X

Tanışma uygulamaları ilişkileri ve cinselliği nasıl etkiliyor?

Benim tanışma uygulamaları ile ilgili kullanıcı tecrübem neredeyse MIRC döneminden kalma ama çevremdeki birçok kişiden tinder, cupid, badoo, okc gibi tanışma uygulamalarının hikayelerini dinliyorum.

İşim dijital ile ilgili olduğu için yeni iş modellerine baktığımda pek çok yeni dijital iş modelinin fonksiyon ve deneyim konusunda tanışma uygulamalarını örnek aldığını görmek beni şaşırtıyor. Tanışma uygulamaları sadede tanışma şeklimiz ve sonrasında yaptıklarımızda değil, yavaş da olsa cinsellik alanında da değişimlere yol açmaya başladı.

Belki en önemli etki dış görünüşün ilk kararda etken olması nedeniyle kadınlarda ve erkeklerde estetik operasyonlar ve fit olma konusundakı artış. Daha sonra da kişiyi tanımak için sosyal medya hesaplarına bakıldığı için bu hesapların kişinin gerçek hayatının sadece parlak tarafını yansıtacak şekilde gösterilmesi. Tanışma uygulamaları erkeklere daha fazla fırsat sunuyor gibi gözükebilir ama istatistikler yeni kişiler ile tanışma konusunda kadınların ilk kullanmaya başladıkları dönemde aktif olduğunu gösteriyor.

Ama benim açımdan en büyük fark yaratan konu eskiden sadece sosyal çevremizde kısıtlı insanlar ile tanıştığımız için duydugumuz sorumluluk ve dikkatin azalması. Artık hiçbir ortak tanıdığımız olmayan, fiziksel veya sosyal olarak çekici gelen pek çok insanla tanışma fırsatı var insanların önünde. Üstelik kendi sosyal çevremizin dışına çıktığımız için bu ilişkiler, yaşadıklarımız ve devam edip sonlandırma gibi pek çok konuda daha esnek davranışlara imkan tanıyor. Cinsellik anlamında daha fazlı davranıp, merak edilen veya gizli kalmış şeyler bu ilişkilerde talep edilebiliyor. Temeli olmadan en uçlara savrulabildiğimiz günümüzde bu iyi de, kötü de sonuçlanabiliyor.

Tanışma uygulamasından görüştüğü bir erkekle bir aya yakın bir süredir beraber olan arkadaşım geçenlerde ilk kez birlikte olduklarını, erkeğin cinselliğin bu kadar geç olmasına şaşırdığından bahsetti. Üstelik erkek arkadaşı sonraki seferlerde ona, çoğu, sert porno filmlerde sergilenen ve kadını küçümseyen birkaç şeyi yapıp yapamayacağını sormuş. Arkadaşımın “hayır” cevabına şaşırmış. Zira daha önce beraber olduğu görece yaşça küçük pek çok kadın böyle şeyleri denemeye açıkmış. Arkadaşım hala onunla görüşüyor mu ve bunda ne kadar doğruluk payı var bilmiyorum ama, kontrolsüzce internetteki kaynaklardan gördüğümüz pek çok şey artık sıradan kabul edilip merak içinde denenir hale geldiğini görüyorum. Bunların çoğu maalesef cinselliğin renkli tarafı olan fanteziler ve deneyimlerin ötesinde. Cinsel eğitimi doğru kaynaklardan edinmenin kişinin kendini koruması için büyük önemi var. 

Her şey hızlanıp yüzeyselleşse de yaşı bana yakın olan bir erkek arkadaşım sadece eski günlerdeki gibi centilmence ve özenli davranarak bu uygulamalarda nasıl gözde bir partner haline geldiğini anlattı. Bu da demek ki ne kadar fiziksel çekiciliğe ve yeniye merak en başta kararlarımızı etkilese de sonrasında da ruhumuzu da tatmin edecek öğeler arıyoruz.

Çok değil, belki de dört, beş yıl sonra bizim için olası partnerlerimizi yapay zeka seçip, seçtiği bir yerde bizim için kısa süpriz tanıştırmalar ayarlayacak. O günler gelinceye kadar biz yine de eski usul tanımak için zaman gereken gerçek tanışmalara güvenelim derim. Hatta bir arkadaşım buna benzer bir düşünceyi eğlence alanında uygulayıp teknoliji ve fiziksel tanışma ve oyunları birleştirdi. Pubstroy adlı konseptte belirlenen gündeki etkinliğe katılıp uygulamayı indiriyorsunuz. Uygulamada oyun için verilen görevleri yaparken hem eğlenip hem de yeni kişiler ile tanışıyorsunuz. Eee gerisi de size kalmış artık. Hem ne demişler; bir kişiyi en iyi yolculukta, oyunda ve yatakta tanırmışsın…

Bu arada yazdığım hikayelerden oluşan Kadınların Fısıldadığı Hikayeler kitap olarak yayınlandı. Satın almak için tıklayın: Kadınların Fısıldadığı Hikayeler

 

İlginizi çekebilir: Cinsellikte kaygılar ve çelişkilerle: Erkek olmanın dayanılmaz hafifliği (!)

Hectorist: Adını İlyada destanındaki Truvalı Hector’dan alan Hectorist, psikolog olacakken finans sektöründe kariyer ve master yapan bir beyaz yakalı. İstanbul’da yaşasa da, daha önceleri hayatının birkaç yılında yurt dışında çalışan ve 2018 başında tekrar yurt dışında çalışmaya başlayan otuzlu yaşların sonunda bir erkek. Meraklı ve araştırmayı seven biri… Cinselliği ise doğal ve öğrenilip, geliştirilebilecek bir alan olarak görüyor. David Deida başta olmak üzere farklı kaynaklardan öğrendiklerini güncel tutmaya çalışıyor. İyi bir cinsel yaşamın, mutlu bir yaşamın ana unsurlarından biri olduğuna inanıyor. Kendi adıyla yayınlanan hikayeler yanında, Hectorist adıyla sosyal medyada farklı kaynaklarda yayınlanan ve yakında kitaplaşacak “Kadınların Bana Fısıldadığı Erotik Hikayeler”in yazarı. Kendi ifadeleri ile “Kendimi bildim bileli, samimi kadın arkadaşlarım, erkek arkadaşlarımdan fazla oldu, çoğu benle en mahrem sırlarını paylaştılar. Hikaye ve şiirimsi şeyler yazarken, neden bana anlatılan erotizmde içeren sırları kurgulayıp anonim olarak yazmayayım dedim ve 12 burçtan kadınların bana fısıldadığı hikâyeler ortaya çıktı. Erotizm ile romantizmi birleştirmek için her hikâyenin içine müzik, sinema ve edebiyattan bir şeyler katmaya çalıştım”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale