X

Doğa yürüyüşü rehberi: Yeni başlayanlar için A’dan Z’ye trekking

Doğa yürüyüşlerine katılmak istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? O zaman sizler için hazırladığımız doğa yürüyüşü rehberine bir göz atmak ister misiniz? İşte yeni başlayanlar için doğa yürüyüşü rehberi:

1. İhtiyacınız olan temel malzemeleri temin edin:

Baton (teleskopik, yani boyu ayarlanabilen), tozluk, yağmurluk, rüzgârlık, sırt çantası (yağmur korumalı, bel ve göğüs kısmından kavrama tokalı, bulabilirseniz sırt destekli), düdük, su matarası (alüminyum), şapka, güneş ve dudak kremi, gözlük (UV korumalı), termal çorap, termal tişört, polar, termal eldiven, balaklava, bere, ayakkabı (tabanı dişli, burnu sert –taşa vb. çarptığınızda koruması için,  boğazlı, yarım numara büyük), pantolon, çakı, kafa lambası, yedek pil, kamp çatal kaşığı.

2. Giyim Malzemelerinizi aşağıdaki özelliklere göre seçin.

Az yer kaplayan, hafif, rahat, hareket kabiliyetinizi kısıtlamayan, kolay giyilip çıkarılabilen (örneğin; fermuarlı polar her zaman daha kullanışlıdır.), rüzgâr ve yağmura karşı koruyucu, aşınma ve yırtılmaya dayanıklı, ter buharını dışarı veren, sıcak tutan, az nemlenen ve kolayca kuruyabilen kıyafetler.

3. Malzemelerinizi mevsime göre seçin.

Malzemelerinizi ve kıyafetlerinizi mevsime göre seçmeye özen gösterin.

4. Malzemenizi birleştirin.

Örneğin; su geçirmez bir rüzgârlıkla yağmurluğunuzu birleştirip yükünüzü azaltabilirsiniz.

5. İçten dışa doğru tabakalar halinde giyinin.

İlk kıyafetiniz teninize değen kıyafettir. Bu iç katmandır. Bu katman vücudunuzu sarmalı, terlemeyle oluşan nemi dışarıya vermeli ve nem tutmadan derinin kuru kalmasını sağlamalıdır. Kadınlar iç çamaşırlarını da bu malzemeden seçerse rahat ederler. Örneğin; termal özellikli büstiyerler.

Orta katmanı içliğinizin üstüne giyersiniz. Bu katman ılık havayı vücudunuza yakın tutar. Tutulan hava tabakasının kalınlığı arttıkça, daha iyi ısınırsınız.

Son katman, sizi yağmur ve rüzgârdan koruyacak dış katmandır.

Vücut ısınız arttıkça soyunarak terlemekten veya kademe kademe giyinerek soğuktan kendinizi koruyabilirsiniz. Her katman vücudun çıkardığı su buharını yani ter buharını, giyim malzemelerinde ıslaklık meydana getirmelerine izin vermeden dışarı vermelidir. Bu sistem vücut buharını rahatça dışarı verebilirken dışarıdan gelebilecek ıslanma ve rüzgâra karşı gerekli korumayı sağlayacaktır.

6. Bunları asla kullanmayın:

Kot pantolon, pamuklu çorap, mokasen ayakkabı, deri eldiven.

7. Yürüyüş gruplarına katılın ve onlarla yürüyerek deneyim kazanın.

İlk günlerde sosyal medyadaki yürüyüş gruplarına katılmak veya tur acentaların düzenlediği gruplara katılmak daha güvenlidir. Katılmadan önce mutlaka deneyimlerini ve referanslarını araştırın. Güvenilir bir grupla çıkmanız, rota bilgisi, harita bilgisi, pusula okuma, ilk yardım bilgisi, vb. konularına hâkim değilseniz bu açıklarınızı kapatacaktır. Sevdiyseniz ve ilgi duyuyorsanız kısa zamanda bunları da öğrenin ve gerekli malzemeyi temin edin.

8. Yürüyüş süresi ve parkur uzunluğu hakkında bilgi edinin.

9. Yürüyüşten önce alkol tüketmeyin.

10. Ayak tırnaklarınızın en az bir gün önce kesilmiş olmasına dikkat ediniz.

11. Sırt çantanızı mutlaka akşamdan hazırlayın. 

12. Sabah evden ayrılmadan önce mutlaka kahvaltı yapın, ihtiyaç hissetmeseniz de mutlaka bol su için.

 13. Nereye gittiğinizi en az bir kişiye söyleyin.

14. Grup kurallarını öğrenin ve kurallara uyun.

15. Asla gruptan ayrılmayın.

Yürürken susamaya başlamadan önce mutlaka su için.

16. Yürürken susamaya başlamadan önce su için. Suyunuzu azar azar için, bir defada fazla su içmeyin.

 17. Yürüyüş esnasında asla hızlı ve ani hareketler yapmayın. Belli bir tempo tutturun. Kimseyle yarışmayın.

18. Doğaya çöp bırakmayın.

19. Temizlik malzemenizi yanınızda götürün.

Selpak mendil, ıslak mendil vb.

20. Yanınıza atıştırmalık alın.

Ceviz, fındık, badem, incir, çikolata, vb.

21. Kumanyanızı hazırlayın.

Yemek molasında yiyeceğiniz gıdayı ya evde bozulmayacak gıdalardan hazırlayın ya da sandviç, konserve vb. gibi şeyler satın alın. Konserve ağırlık yapacaktır, sandviç ise daha hafif olur. Genelde rehberler, yürüyüşçüler için bir sandviç, bir meyve, bir çikolata, bir tane de meyve suyu şeklinde kumanya hazırlarlar. Bu kumanya atıştırmalık ve molalarda tüketmek üzere parkur boyunca kullanılacağı düşünülerek hazırlanır. Bundan hareketle gıda planınızı yapabilirsiniz. Mümkünse termosta sıcak suyunuz olsun, böylece molada çay içebilirsiniz. Kumanyanızı parkurun zorluğuna, süresine ve harcayacağınız enerjiye göre hazırlayın.

22. Yürüyüşten zevk almaya çalışın. Şikâyet etmeyin.

Doğal şartlar sizi zorlasa da doğa yürüyüşleri sınırlarınızı keşfetmek için oldukça uygun bir aktivitedir.

Doğada yürüyüş esnasında doğal şartlar bizleri zorlar. Bazen güneşli bir günde aniden rüzgâr eser, bazen de sisten göz gözü görmez, kimi zaman da dolu yağar. Hatta çok ıslanabilir veya çamura batabiliriz. Grup içinde anlaşmazlıklar olabilir. Bazı gruplar daha eğlenceli, daha sosyal olup daha çok keyif alabiliriz, bazıları da daha az sosyalleşir, o zaman da kendi kendimize yürüyor gibi hissederiz. Tüm bunlara hazırlıklı olun. Hazır değilseniz yürüyüşe zaten çıkmayın; çünkü doğa sürprizlerle doludur. Doğal şartlar sizi zorlarken sınırlarınızı keşfedin ve sosyal olarak zorlandığınız her noktayı kişisel gelişiminiz için kullanın.

İlgili yazı: Doğayla içi içe olduğunuzda başınıza gelecek 6 güzel şey

Son olarak, en mutlu yürüyüşçü; ayakkabısı rahat ve konforlu, sırt çantası hafif ve malzemesi iyi olandır.

Keyifli yürüyüşler,

Rana Korkunç: Yoga Eğitmeni & Terapisti, Enerjist, İK Uzmanı // Çevre Mühendisi lisansının üzerine İTÜ’de MBA yaparken sosyal ve sayısal becerilerini birleştirebileceği İnsan Kaynakları alanına hayran oldu. Yaklaşık 10 yıl boyunca dünyanın önde gelen şirketlerinde İnsan Kaynaklarının nerdeyse tüm alanlarında çalıştı. Her zaman bir doğa, müzik, dans ve spor aşığıydı. Çeşitli grup ve derneklerde müzisyen ve dansçı olarak çalıştı. Yurtdışı festival ve konserlerde görev aldı. Şu anda tüm beceri ve eğitimlerini harmanlayarak dünya ile paylaşmaya çalışıyor. Kendini dünyalı ve sürekli bir hayat öğrencisi olarak tanımlıyor. Boş zamanlarında Windsurf, Tai Chi, Chi Ghong ve Dağcılık yaparak kendini tanımaya devam ediyor.

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale