X

Tatili bitirip yuvaya dönenlere duyurulur: Güneş sonrası cilt bakımı nasıl yapılır?

Tüm yıl evde ya da ofiste çalışırken biraz soluklanıp kafa dağıtmak veya kendimizi motive edebilmek için yaptığımız tatil planlarının sonuna anbean gelmekteyiz. Yaz daha bitmedi neyse ki; güneşin, denizin, kumun tadını hala doyasıya çıkarabilenler varsa bizim gibi evlerine dönenlerin yerine de eğlensinler… Yazacaklarım, tatil sezonunu kapatıp yuvaya dönüş yapanları yakından ilgilendiriyor.

Tatil dönüşü cilt bakımı nasıl yapılmalı?

Güneşin yaydığı UV ışınları ve radyasyona maruz kalan cildimiz elastikiyetini kaybetmeye başladı. Elastikiyetini kaybeden cilt ise ne yazık ki erken kırışıklıklara çok daha müsait oluyor. Foto yaşlanma da dediğimiz bu olay, aslında biyolojik olarak seyredecek işleyişin dışında gerçekleşir. Yani yıllar geçtikçe cildimizde görülen ince çizgileri, derin kırışıklıkları, sarkmaları, lekeleri veya nem kayıplarını doğal karşılıyor olabiliriz ama güneşin yaydığı UV ışınları nedeniyle cildimizin kalitesinin çok erken bozulmasına seyirci kalamayız. Bu durumda yapacağımız ilk şey güneşten korunmak, sonrasında ise cildimizin elastikiyetini arttırmak olacak.

Bunun için sıcak havalarda güneşin de etkisiyle nem kaybına uğrayan cildimizi nemlendirmemiz gerekecek. Cildimizi temizledikten sonra, cilt yapımıza en uygun nemlendiricileri kullanmadan uyumayalım. Sıcak havada cildimiz daha sık yağlanıyor olabilir ama yağ ve nem çok farklıdır. Yağlandırıyor diye nemlendiricimizi uygulamadığımızda aslında yağ dengesini daha da bozmuş oluyoruz. Bunun için yağlı ve akneli ciltlere özel nemlendiricileri tercih etmek mümkün. Bu ürünlerde nem kaynağı olarak çoğunlukla hyalüronik asit bulunur ve bu içerik yağlanma riski oluşturmadan cildin su tutma kapasitesini iyi bir şekilde arttırır. Ciltte yağlanma problemi olmayanlar ise özellikle karite shea butter gibi bitkisel yağlar içeren ürünleri tercih edebilirler. Karite shea butter yaklaşık SPF6 düzeyinde doğal bir UV filtresi gibi davranır.

Bol bol su içeceğiz elbette. Dıştan ne kadar bakım yaparsak yapalım hücresel ve moleküler düzeyde önlem alınmazsa uzun vadeli çözüm sağlamamış oluruz. Antioksidan açıdan zengin meyve ve sebzeler de cilt elastikiyetini artırıcı etkilere sahiptir. Yaz bitmeden doğanın bize sunduğu armağanlardan faydalanmalıyız.

Kıymetli yağlara sahip fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler ve bitkisel protein kaynağı bakliyatlar cildi yenileyici aktif maddelere sahiptir. Ciltte nem kaybı nedeniyle görülen kuruluk şikayetlerine doğal çözümler sunan bu besinleri, günlük beslenme alışkanlıklarımıza dahil etmemiz çok önemli.

Güneş lekelerinden kurtulmak için evde yapacağımız uygulamaları veya profesyonel merkezlerde yaptıracağımız işlemleri bir ay daha ertelemekte fayda var. Çünkü hem güneş etkisini devam ettirecek hem de soyucu ajanlar cildin üst tabakasını korunmasız bir hale getireceği için daha fazla leke oluşumuna ve bu lekelerin kalıcı olmasına zemin hazırlayacaktır. Leke açıcı ajanlar güçlü etkileri nedeniyle cilt kuruluğuna ve pul pul dökülmelere de neden olabilir. Bu güçlü işlemler yerine cilde daha nazik davranan granüllü peelinglerle ölü hücreleri ciltten uzaklaştırıp daha aydınlık bir ton yakalamak mümkün.

Leke bakımını sonbahara bırakalım, kalan güneşin tadını çıkaralım!

İlginizi çekebilir: Cilt lekelerine veda etme mevsimi sonbahar, hoş geldin!

Bahar Özen: Almanya doğumluyum. 2011 yılında Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olduktan sonra Almanya Saarland Üniversitesi’nde İnsan Biyolojisi alanında bilimsel araştırmalarıma devam ettim. İş yaşantıma ilaç sektörüyle başladım; ama ilgi alanım beni dermokozmetik sektörüne yöneltti. Şuan Lotis Pharma’da Ürün Müdürü olarak çalışıyorum. Cilt bakımını moleküler düzeyde öğrenmekten keyif alıyorum. İyi hissedip iyi yaşamaya çalışan bir 'Uplifer' olma yolundayım ☺

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale