X

Size yapılan haksızlığa takılı kalmak başkalarının onayına bağımlı olduğunuz anlamına gelebilir

Çocukluğumuzda öğrendiğimiz en önemli şeylerden biri adalet duygusudur.

Çocukluğumuzdan bize miras kalan en önemli değerlerden biri adalettir. Çocukken, eşitliği öğreniriz ve sorumluluk duygumuzu geliştirmek için kısasa kısas davranışını benimseriz. Oyun oynarken eşit şartlar oluşturmak için nöbetleşe oynamayı öğreniriz. Paylaşmanın önemiyle birlikte birinin adil hisseden fazlasını almasının ve başkalarını oyuncaklarımızla oynatmamanın doğru olmadığını da öğreniriz. Rol modelinizden, birinin oyunun adil oynanması için oyunu regüle etmesi gerektiğini, bu sayede kuralları çiğneyenin cezalandırılması gerektiğini öğreniriz.

Yetişkinliğe ulaştığımızda ise, bazı insanlar, bir kesimin tüm avantajlara ve ayrıcalıklara sahip olduklarına inanmaya başlarlar. Karşımıza iki grup çıkar; sahip olanlar ve olmayanlar. Eşitsizlik ve adaletsizlik bizi sinirlendirir ve tepki göstermemize neden olur.

Örneğin; trafikte kalıp kendinizi güçsüz, gergin ve amacınıza ulaşamamış hissettiğinizde, ne yapıyorsunuz? Belki önemsiz şeylere takılıp sinirinizi ondan çıkarıyorsunuzdur, ya da hiç hak etmedikleri halde ailenizden. Veya bara gidip, birine kırıcı bir şey söylüyorsunuz ve kavga çıkmasına sebep oluyorsunuz. Her koşulda, sinirinizi suçu olmayan masum insanlardan çıkarmaya çalışıyorsunuz.

Peki kaçınız kendinize ‘Keşke zengin, akıllı, daha sosyal, genç, iyi görünümlü veya zayıf olsaydım?’ gibi sözler söyleyerek sessizce işkence yaptınız? Elbette birçok kişi bunu kendine söylemiştir. Bu inanış beraberinde ‘Hayat çok zor ve benim bu konuda yapabileceğim hiçbir şey yok!’ inancını da beraberinde getirecektir.  Kötü davranışlarınızı tolere etme, kişide rahatsızlık yaratmaktadır. Potansiyelini ortaya çıkaramama ise utandıran bir hakaret olarak algılanmaktadır. Adaletsizlik hakkında bir aile üyesinin veya arkadaşınızın alaycı şekilde söylediği bir söz, siz nazik olmaya çalışsanız da içinizdeki öfkenin dışarı çıkmasına neden olabilir.

Siz uzun saatler çalışırken, iş arkadaşınızın terfi etmesini, adaletsizliğin somut hali olarak görebilirsiniz. Siz oldukça fazla çalışmanıza rağmen faturaların birikmesi, borç verdiğiniz arkadaşınızın söz verdiği tarihte borcunu ödememesi, suçunuz olmadığı bir konuda patronunuzdan azar işitmeniz, sizin onu sürekli övmenize rağmen çocuğunuzun sizi dinlememesi, size adaletsizliğin gözünüzün önünde yaşandığı hissiyatını verecektir. Tüm bu adaletsizlikler size silahlarınızı elinize almanız gerektiği dürtüsünü verecektir. Bu silahlar fiziksel (yumruk, hatta bıçak veya silah bile olabilir) ya da sözlü (hakaret, tehdit, bağırma) olabilir. Bu davranışları küçük şeyler tetiklese bile, sonuçları oldukça büyük olabilir.

Size yapılan adaletsizliğe takılı kalmayın 

Sağlıklı ve mutlu bir hayat için öfkenizi kontrol etmeyi öğrenmelisiniz.

Daha iyi ve sağlıklı bir hayata ulaşmak için öfkenizin üstesinden gelmeniz gerekmektedir. Size adaletsiz davranıldığı noktada, bu düşünceye karşı gelmeyi seçebilirsiniz. Bu durum kişilik olarak değeriniz açısından bir meydan okumadır. Size karşı yapılan adaletsizliğe takılı kalmak, başka insanların düşüncelerine ve onayına bağlı olduğunuz anlamına gelmektedir.

İlgili yazı: Öfke kontrolü için yapmanız gereken 5 egzersiz

Unutmayın ki, önemli olan sizin kendiniz hakkında verdiğiniz yargıdır. Diğer insanların yargıları sizinkinden daha kötü veya daha iyi değildir. Diğer insanların yorumları, kendi kişisel değerlerini yansıtır. Bu yüzden başka insanları nasıl mutlu edeceğinizi düşünmek yerine, problemin altında yatan gerçek nedeni, size yaptığınız şeyi daha iyi yapmanızı sağlayan ve sizi sorumluluk sahibi değerli bir insan yapan düşünceyi bulun.

Kaynak:

psychcentral.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale