X

Şubat’ta kendinizi sevin: Ruhsal öz şefkat için önem verdiğin değerlerin peşinden git

Şubat ayını “kendimizi sevme ayı” ilan ederek sizlerle öz şefkat yolculuğuna çıktık ve öz şefkate giden beş yolu, bunları geliştirmek için yapabileceklerimizi bugün itibariyle konuşmuş olacağız. Şubat ayıyla beraber bu yolculuk tamamlanıyor fakat asıl yolculuk yeni başlıyor. Şimdi bu yolda öğrendiklerini hayatına uyarlama ve kendine sevgini gösterme zamanı! Beşinci ve son durağımıza da uğradıktan sonra, yazının sonunda senin için bir hediyem var!

Beşinci durağımız ruhsal öz şefkat. Öz Şefkatli Farkındalık kitabında da bahsedildiği gibi; ruhsal olarak kendimizle ilgilenmemiz, genellikle önem verdiğimiz değerleri geliştirmek için vakit ayırmamız anlamına gelir. Bu değerlere vakit ayırabilmek için önce ne olduklarını bilmek gerekir. Gelin aşama aşama yolumuzu çizelim:

Önem verdiğin değerleri tanımla: Belki doğada bulunmak, belki minimalist ve sürdürülebilir bir hayat yaşamak, belki kişisel gelişimine önem vermek ve farkındalığını artırmak. Herkes için çok çeşitli olabilir bu değerler. Önemli olan seni huzurlu, yaptığında tamamlanmış hissettiren değerlerini tanımlamak.

Değerlerini paylaşan kişilerle zaman geçir: Bu aşamayı son yıllarda daha bilinçli yapmaya başladım. Eskiden değerlerimle ilgilenen kişilerle daha az zaman geçiriyormuşum ve bu bende “anlaşılmıyorum” düşüncesini doğuruyormuş. Halbuki, benzer değerleri paylaşan oldukça fazla kişi varmış, önemli olan o kişileri nerede bulacağını bilmekmiş.

Son zamanlarda bu ortamlardan birisi verdiğim yoga ve meditasyon dersleri. Her ne kadar eğitmen olarak o alanı ben açıyor olsam da benzer değerlere sahip kişilerle tanışmak, iletişim kurmak benim ruhumu besliyor. Bir diğeri katıldığım kitap kulübü. İlgilendiğimiz ortak bir kitabı benzer dönemde okumak, üzerine tartışmak ve tecrübelerimizi paylaşmak ortak deneyimler yaşadığımıza şahit olmamıza ve birbirimizden ilham almamıza alan açıyor. Son olarak ilgilendiğim konularda eğitimlere katılmak, içerikleri takip etmek yine ruhumu besleyenlerden. Sen de kendi hobilerine, ilgi alanlarına uygun topluluklarla zaman geçirerek kendine ruhsal öz şefkat gösterebilirsin.

Değerlerini geliştirmek için takviminde zaman ayır: Bu aşama sadece ruhsal değil, öz şefkate giden beş yol için de ortak aslında. Hayatın koşuşturmacasında aklımızda olan, bize iyi gelecek birçok uygulamadan “acil” işler için feragat ediyoruz. Geriye dönüp baktığımızdaysa feragat ettiğimiz hep kendimiz oluyoruz. Bunu değiştirmek için etkili bir yöntem, önceden zamanını planlamak. Belki haftada bir ya da birden fazla yapacağın ruhsal öz şefkat uygulaması için belirli bir gün ve saat aralığı belirleyip takvimine önceden kaydedebilirsin. On beş dakikalık süreler bile çok güzel başlangıç olacaktır, yeter ki bu zamanı kendine ayırmaya istekli ol.

Ruhsal olarak kendinle nasıl ilgilendiğini düşünebilir; ihmal ettiklerine daha çok zaman ayırmak için bu üç adımdan yardım alabilirsin. Önem verdiğin değerlerin peşinden gitmek ruhunu besleyecek ve sana bütünlük hissi verecektir.

Sana hediyem: Değerlerinden birisi kendine dair farkındalığını artırmak, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmekse bu hediyem senin için! Hafta içi Salı ve Perşembe akşamları sunduğum Mindfulness Temelli Yoga Dersleri’mden birine katılım hediye ediyorum. Derslerde sakin yoga akışları ve yin yoga pozları ile birlikte; mindful olma halini destekleyen nefes çalışmaları ve meditasyona da yer veriyorum. Bu sayede bedenin ve sinir sistemin üzerinde daha uzun vadeli yatıştırıcı ve dönüştürücü etki yakalayabiliyoruz. Hediyemi almak istersen bana Instagram üzerinden mesaj at; 1 Mart Salı 21:00-22:00 ya da 3 Mart Perşembe 20:30-21:30’da matta buluşalım!

İlginizi çekebilir: Şubat’ta kendinizi sevin: Duygusal öz şefkat için en yakın arkadaşın ol

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale