X

Simetrik ilişki kurbanı çocuklar: Ebeveynler arasındaki kısasa kısas tekniği çocuklara nasıl yansır?

İlişki ve iletişim her canlının kaçınılmaz, içinde aktif var olduğu bir durumdur. İnsanın sosyal bir canlı olduğunu kabul edersek, günlük hayatında herkes ile bir etkileşim ve iletişime geçtiğini de söyleyebiliriz. İletişim, “ilişki” ve “içerik” olarak ikiye ayrılır. Biri ile ilk karşılaştığımız anda, yani o kişiyi ilk fark ettiğimiz anda etkileşim başlar, bu da ilişki öncesi pozisyondur ve insanlar sözel olarak bir iletişime geçtiğinde aynı zamanda ilişki biçimini belirleyen mesajlar iletmeye başlar.

“İçerik” kısmı burada devreye girer ve kişiler arasındaki ilişki biçimi, hangi davranışların, hangi kalıpların kullanılacağı belirlenir. Bu bağlamda bakıldığında açık sözel iletişimden daha önemli bir şey varsa, o da iletişimin içeriğidir. Örneğin, birine “seni seviyorum” derken, yüz ifadeniz, duruşunuz ve mimikleriniz ile “senden nefret ediyorum” mesajını iletebilirsiniz. Rahatsız olduğunuz durumu aktarırken yine içerikte bu durumu kabullenebileceğiniz mesajını da iletebilirsiniz. İlişkilerin karmaşası da burada meydana geliyor. Eğer ilişki ve içerik birbiri ile uyumlu olsaydı hiç kimse anlaşılmadığı veya anlamadığı duygusuna kapılmaz ve açık, net ilişkiler yaşardı.

Bugün herkes; birinin çocuğu, birilerinin arkadaşı, birilerinin kardeşi veya meslektaşıdır. Bütün bunlar ilişki sisteminin yönünü belirleyen alt sistemlerdir.

Evlilik ve ilişkileri sistem olarak kabul ettiğimizde, her kişi sistemin bir üyesidir ve her ikili ilişkide alt sistemdir. Yani bugün herkes birinin çocuğu, birilerinin arkadaşı, birilerinin kardeşi veya meslektaşıdır. Bütün bunlar ilişki sisteminin yönünü belirleyen alt sistemlerdir. İçerikle beraber farklı iletişime geçildiğinde bir takım ilişki tipleri ortaya çıkar, onlardan biri de simetrik (paralel) ilişkidir. Bu tipleri kişiler ilk etkileşimden itibaren belirler.

Simetrik ilişki nedir?

Simetrik ilişkide çiftler, birbirleri ile eşit olduklarını savunmak adına, kısasa kısas tekniğini kullanır. Yani çiftlerden biri ne yapıyorsa diğeri kendinde de onu yapmayı hak görür ve rahatsız olunan durumlar, problemler konuşarak değil davranışsal olarak iletilir. Örneğin, erkek kendi arkadaşları ile geç saatlere kadar bireysel vakit geçiriyorsa ve kadın bu durumdan rahatsızsa, bunu dile getirmek yerine kendi de aynı davranışı sergiler. Bu tip çiftlerin tartışmaları sık ve çözümsüz olur. Genelde tartışmada suçlamalar hakimdir. Peki kendi içinde bu ahenge alışmış çiftlerin çocukları bu durumdan nasıl etkileniyor?

Simetrik ilişkide çiftler, birbirleri ile eşit olduklarını savunmak adına, kısasa kısas tekniğini kullanır.

İlişki tipleri kişilere göre belirlenir ve iki tarafın sıkıntı görmediği tiplerde müdahaleye gerek kalmaz, fakat bu tip ilişkilerde en çok zararı çocuklar görür. Kişiler çocukların yanında tartışmaktan kaçınmamakla beraber, çocuklarından taraf olmalarını da bekler. Çocuklarsa kendi alt sisteminde anne-çocuk ve baba-çocuk ilişkisi kurarken, bir anda karı-koca ilişkisinin içinde pozisyon almak durumunda kalır ve büyük suçluluk, çaresizlik, öfke duyarlar. Çocuklar tutarsız ve sağlıklı ebeveynlikten uzak büyüdükleri için, kendi benlik algılarında sıkıntı yaşayabilir, aşırı telafici olarak anne ve babayı memnun etmeye, onların onayını almaya karşı üst düzey çaba sarf edebilirler. Böyle bir bağlanma şekli de yetişkin ilişkilerde bu tarz yaklaşımın devamına sebep olur. O çocuklar büyüdüklerinde ya da ileride kurdukları ilişkilerde (iş ilişkileri, arkadaşlık, romantik ilişkiler, ebeveynlik) bu durumu sürdürebilecekleri partnerler seçer ve öz saygılarını yitirirler ya da bundan kaçmak adına ilişki kurmamaya çalışarak doğanın düzenine karşı gelirler.

 

İlginizi çekebilir: Sevgili ailem; bana duygu koçluğu yapar mısınız?Sevgili ailem;

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Nihal Tural: Nihal Tural; Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü yüksek lisans mezunudur. Öğretim hayatının yanı sıra alanında uzman kişilerden terapi eğitimlerini de tamamlayarak Bilişsel Davranıçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi, şema Terapi ve Cinsel Terapi uygulamaya hak kazanmıştır. Mesleğini seven bir terapist olarak kendini geliştirmeye devam etmekle beraber, engelli bireyler ile çalışmalar yapmıştır. İstanbul'da özel danışmanlık merkezinde yetişkin bireyler ile çalıştıktan sonra Ankara'ya taşınarak Özel Arte Cerrahi Hastanesi bünyesinde çocuk, ergen ve yetişkinler ile psikoterapist olarak çalışmaktadır

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale