X

Sonbahar depresyonu nedir, üstesinden nasıl gelinir?

Güneş, deniz, geç saatlere kadar süren eğlenceler, hafif ve rengarenk kıyafetler, yazlıktaki komşuluklar, çıkılan tatilde yeni kurulan arkadaşlıklar… Hiç bitmeyecekmiş gibi yaşadığımız bir yaz mevsiminin daha sonuna geldik. Okullar açıldı, yazlıklardan dönüldü, iş başı yapıldı ve yavaş yavaş sonbahara hazırlanmaya başladık. Bazı insanlar genel karakteristik özellikleri nedeniyle mevsim geçişlerine çok kolay uyum sağlasa da çoğumuzun biraz zorlandığı kesin. Bu uyum sorunu tamamen normal olmakla birlikte sonbaharda -özellikle Eylül ve Ekim aylarında- kendini gösteren mutsuzluk hali, sorumluluklardan kaçınma isteği, uyku ihtiyacında artış gibi belirtilerle ortaya çıkan rahatsızlığa “sonbahar depresyonu” diyoruz. Adından da anlaşılacağı üzere geçici bir durum olmasına rağmen daha önce depresyon tanısı almış kişilerde daha sık görüldüğünü söylemek yanlış olmaz.

Sonbaharın gelmesiyle yazın enerjik ve cıvıl cıvıl olan halleri yerini mutsuz, enerjisiz bir ruh haline bırakır.

Coğrafi olarak güneşli ve sıcak günlerin azalması, günlerin kısalması ve güneş ışığını daha az alıyor olmamız mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin daha az salgılanmasına neden olur. Böylece yazın enerjik ve cıvıl cıvıl olan halimiz, yerini mutsuz, enerjisiz, her şeye üzülen bir ruh haline bırakır.

Sonbahar depresyonu, genel depresyon tanısına göre daha kısa sürse de, belirtileri neredeyse aynıdır:

  • Genel mutsuzluk ve karamsarlık hali
  • Sabah uyanmakta güçlük çekme
  • Aşırı uyku ya da uykusuzluk
  • Yataktan kolay kolay çıkamama
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • İştahsızlık
  • Cinsel isteğin azalması
  • Sorumluluklardan kaçınma
  • İntihar düşüncesi
Sonbaharda güneş ışığının azalmasıyla eksilen mutluluk hormonunu egzersizle tamamlamanızda fayda var.

Belirtileri ağır olsa da genelde 4-8 hafta arası gözlemlediğimiz sonbahar depresyonunun üstesinden gelmek hiç de zor değil. İşte sonbahar depresyonunun önüne geçmenin bazı yolları:

  • Geçici bir durum olduğunu ve vücudunuzun kendini yeni mevsime adapte etmeye çalıştığını hatırlayın.
  • Ağır yemeklerden kaçının. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. Ayrıca bu dönemde kafein alımını azaltıp bitki çaylarına yönelin.
  • Mutlaka egzersiz yapın. Güneş ışığının azalmasıyla eksilen mutluluk hormonunu egzersizle tamamlamanızda fayda var.
  • Olabildiğince sosyalleşmeye çalışın. Bir hobi edinin ve kışın ilginizi diri tutacak kurslara başvurun.
  • Kendinize kısa vadeli hedefler koyun. Hedefinize ulaşmak için çabalamak motivasyonunuzu artıracaktır.
  • Başa çıkamayacağınızı düşündüğünüz an mutlaka bir uzmandan yardım alın.

Keyifli bir kış mevsimi geçirmenizi dilerim.

İlginizi çekebilir: Doğanın en güzel renklerini sakladığı sonbaharı sevdirecek birbirinden güzel fotoğraflar

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale