X

Kafein ve egzersiz: Spor yapanlar kafein tüketirken nelere dikkat etmeli?

Ergojenik destek; bireyin sportif performansını artırmak amacıyla başvurulan ögeler ve yöntemlerdir. Kafein, sosyal olarak en kabul edilebilir ergojenik destektir. Yani kafein vücudun fiziksel aktivite sırasında daha iyi performans göstermesine yardımcı olabilmektedir. Kafeinin ergojenik etkisi, bir insanın egzersiz yaparken ne kadar çaba harcadığına dair algısını değiştirmesini sağlayabilmektedir. Başka bir deyişle, kafein, egzersiz yapan bireyde enerjiyi artırır ve birey kendisini daha fazla zorlar halde egzersizi gerçekleştirir.

Kafein nedir?

Kafein, bazı tohumlarda ve bitkilerde doğal olarak bulunan bir besindir; kafeinin en yaygın bulunduğu tohumlar ise kahve ve kakao çekirdekleridir. Tarihsel olarak, kahve ve çay, insanların kafein tüketmelerinin en yaygın yollarından biriydi, ancak üreticiler onu kimyasal olarak üretmeye ve bireylerde fiziksel ve psikolojik performans artışı için çok sayıda içecek ve yiyeceğe eklemeye başladılar. Günümüzde çoğu kişi, yorgunluğu azaltmaya ve fiziksel performansı iyileştirmeye yardımcı olabilecek enerji içeceklerini bilmektedir. Artık birçok kişi, daha fazla egzersiz yapma durumunun avantajlarından yararlanmak için ağırlıklı olarak enerji içecekleri veya jelleri kullanarak, egzersiz öncesi kafein tüketmektedir.

Kafein nasıl çalışmaktadır? 

Kafein, belli alıcılara bağlanarak, vücudun stres ve travma sırasında daha fazla ürettiği bir kimyasal maddeyi bloke ederek sinir sistemi (kaslar, kalp ve diğer organlar dahil) üzerinde uyarıcı görevi görür.

Araştırmalar, kafeinin fiziksel performans üzerindeki olumlu rolünü tutarlı bir şekilde desteklemektedir, ancak kafein herkesi aynı şekilde etkilememektedir. Eşit miktarda kafein tüketiminde, koşma veya spor yapma gibi dayanıklılık etkinliklerine katılan bireyler, ağırlık kaldırma gibi direnç etkinlikleri yapanlardan daha fazla yarar görebilmektelerdir. Düzenli olarak kafein tüketmeye alışkın olmayan bireyler ise düzenli olarak kafein tüketen bireylere göre daha fazla yarar görebilmektelerdir.

Ne kadar kafein tüketimi sağlıklıdır? 

Amerikalılar için Diyet Kılavuzu (Dietary Guidelines for Americans) 2015-2020 verilerine göre, kahve şeklinde kafeinli içecekleri tercih eden yetişkinlerin günde 400 miligramdan fazla kafein tüketmemesi gerekmektedir. Bir shot espressoda yaklaşık 75 miligram kafein bulunurken, enerji içeceklerinin litreleri başına 19 ila 65 miligram kafein bulunabilmektedir.

İnsanların günlük yaşamlarında böyle bir alışkanlıkları yoksa kafeinli içecekler tüketmeye başlamaları tavsiye edilmemektedir. Doğru şekilde kullanıldığında ve önerilen miktarlarda kafein tüketiminde olumlu sonuçları olabilmektedir. Bununla birlikte, birçok kafeinli içecek, ilave şekerler de içerebileceğinden ve bu sebeple ekstra kalori kaynağı olduğundan, akıllıca seçimler yapmak oldukça önemlidir.

 

İlginizi çekebilir: Daha verimli egzersizler için bir profesyonel gibi egzersiz yapmanın 8 kuralı

Aslı Akay: Lisede sayısal eğitiminin ardından Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden onur derecesi ile mezun olmuştur. Üniversitede tezini yeme bozuklukları üzerine hazırlamış ve beslenmede psikoloji ve tavırların öneminin farkındalığına dikkat çekmiştir. Üniversite eğitimi süresince Toros Devlet Hastanesi, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi ve İstinye Devlet Hastanesi’nde poliklinik ve dahiliye bölümlerinde, Medikal Park Hastanesi’nde klinik nutrisyon üzerine, Uzman Diyetisyen Emel Unutmaz Duman’ın ofisinde bireysel ve kurumsal beslenme eğitimi üzerine stajlarını başarıyla tamamlamıştır. Bir taraftan üniversite yaşamında klinik ve poliklinik staj deneyimleri edinmiş bir taraftan da kişisel değişim ve dönüşüm adına İnsanagüven workshoplarına ve Yeditepe Üniversitesi kişisel gelişim kurslarına katılmıştır. Uluslararası Gençlik Değişim Programı ile Sürdürülebilir Sosyal Girişimcilik projesine katılmıştır. Şu anda beslenme ve motivasyon disiplinlerini birleştirerek yüz yüze ve online seanslarını sürdürmekte, beslenme problemleri yaşayan danışanlarının hayatlarına ışık tutmaya devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale