X

Sıcak ve nostaljik dekorasyon trendi: Büyükanne tarzı nedir, evinizde nasıl uygulanır?

Son zamanlarda Instagram ya da TikTok’ta gezinirken mutlaka gözünüze çarpmıştır. Dantelli örtüler, çiçek desenli koltuklar, vitrin içinde sergilenen cam şekerlikler, duvarda aile fotoğrafları… 

Türkçeye tam çevirdiğimizde “büyükanne tarzı dekorasyon” diyebileceğimiz “Grandmacore” akımı, aslında sadece nostaljik bir stil değil. Daha çok, evin içinde yaşanmışlık hissi yaratma arzusu. Hani bazı evlere girdiğinizde içiniz ısınır ya, koltuğa oturunca kalkmak istemezsiniz. Sanki o ev sizi tanıyormuş gibi hissettirir. İşte grandmacore tam olarak bu duygunun peşinde.

Minimalizmin uzun süre hayatımızı domine eden sade, gri, bej ve soğuk çizgisinden sonra birçok insan evinde biraz daha hikaye, biraz daha karakter görmek istiyor. Sadece şık değil, aynı zamanda anlamlı bir alan oluşturmaya olanak sağlıyor.

Peki grandmacore tam olarak neyi ifade ediyor ve siz bu trendi evinize nasıl uyarlayabilirsiniz?

Büyükanne estetiğini evinize nasıl taşırsınız?

Büyükanne estetiği, adından da anlaşılacağı gibi, babaannelerin/anneannelerin evlerinden ilham alıyor. Ama bu, evi tamamen eski eşyalarla doldurmak anlamına gelmiyor. Burada asıl mesele sıcaklık, katmanlı bir görünüm ve kişisel hikayeyi eve yaymak.

Nakışlı yastıklar, dantel detaylar, çiçek desenli kumaşlar, ahşap mobilyalar, küçük biblo ve objeler… Belki annenizin vitrininde duran o cam kase, belki babaannenizin size verdiği pirinç şamdan. Normalde depoda duran o parçalar, bu akımda başrolde.

Siz de çeyiz sandığında duran el işi masa örtüsünü yıllardır kullanmıyorsanız, belki de tozlu sandıktan çıkarmanın zamanı gelmiştir. Konsolun üzerinde duran sade vazonun altına o işlemeli örtüyü koyduğunuzda, eviniz bir anda daha sıcak görünmez mi?

Büyükanne stili aslında mükemmel uyumdan çok, anlamlı parçaların bir araya gelmesini savunuyor. Birbiriyle birebir aynı tonlarda olmayan eşyalar olabilir. Ama her biri size bir şey hatırlatıyorsa, işte o zaman doğru yerdesiniz.

Büyükanne tarzı neden bu kadar popüler oldu?

Uzun süre minimal dekorasyon trendi ön plandaydı. Az eşya, düz renkler, sade çizgiler. Elbette hala çok şık. Ama birçok kişi zamanla bu sadeliğin biraz mesafeli hissettirdiğini fark etti. Ev güzel ama ruhsuz.

İnsanlar artık evlerinde sadece estetik değil, hikaye görmek istiyor. Aile fotoğrafları açıkta dursun istiyor. Bit pazarından alınan o ilginç obje saklanmasın istiyor. Anneannenin kristal kasesi vitrinde değil, masanın üzerinde kullanılsın istiyor.

Büyükanne estetiği tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor.

Bu trend, size şunu söylüyor: Eviniz showroom olmak zorunda değil. Biraz karışık olabilir. Biraz nostaljik olabilir. Ama sizin olsun.

Büyükanne tarzını uygularken nelere dikkat etmelisiniz?

Burada ince bir denge var. Çünkü “fazlası iyidir” yaklaşımı bir noktadan sonra gerçekten fazla olabilir.

Öncelikle dengeye dikkat etmeniz gerekli. Eğer çiçek desenli bir koltuk kullanıyorsanız, yanına daha sade bir berjer koyabilirsiniz. Eğer duvar kağıdınız desenliyse, halınız daha sakin olabilir. Dekorasyonda gözün dinleneceği alanlar bırakmak önemli.

Bir diğer önemli nokta, her eski parçayı sergilemek zorunda olmadığınızı bilmek. Anısı olan her parçayı evinizde sergilemek, bazen antika dükkanı havası yaratabilir. Bunun yerine, geçmişi olan birkaç anlamlı parçayı öne çıkarın; örneğin dedenizin radyosu ya da annenizin dantel runner’ı gibi. Böylece hem evinizde hikaye hissi korunur hem de dekorunuz sıcak ve samimi kalır.

Dokularla oynamaktan çekinmeyin. Kadife yastıklar, dantel detaylar, patine görünüm kazanmış metal aksesuarlar, koyu ahşap tonları. Bu kombinasyon evde derinlik yaratır.

Ve en önemlisi, karıştırmaktan korkmayın. büyükanne tarzı mükemmel eşleşme aramaz. Karakter arar.

Günlük hayatta büyükanne estetiği nasıl görünebilir?

Sabah kahvenizi içerken, cam kenarındaki küçük sehpanın üzerinde aile fotoğraflarınız olabilir. Salon dekorunuzda birkaç küçük biblo ya da el yapımı bir mum da hoş bir detay katabilir. Salonunuzda koltuklarda ise biraz fazla yastık olabilir. Ama yastık kılıflarından biri büyükannenizin ördüğü dantel detaylı olabilir ve masanızdaki örtüyle uyum yakalayabilir.Bu küçük detayların hepsi evinize sıcaklık katacaktır. Odanızın ışıklandırmasında sade bir avize yerine, biraz nostaljik bir abajur tercih edebilirsiniz. Işığın tonu sarıya yakın olduğunda, ortamın havası bir anda değişecektir.

Büyükanne tarzı size uygun mu?

Eğer evinizin derli toplu ama biraz daha sıcak olmasını istiyorsanız, bu trend size hitap edebilir. Eğer sade ama biraz fazla steril gelen alanlardan sıkıldıysanız, küçük dokunuşlarla başlayabilirsiniz.

Belki ilk adım olarak aile fotoğraflarınızı çerçeveleyip duvara asarsınız. Belki sade koltuğunuza işleme bir kılıfı olan yastık eklersiniz. Belki vitrindeki cam eşyaları kullanmaya başlarsınız.

Unutmayın, büyükanne estetiği bir dekorasyon listesi değil, bir yaklaşım. Sizi yansıtan her parçaya alan açmakla ilgili.

Eviniz dergide çıkacak kadar kusursuz olmak zorunda değil. Ama içine girdiğinizde içinizi ısıtıyorsa, doğru yoldasınız demektir.

Kaynak: goodhousekeeping

İlginizi çekebilir: 2026 yılında öne çıkan ev dekorasyon trendleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale