X

Şikayetlerinizin altında yatanı keşfedin: Öfkeniz aslında kime?

Müzik işleri yaptığım dönemde, iş için Adana’ya gitmiştik ve uzun provalardan dolayı dört gün orada kalmıştık. Hayatımın her şeyin üst üste geldiği ve aşırı mutsuz olduğum dönemleriydi, bunun için de aşırı agresiftim. Bir gün öğle yemeği sonrası 2-3 saat boş vaktimiz vardı, biz de havuz başında dinleniyorduk. O sırada çok sevdiğim abim, mentörümle konuşmaya başladık ve ben her zamanki gibi şikayet etmeye başladım. Biliyorsunuz Amerika’da ölümden döndüm, canlı canlı ameliyat oldum, kardeşim, anneannem, dedem yakın zamanda vefat etti, iyi para kazanamıyorum, kimse beni anlamıyor, sevgilim yok, sevgilim olsun istiyorum… Bunun üzerine aramızda geçen konuşmaları sizlerle paylaşacağım çünkü benim hayatımda çok büyük bir dönüm noktası olmuştur, sizlere de faydalı olacağını düşünüyorum. Yıllar geçmesine rağmen cümle cümle hatırlıyorum konuşmalarımızı.

B: Biliyorsunuz Amerika’da ölümden döndüm, canlı canlı ameliyat oldum, kardeşim, anneannem, dedem yakın zamanda vefat etti, iyi para kazanamıyorum, kimse beni anlamıyor, sevgilim yok, sevgilim olsun istiyorum…

X: Bir erkek neden seninle birlikte olmak istesin Bahar?

B: Güzelim, zekiyim, uyumluyum, güzel yemek yapıyorum, eğlenceliyim, iyi arkadaşım, vücudum güzel…

X: Evet, hepsine katılıyorum ama sen mutsuzsun ve sürekli şikayet ediyorsun! Kim niye mutsuz ve sürekli şikayet eden biriyle birlikte olmak istesin? Hiç kimse sabah kalktığında mutsuz biriyle uyanmak istemez, sen ister misin?

B: Hayır, tabii ki istemem.

X: Seni sevdiğimi ve seni düşündüğüm için bunları söylediğimi biliyorsun. Sevmediğim birisi olsan zaten söylemem ve yorumda da bulunmam. Yanlış anlamayacağını da biliyorum, ayrıca bu yollardan ben de geçtiğim için seni çok da iyi anlıyorum. Yaşadığın şeyler çok zor şeyler, bunu yakının biri olarak ben biliyorum ama seni tanımayan bir insan için dışarıdan görüntün nasıl biliyor musun? Bak sana şöyle örnekleyeyim: Chihuahua’lar nasıldır?

B: Küçük, sevimli, oyuncu ama sesleri çok gıcık ve tiz, böyle sevmek istiyorsun ama sesini duyunca gıcık olup kaçıyorsun.

X: Aynen öyle! Peki bulldog’lar nasıldır?

B: Güçlü, sert, dayanıklı…

X: Evet, bence de, aynı zamanda bulldog’lar ses çıkarmaz, tetiktedir, iyi gözlemlerler, sadece bir tehlike görürlerse kendilerini korumak için havlarlar. Bu örnekleme içinde sen chihuahua’sın. Evet, güzelsin, sempatiksin ama sürekli tiz sesle çemkirdiğin için insanlar senden kaçıyor. Benim için hiç sorun değil, ben seni anlıyorum ama seni tanımayanlar için bu şekilde gözüküyorsun. Yaşadığın bu zorlu dönemden dolayı böyle olduğunu biliyorum. Bu dönemin zorlu olduğunu da biliyorum ama bulldog gibi kendi içinde bütün olursan bunları çok rahatlıkla atlatacağını da biliyorum. Yanlış anlama, seni tenkit etmiyorum, o benim haddime değil. Ayrıca sen hayatında chihuahua olmayı da tercih edebilirsin, saygı duyarım ama bir zaman sonra seninle arkadaş olmayı bırakırım. Eğer bir sorunun varsa, gel, söyle, bunu çözmeye çalışalım ama sürekli bunları tekrar etmek bir çözüm değil, çevrenden insanları uzaklaştırmak bir yana başta sana yazık sürekli bu döngülerle yaşadığın için. Ayrıca herkesin bir sorunu var. Kim niye sürekli senin şikayet etmeni dinlesin ki? Bir zamanlar ben de senin gibiydim, her zorlukta öfkelenir, söylenirdim. Sonra bir gün meditasyon hocam geldi bana dedi ki “Öfken kime?”

Evet arkadaşlar, bu konuşmanın ardından seneler geçti, türlü türlü badireler yaşandı, işlerim battı, sağlığım bozuldu, o oldu, bu oldu… Dönüp dönüp aynı noktaya geldiğim zamanlar da oldu, çok mucizevi olaylar da yaşadım. Bütüne bakınca her şey oluyor, olmaya da devam edecek. Önemli olan nedenlerini bulmak. Evrende dualite yok, onun için de bir örneklemeyle başladığım kişisel gelişim yolculuğumda geldiğim nokta şu: Chihuahua’lara gerçekten tahammül edemiyorum ama bulldog olacağım diye kendime baskı da yapmıyorum çünkü içinde patlamak da çözüm değil. Bu yaşadıklarım sadece benim başıma gelmiyor, bütünün parçaları olarak hepimiz benzer şeyler yaşıyoruz. Hem çok sosyal, hem de işi insanlarla olan biri olarak çok net söyleyebilirim ki “EĞER BİRİSİ SÜREKLİ AYNI KONUDAN ŞİKAYET EDİYORSA, ASLINDA O DURUMDAN MUTLUDUR!” Onun için lütfen şikayetçi olduğunuz konuları aşağıdaki beş aşamayla değerlendirin ve kendinize karşı dürüst olun. Ben yazmanızı tavsiye ederim.

  • Analiz edin.
  • Bu durumdan çıkmak için neler yapabileceğinizi araştırın.
  • Size fayda sağlamayan her şeyi hayatınızdan eleyin.
  • Aynı durumu tekrar tekrar yaşamamak için öğrenin ve geride bırakın.
  • Bir sonraki evrimsel sürecinizi başlatın.

Değişim belki bir günde olmayabilir ama değişmeye başlamak bile hayatınızda büyük faydalar yaratacaktır, önemli olan kararlı olmak. Bir Amerikan atasözü der ki “Bir cümlede ama varsa gerisi yalandır.” “Ama”lardan kurtulmanız dileğiyle… Unutmayın ki kimse sihirli değneğiyle gelip size muhteşem bir hayat sunmayacak…

İlginizi çekebilir: Dönüşüm kişisel bir süreçtir: Bilmek, öğrenmek, öğretmek üzerine

Bahar Çolak: Bahar Çolak; Zen felsefesinin derinliğini modern biyomekanik ve longevity odağıyla sentezleyen ZenFit Journey metodolojisinin kurucusudur. Bilim, sanat ve felsefeyi bir yaşam mimarisi olarak kurgulayan bir Sağlık İçin Egzersiz Antrenörü, Wellness Filozofu ve sistem tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Yeditepe Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünden mezun olan Bahar Çolak, çocukluk yıllarından itibaren spor ve sanatı bir yaşam disiplini olarak birlikte geliştirdi. Basketbol ve badminton gibi dinamik branşların yanı sıra; oyunculuk, piyano ve gitar ile şekillenen bu çok yönlü geçmiş, bugün sunduğu bütüncül sistemin hem fiziksel hem de estetik temelini oluşturur. Üniversite yıllarında müzik sektörü ve sergi küratörlüğü ile başlayan profesyonel yolculuğu, yoga disipliniyle tanışmasıyla yeni bir yön kazandı. Yoga eğitmenlik programının ardından Yin, Çocuk ve Hamile Yogası ile Mindfulness alanlarında uzmanlaştı. Ancak bu pratiği yalnızca spiritüel bir alan olarak değil, bilimsel ve rasyonel bir zeminde yeniden yapılandırma ihtiyacı, yönünü belirleyen temel kırılma noktası oldu. Bu yaklaşım onu New York University’de (NYU) Yoga ve Fizyoloji eğitimi almaya yönlendirdi. 2018 yılından bu yana hareketi bir performans çıktısı olarak değil, nöromüsküler regülasyon ve yaşam organizasyonu sistemi olarak ele almaktadır. Bu süreçte bilgisini: Düzeltici egzersiz, sağlık için egzersiz (medikal egzersiz), pilates temelli hareket sistemleri ile derinleştirdi. Bu akademik ve uygulamalı altyapı, güvenlik, hizalanma ve fonksiyonel bütünlüğü merkeze alan yaklaşımının temelini oluşturur. Hareket pratiğinin odağında Zen felsefesi yer alır. Ancak burada Zen, spiritüel bir çerçeveden ziyade sadelik, dikkat ve sinir sistemi regülasyonu prensibi olarak ele alınır. Eğitmenlik yaklaşımında güç, esneklik ve mobiliteyi; longevity ve anti-aging protokolleriyle birleştirir. Bu sistem wellness’ı yalnızca egzersiz değil, bir biyo-bütüncül yaşam mimarisi olarak ele alır: hareket paternleri, sinir sistemi regülasyonu, uyku ve stres yönetimi, günlük yaşam ergonomisi, çevresel ve davranışsal düzen ZenFit Journey, Bahar Çolak’ın 2018’de temellerini attığı bu çok katmanlı deneyimlerin rafine bir sonucudur. Bu metodoloji: bilginin teoriden deneyime evrilmesini, gereksiz katmanların ayıklanmasını, beden üzerinden öğrenmeyi merkeze alır. ZenFit Journey, hareketi yalnızca fiziksel bir eylem değil, sinir sistemi üzerinden yaşamı organize eden bilimsel bir farkındalık pratiği olarak ele alır. Beden değiştiğinde, algı değişir. Algı değiştiğinde yaşam yeniden organize olur.​
İlgili Makale