X

Sokak lambalarının organik rakibi: Kendiliğinden ışık saçan ağaçlar

Gelecekte yol kenarlarında sokak lambaları yerine ışık saçan ağaçlar görebiliriz… Ya da belki hava kararmaya başladığında evimizde ışıkları açmak yerine, kitabımızı masamızın üzerindeki bir bitkinin yaydığı ışığın yanında okuyabiliriz…

Yol kenarlarında sokak lambaları yerine böyle kendiliğinden ışık yayan ağaçlar görmek ister miydiniz?

Massachusetts Institute of Technology (MIT)’den mühendisler bu vizyonu gerçeğe çevirmek için ilk adımı attı. Uzmanlar, tere yapraklarına nanoparçacıklar enjekte ederek yaklaşık 4 saate kadar ışık yaymalarını sağladı. Çalışmaların sürdürülmesiyle ise bu bitkilerin bir çalışma alanını bir gün boyunca aydınlatacak kadar ışık saçabileceğine inanıyorlar.

Kimyasallar sayesinde yanında rahatlıkla kitap okuyabileceğiniz kadar ışıldayan bu bitkiler, tıpkı ateşböcekleri gibi bir yapıya sahip. Araştırmacılar, luciferase (ışıtan enzim) adı verilen bu enzimi kullanarak lahana, tere, ıspanak ve roka gibi bitkilere enjeksiyon yaparak nanobiyonik ışıldayan bitkileri ortaya çıkardılar. Bu nanoparçacıklar hem bitkilerin biyolojik olarak ışık saçmasına yardım ediyor hem de bitkiler için toksik olmasının önüne geçiyor. Sonuç olarak ise bir masa lambası gibi kullanılabilecek tere yaprakları ortaya çıkıyor!

Kitap okumak için masa lambası kullanmak yerine bitkinizi kullanmanız mümkün hale gelebilir.

Araştırmacılar, çalışmaların ilerlemesiyle bu teknolojinin bir çalışma alanını ya da koca bir sokağı aydınlatmaya yetecek kadar parlak ışık sağlayabileceğine inanıyor. Araştırmacılardan kimya mühendisi profesör Michael Strano “Vizyonumuz bir masa lambası gibi kullanılabilen bir bitki yapmaktı. Hem de prize takmak zorunda olmadığınız bir lamba. Işık doğrudan bitkinin kendi metabolizmasındaki enerjiden elde ediliyor.

Bitkilerin daha güçlü ve uzun süre ışık yaymasını sağlamak için çalışmalar devam ediyor.

Bu ilginç teknolojiyi hayata geçiren araştırma ekibi, bu teknolojinin ilerleyen süreçlerinde, bitkilerin yapraklarına nanoparçacıkları boya gibi sürebilecekleri ya da sprey kullanarak püskürtebilecekleri bir yol geliştirmeyi umuyor. Böylece ağaçları ya da daha büyük bitkileri ışık kaynağına çevirmenin imkanlı hale getirilmesi amaçlanıyor ve ev ya da iş yerlerinde kullanılan ışıklardan sokak lambalarına kadar bu bitkilerin ışık kaynağı olarak kullanılabileceği gelişim sağlanmaya çalışılıyor. Siz bu gelişme hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu bitkileri yakından incelemek için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz:

Kaynaklar:
The Space Academy
MIT News
New York Post

 

İlginizi çekebilir: Sporda açılan çığır: Giyilebilir teknolojinin dünü, bugünü ve geleceği

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale