X

Sosyal medya kıskançlığıyla nasıl başa çıkabilirsiniz?

Evinizin konforlu mağarasındasınız. Amacınız şöyle güzel bir çay içip, kitap okumak. Ama ilk önce bir sosyal medya hesaplarıma göz gezdireyim diyorsunuz. Takip ettiğiniz hesaplara baktıkça içinizde bir kıskançlık dalgasının yayılmaya başladığını hissediyorsunuz. Siz de bu örnekteki gibi kendinizi, sosyal medya paylaşımları yüzünden sık sık arkadaşlarınızı kıskanırken buluyorsanız merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Berlin’deki Humboldt Üniversitesi ile Darmstadt Üniversitesi’nden iletişim uzmanlarının yaptığı ortak çalışmaya göre “Facebook ve Instagram’da başkalarının sürdüğü güzel hayatları görmek kıskançlık duygusunu uyandırıyor.”

Kıskançlık ve haset duyguları bize zarar verebilen duygular olabileceği gibi bizi motive eden, kendimizin daha iyi versiyonları olmamıza yarayan duygular da olabilir. Batıda hasetle ilgili çalışmalar yakın zamana kadar haseti sadece kötücül boyutuyla ele almış, ancak son yıllarda bazı araştırmacılar hasetin olumlu boyutunu da ortaya koyan çalışmalar yapmıştır. Rawls hasetin yapıcı olan yönünü “zararsız haset”, Parrot ise “kötücül olmayan haset” olarak adlandırmıştır. Hasetin olumlu yönü, temel olarak kötücül boyuttan düşmanlık duygusunun olmaması ile ayrılır. Örneğin “Başkalarının başarısını kıskandığımda ben de gelecekte onlar gibi nasıl başarılı olabilirim?” diye düşünmek zararsız haset örneğidir. “Başarılı insanların başarısız hale gelmelerini istiyorum” diye düşünmekse kötücül haset örneğidir. Peki kıskançlık duygusunu bizi motive edecek hale nasıl getirebiliriz?

İlk önce kendinize arkadaşlarınıza karşı neden kıskançlık hissettiğinizi sorun. Bunu yaparken kendinizi yargılamayın, kıskançlık duygularınız yüzünden kendinizi suçlu hissetmeyin ve kendinize karşı dürüst olun. Arkadaşlarınızın hayatında sizi kıskançlığa iten ne var? Ya da soruyu başka türlü soralım: Sizin hayatınızda eksik olan ne var ki arkadaşlarınızı kıskanıyorsunuz? Bir deftere arkadaşlarınızın kıskandığınız yönlerini yazın. Sizden daha güzel bir evde oturmalarını mı kıskanıyorsunuz? Belki arkadaşınızın maddi durumu sizden daha iyi. Ama siz elinizdeki imkanlarla evinizi daha güzelleştiremez misiniz? Örneğin çiçeklerle ve birkaç dekoratif eşya ile evinizi o kadar da para harcamadan daha güzel bir hale getirmeniz mümkün. Ya da diyelim arkadaşınızın kariyerini kıskanıyorsunuz. Arkadaşınızın kariyerinin hangi özelliği sizde kıskançlık duygusu uyandırıyor? Eğer kıskançlık duygunuzun ardında yatan sebep kendi mesleğinizden memnun olmamanızsa bu durumu değiştirmek için neler yapabilirsiniz? Gelin başkalarını kıskanmakla harcayacağınız vakti kendinizi geliştirmekle harcayın.

Kıskançlıkla başa çıkabilmenin bir diğer yolu da şükretmekten geçer. Çin’de 426 üniversite öğrencisi üzerinde yapılan araştırma şükretmenin haset, kıskançlık gibi duygular üzerindeki olumlu etkisini gözler önüne sermiştir ( Xiang, 2018). Yine aynı araştırmaya göre sürekli şükreden insanlar daha güçlü sosyal destek sistemlerine sahiptir. Güçlü sosyal destek sistemlerine sahip olanların zararsız haset seviyeleri yüksek, kötücül haset seviyeleri ise düşüktür. Şükretmenin pozitif etkilerinden siz de yararlanmak istiyorsanız işe bir şükran defteri oluşturarak başlayabilirsiniz. Defterinize her gün şükredeceğiniz en az üç konu yazın. Kıskançlık hissettiğiniz durumlarda defterinize göz atmak sizi daha iyi hissettirebilir.

Evet, kıskançlık son derece normal bir duygudur. Ama burada önemli olan hangi sıklıkta ve yoğunlukta kıskançlık hissettiğimiz. Eğer kendimizi rutin bir şekilde başkalarının hayatlarını kıskanırken buluyorsak, hayatımızda yolunda gitmeyen bir şey var demektir. Kendinle barışık ve hayatından memnun olan insanlar sürekli olarak başkalarının hayatını kıskanmazlar. Kıskançlık içinizi kemiren, sizi yiyip bitiren bir hale gelmişse bir psikologtan yardım alabilirsiniz.

Bana rsolaker@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. 2019 yılını “Kendini Sevme” yılı ilan ettim. Kendini sevmekle ilgili psikoloji egzersizlerini #kendinisevmeyılı hashtagi ile paylaştığım Instagram hesabım @ranakutvanrsolaker@gmail.com 

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynaklar:
Parrot WG, Smith, RH. Distinguishing the ex- periences of envy and jealousy. J Pers Soc Psychol 1993; 64:906-920.Rawls J. A Theory of Justice. Cambridge: Harvard University Press, 1999.Xiang Y, Chao X, Ye Y. Effect of Gratitude on Benign and Malicious Envy: The Mediating Role of Social Support. Front Psychiatry. 2018;9:139. Published 2018 May 7. doi:10.3389/fpsyt.2018.00139

İlginizi çekebilir: “Kıymeti bilinmeyenler kulübü”nün bir üyesi misiniz: Bu hisle 7 adımda başa çıkabilirsiniz

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale