X

Skydiving hakkında en çok merak edilenler

Skydiving

10.000 feet yükseklikteki bir uçaktan kendinizi bir anda boşluğa bıraktığınızı ve 30 saniye boyunca inanılmaz bir hızla boşlukta düştüğünüzü hayal edin! Sadece hayal etmenin bile adrenalin salgılattığı skydiving, yani Türkçe adıyla “gökyüzü dalışı” heyecan ve macera tutkunlarının deneyimlemek istediği sporlar arasında başı çekiyor. Uplifers olarak bu heyecan fırtınası hakkında en çok merak edilen soruları ve bu soruların cevaplarını araştırdık:

Skydiving yapmak isteyenler nasıl bir prosedüre tabi tutuluyor?

Skydiving, karar verdikten sonra hemen yapabileceğiniz bir spor değil. Detaylı bir eğitim gerektiren bu sporu öğrenmek için işe, en az 3 gün süren ve çeşitli video ve simülasyonlarla desteklenen teorik eğitimle başlamanız gerekiyor. Daha sonra yine yerde yapılan ve kişinin atlayış esnasında nasıl davranması gerektiğini öğreten rüzgar tüneli eğitiminin ardından ilk tandem atlayış gerçekleştirilir. Kişi eğer tandem atlayışlar esnasında herhangi bir rahatsızlık yaşamıyorsa, artık bireysel atlayış eğitimine geçilebilir ve deneyimli hocalar gözetiminde ilk kez uçaktan tek başına atlar. Bu ilk atlayış eğitiminde, paraşütün güvenli bir şekilde açılması ve atlayıcının doğru pozisyonu bulması sağlanır.

Skydiving gerçekten güvenli mi?

Skydiving, ekipman ve eğitim gibi konulara titizlikle yaklaşıldığı takdirde oldukça güvenli bir spor. Hatta tecrübeli paraşütçüler, yoğun bir yağmurda araba kullanmanın ya da motorla hız yapmanın skydiving yapmaktan çok daha riskli olduğu görüşündeler. Ancak burada atlanmaması gereken konu, atlayışı gerçekleştirmeden önce paraşüt ekipmanlarının sağlamlığının test edilmesi ve atlayış gözlüğü ve kask gibi koruyucu ekipmanların ilham edilmemesi gerektiğidir.

Kimler skydiving yapamaz?

Öncelikle bilmeniz gerekiyor ki skydiving eğitimine başlamadan önce tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınmış ve sağlık kurulu onaylı bir “Atlayışa engel bir sağlık sorunu yoktur” raporunu almanız gerekiyor. Bu raporu alabilmek içinse, kalp yetmezliği, astım, solunum yetmezliği vb. gibi havadayken sizin için tehdit oluşturabilecek rahatsızlıklarınızın olmaması gerekiyor. Ayrıca hassas bir mideye sahipseniz atlayıştan önce tedbirli olmanızda fayda var.

Skydiving çeşitleri nelerdir?

Hepimizin bildiği, tek motorlu bir uçaktan paraşütle atlamanın yanında, skydivingin pek çok farklı türü var. İzleyenlere adeta bir görsel şölen sunan “Formation Skydiving” yani grup halinde senkronize hareketler sergilenerek yapılan atlayış, açılma hızı çok hızlı paraşütlerle alçak irtifalardan yapılan base jump ve kanat benzeri bir aerodinamiği olan wing süit adlı özel kostümlerle yapılan “Bird man” atlayışı farklı skydiving disiplinlerine örnektir.

Kaynaklar:

Buzzfeed.com

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Son yılların en popüler ekstrem sporları

Türkiye’de bulunan şahane alternatif tatil merkezleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale