X

Silahlandırılmış beceriksizlik (weaponized incompetence) nedir?

Eşiniz, çocuk bakımında sizin kadar iyi olmadığını ve çocukları parka sizin götürmenizin daha iyi bir fikir olduğunu mu söylüyor? Veya iş arkadaşınız, sizin kadar iyi bir sunum hazırlayamadığını belirterek, her fırsatta sizin onun yerine sunum hazırlama işini üstlenmenizi mi rica ediyor? Belki de ergen çocuğunuz iyisini seçmeyi bilmediğini söyleyerek kahvaltı için iki domates almaya markete gitmeyi kabul etmiyor… Evet örnekler çok; konumuz, ‘sözde’ yeteneksizlik yani weaponized incompetence ya da Türkçe karşılığı ile silahlandırılmış beceriksizlik.

Partneriniz ev işlerinden ‘ben senin kadar iyi yapamıyorum’ diyerek kendini sıyırıyor, eşiniz çocukların bakımını ‘sizin daha iyi olduğunuzu’ söyleyerek size paslıyor, iş arkadaşlarınız ‘beceremediklerini’ belirterek birtakım görevleri sizin üstünüze yıkıyorsa, silah haline getirilmiş beceriksizlik ile karşı karşıya olabilirsiniz. Bu durumlar, yaşamımızın çeşitli alanlarında karşılaştığımız ve çoğu zaman farkında olmadan kabullendiğimiz bir olgu olan “silahlandırılmış beceriksizlik” örnekleri… Gelin, bu terimi daha yakından ele alalım.

Beceriksizlik mi yoksa bahane mi?

Silahlandırılmış beceriksizlik, bireylerin belirli görevleri yerine getirme konusunda kasıtlı olarak yetersiz kalmaları, böylece o görevlerden kaçınmaları ya da onları başkalarına yüklemeleri anlamına geliyor. Bir nevi beceriksiz-miş gibi yapma durumu da denilebilir. Bu davranış, ilişkilerde, aile içinde veya iş yerinde yaygın olarak gözlemlenebiliyor. Ama çoğumuzun tahmin edebileceği üzere en çok ev yaşantısında ve erkeklerde örnekleri görülüyor.

Sosyal medya hesaplarında erkeklerin market alışverişi gibi çok olağan bir işi bile doğru yap’a’madığını gösteren videolara denk gelmiş olabilirsiniz, hani eşlerinin alınacaklar listesini görselleriyle birlikte ellerine tutuşturdukları… Veya bulaşık makinesini en olmaması gereken şekilde yerleştiren erkeklerin partnerlerinin yaptığı TikTok paylaşımlarına…

Örnekler sayısız olsa da hepsinin tek bir ortak noktası var; o da yap’a’mamak değil yapmak istememek. Çoğu erkek, ev işlerinden, çocuk bakımından veya bilimum sorumluluktan kaçmak için sözde beceriksizliklerini bir savunma sanatına dönüştürerek sorumluluklardan kaçıyor.

Bu tür davranışlar zamanla ilişkide ciddi gerilimlere yol açabilir. Sorumlulukların adil olmayan bir şekilde dağılımı, mağdur partnerde stres, öfke ve hayal kırıklığına neden olurken, uzun vadede bu durum ilişkinin temelini zayıflatabilir ve çiftler arasında güvensizlik oluşturabilir.

Üstelik yalnızca ev yaşantısında, romantik ilişkilerde değil, iş dünyasında da silahlandırılmış beceriksizlik örneklerine rastlamak mümkün. İş yerinde, bir çalışanın belirli görevleri yerine getirmede sürekli olarak yetersiz kaldığını iddia etmesi, bu görevlerin başkalarına aktarılmasına yol açabilir.

Bu, ‘Ben o raporu senin kadar iyi hazırlayamam, sen yaparsan çok daha iyi olur’ veya ‘O müşteri ile senin görüşmen daha etkili olabilir’ gibi örneklerde kendini gösterebilir. İş yapılan sektörün türünden bağımsız olarak benzer örneklerle karşılaşmak mümkün. Bu davranış şekli, çalışanlar arasında haksız yük dağılımına neden olacağı gibi moral ve motivasyon seviyelerinde düşüşlere de yol açabilir. Dahası, genel verimlilik azabilir, kurum içerisinde çatışmalar artabilir. Uzun vadede hem çalışanlar arasındaki ilişkiler zedenelir hem de çalışanların iş yeri memnuniyeti düşebilir.

Silah haline getirilmiş beceriksizlik ile mücadelenin yolları

Peki, bu durumlarla baş etmenin bir yolu yok mu? Bir taraf her zaman ‘her şeyin daha fazlasını’ yapmaya mecbur mu? Elbette ki değil.

Ev ve aile içerisinde:

  • İlk olarak aile ve ev içindeki sorumluluk ve görevlerin adil bir şekilde paylaştırılması çok önemli.
  • Partnerlerden biri herhangi bir konuda tüm yükün omuzlarına kaldığını hissediyorsa, bunun konuşulması, sorunların büyümesini önleyebilir.
  • Açık ve dürüst bir iletişim, anlayış ve çözüm yolları bulmak için en önemli adım; bunu unutmamak ve herkesin açıkça kendisini ifade etmesi oldukça kritik.
  • Ev içinde, partnerler arasında beklentilerin dile getirilmesi, çocuk bakımı, market, temizlik ve benzeri ortak sorumlulukların ne şekilde planlanacağı mutlaka konuşulmalı ve herkesin eşit pay alması sağlanmalı.
  • Aile içinde düzenli olarak toplantılar yapmak, herkesin sorunları dile getirmesine ve görev dağılımı konusunda adil kararlar alınmasına olanak tanıyabilir.

İş ortamında:

  • Düzenli performans değerlendirmeleri ve geri bildirim oturumları, çalışanların gelişim alanlarını belirlemelerine ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.
  • Takım içinde açık iletişimin teşvik edilmesi ve herkesin katkıda bulunmasının önemi sık sık vurgulanmalı.
  • Görevlerin ve sorumlulukların daha adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamak için yöneticiler aktif rol almalı.
  • Çalışanların yeteneklerini geliştirmeleri için eğitim ve profesyonel gelişim fırsatları sunulmalı, bu sayede gerçekten kendisini yetersiz hisseden çalışanların da desteklenmesi sağlanabilir.

Hem ev hem iş ortamında silahlandırılmış beceriksizlik davranışları ile mücadele edebilmek için açık iletişim kurmak çok önemli. Siz de benzer örneklere maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, eşit görev ve sorumluluk dağılımı için partnerinizle, aile üyelerinizle veya çalışma arkadaşlarınıza iletişime geçmeli, durumun ciddiyetini mutlaka ifade etmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Kadınların omuzlarındaki görünmez ağırlık: Zihinsel yük nedir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale