, tamam kendine güvensin dedik de bu kadarı da fazla sanki?”

“Yoook tam da istediğimiz bu, bize kal gelse de ne yapacağımızı bilemesek de çocukta olmasını istediğimiz işte tam da bu! Gerektiği yerde gereken cevabı verebilmesi, onu rahatsız eden bir durum karşısında bu sıkıntısını ifade edebilmesi, haksızlığa uğramış hissediyorsa hakkını arama cesaretini gösterebilmesi.”

Unutmayalım ki her çocuk benzersizdir ve özgür bırakıldığı sürece birey olacaktır.

Sadece bunlar mı? Hayır, bir de bunlar var…  Mutluysa mutlu olduğunu belli edebilmesi, sarılmanın önemine varabilmesi… Yani olumlu olumsuz her neyse yaşadığı, hissettiği özgürce ifade edebilmesi… Çocuğumuz ancak o zaman birey olmaya başlayabilecek; duygularını ifade edebildiği zaman… Unutmayalım ki her çocuk benzersizdir ve özgür bırakıldığı sürece birey olacaktır. Yeter ki bizlerin rehberliği “çocuğa hakim olan ve onun gelişmesini engelleyen çok güçlü bir enerji yerine ona keşif fırsatları veren ve destek olan bir enerjiye dönüşsün”.

Ne zaman ki çocuğu “her zaman daha sıkışık işlerle uğraşan yetişkini rahatsız eden kişi” olarak görmekten vazgeçeriz; işte o zaman onun yaşam enerjisini anlamaya ve onunla yaşamaya başlarız. Aslında çocuk hep şunu ister “benim iyiliğim için beni engelleme”. Ne kadar güzel bir cümle… Bu cümle biz yetişkinlere de ne kadar iyi gelir farklı açılardan düşünürsek. Çocuklarımızda hep bir yaşam enerjisi bizlerdeyse hep bir “cıs” kelimesi vardır. Oysaki çocuklarımızın doğal kapasiteleri ve kendilerine has ayarları vardır. Ayarlarını çözebildiğiniz çocuğunuz kapasitesinin farkına varabilir, yetenekleri ortaya doğal ortamda koyabilir. Çünkü onlar aylak değil bizlerden daha meşguldürler. Başarmaları gereken bir dolu görevleri, farkına varmaları gereken bir beden ve davranış biçimleri vardır. Bu süreçte bizlerin sağlaması gereken, uygun ortam ve uyaranla rehberlik eden anne ve babadır. Bu davranış biçimleriniz ve iletişiminizle belki çocuğunuz çok konuşacak, çok soracak ve yapılan her şeyi sorgulayacak. Ancak bırakın sorgulasın, sorgulasın ki yarın hayatında pasif bir birey yerine ne istediğini bilen, olmak istediği yerde olan ve duygularını ifade edip özgürce yaşayabilen bir birey olsun…

 

İlginizi çekebilir: Sevgili ailem; Bana duygu koçluğu yapar mısınız?Sevgili ailem;

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale