X

Soğuk kış günlerini sımsıcak edecek bir dans: Cha Cha Cha (Ça Ça Ça)…

Bir barda arkadaşlarınız ile buluştunuz. Hafiften çalan müzik Küba ezgilerini hatırlatır gibi, biraz heyecan, biraz ritim ve tabiki olmazsa olmaz olan enerji… İçinizi sarıveren o gülümseme duygusu…Belki bedeninizi bırakıverdiniz ritmin akışına, işte tam bu noktada arkadaşınız Cha Cha Cha dedi.

Nedir bu Cha Cha Cha ve Cha Cha Cha’nın tüm dünya genelinde bu kadar ünlü olmasını sağlayan? Aslında sorumuzun tek bir cevabı yok, farklı etkenleri sıralayabiliriz; Küba kökeni ile gerçek bir Latin dansı olması, Latin dansı dediğimiz için tabiki son derece hareketli, son derece eğlenceli, son derece sıcak ve son derece görsel bir dans olması. Tarihini incelediğimizde Cha Cha Cha’nın dans ve müzik olarak ilk kez 1953’te Küba’da icra edilmiştir. Bunun yanında, günümüzde Cha Cha Cha dansı Latin Pop ve Latin Rock müzikler ile de birleştirilmiştir. Cha Cha Cha dansı müziği ile birleştirilmiş dörtlü temel adımların takibinden oluşmaktadır. Dörtlü temel ritmin takibinde bacaklar ve kalçalar eşlik eder. Dansın icrasında önemli detaylardan biri de adımlar esnasında öncelikle parmak ucu ve daha sonra topuğa doğru yaklaşan ve eş zamanlı olarak kalçalar ile birlikte tüm vücudu hareket ettiren bir ritmin izlenmesidir.

Ülkemizde tüm dans okullarında en çok talep gören danslardan biri olan Cha Cha Cha, kış günleri bitmeden kolaylıkla öğrenebileceğiniz, öğrenirken eğlenebileceğiniz ve enerjik ritmi ile formunuzu da korumanızı sağlayacak bir seçenek. Soğuk kış günlerinizi biraz Latin ateşi ile ısıtmak isterseniz tavsiyem Cha Cha Cha dansını deneyimlemeniz.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale