X

Spiritüel yanınızı iş yerinize taşımanın formülü

Günümüzde birçok insan, çalıştığı iş alanında ilham kaynağı bulmak ve tatmin olmak için spiritüel yanını iş yerine taşıyor. Fortune dergisine göre Amerikalıların yüzde 78’i bir spiritüel gelişim ihtiyacı duyuyor. Bu kişilerin yarısı ise bu tür spiritüel ihtiyaçlarını iş yerinde dile getirmek istediğini söylüyor. Business Intelligence Journal‘ın 2009’da yaptığı bir araştırma kapsamında katılımcılara iş yerindeki yöneticilerinin spiritüel yanlarından etkilenip etkilenmedikleri sorulmuş ve yüzde 85’i “evet” yanıtı vermiş.

Kim olduğunuzu çözün ve kendinizi tanımlayın.

Ancak tüm bunlara rağmen iş yerinde spiritüel yanınızı göstermek her zaman kolay olmayabilir. Spiritüel yanını yaşamak isterken, kariyerini zedelememek için bunu gizleyen insanların hikayeleri hepimize tanıdık geliyor. Oysa sizin de olduğunuz gibi yaşamaya ve kendi benliğinizi iş ortamınıza taşımaya hakkınız var. İşte spiritüel yanınızı iş yerinize taşımanın formülü:

1. Bir kişiyi belirleyin

Hayatın başka alanlarında olduğu gibi önce bir kişiyi seçin ve o yolda ilerleyin. Güvenebileceğiniz bir iş arkadaşı seçin ve onunla konuşmaya başlayın. Konuşma konusunu belirlerken, hayatınızın bu spiritüel yanını onunla paylaşmak istediğinizi belirtin. Arkadaşınızın aslında ne kadar destek ve kendinizi ona açmak istediğiniz karşısında ne kadar mutlu olduğunu göreceksiniz. Üstelik bu, arkadaşlığınızı derinleştirmenizi de sağlar.

İlgili yazı: Dünyayı değiştirmeye bilinç seviyenizden başlayın

2. Kendinizi tanıyın

Kendini tanımak kilit öneme sahiptir. Kim olduğunuzu çözün ve kendinizi tanımlayın. Birine hiçbir tanım belirtmemektense, spiritüel olduğunuzu söylemek daha etkin sonuçlar verebilir.

3. Sorulara hazırlıklı olun

Karşınızdaki spiritüel olduğunuzu söylediğinizde, konuşma farklı bir yöne gidebilir. Örneğin çalışma ortamınızda maddi konularla ilgili önemli bir tartışma yaşanıyorsa, spiritüel düşünceleriniz sayesinde para konusunda onlara farklı bir perspektif sunabilirsiniz. Bu durum, arkadaşlarınızın düşüncelerini zenginleştirecektir ancak bunu yaparken çok fazla soruyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu sorulara yanıt verirken, kendi düşüncelerinizi kabul ettirmeye çalışmadığınızdan emin olun. Ancak onlar kendileri size gelirse, yol gösterici olmaktan çekinmeyin.

İş yerinizde spiritüelliğinizi size hatırlatacak ve destekleyecek objeler bulundurun.

4. Spiritüel yanınızı ortaya koyan ufak objeler getirin

İş yerinizde spiritüelliğinizi size hatırlatacak ve destekleyecek objeler bulundurun. Bazı iş arkadaşlarınız size bu objelerle ilgili sorular sorabilir. Bu sorulardan kaçmayın. Unutmayın ki o objeler, sizin değerlerinizle belki de tümüyle uyuşmayan bir mekanda kendinizi korunmuş ve enerjik hissetmenize yardımcı olabilir.

İlgili yazı: İnsanları düşünmekten alıkoyan 3 ana neden

5. Mitlerle mücadele etmekten korkmayın

Spiritüel yanınızı insanlara açtığınız zaman, sizi destekleyenlerin yanı sıra bununla eğlenen veya mitler uyduran insanlar da olacaktir. Enerjinizi yüksek tutun ve bunların karşısında durmaktan çekinmeyin. Korkacak bir şey olmadığınız ve istediğiniz gibi yaşamaya hakkınız olduğunu unutmayın.

Kaynaklar:
MindBodyGreen
Huffington Post

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale