X

Sessiz kalmakla elde edebileceğiniz olumlu kazanımlar

“Söz gümüşse sükût altındır.” Ancak bu atasözünün hayatımızda ne kadar yeri var bir düşünelim. Tam tersine sessiz kalmak garip ve istenmeyen bir durumdur adeta. Kafamızdaki sesler yetmezmiş gibi şehrin gürültüsü, sürekli her kafadan çıkan bir ses derken sessizlik pek hayra alamet değil diye zannederiz çoğu zaman. Çünkü mevcut sistemde “Ben de varım!” demek için hep sesini yükseltmen, hep bir gürültü çıkarman gereklidir. Öte yandan, düşüncelerimizle baş başa kalmaktan veya yalnız kalmaktan o kadar korkarız ki gürültüye ayak uydururuz. Sırf başkalarına hoş görünmek için, boş sohbetlerin içinde buluruz kendimizi. Gerçek dünyaya merhaba demek için uygun düştüğü durumlarda sessiz kalmayı bilmek gerek.

Peki ya sessizliğin sağlığınız için de faydaları olduğunu biliyor muydunuz?

Uplifers olarak ünlü atasözüne kulak verdik ve sessizliğin gerek kurduğumuz diyaloglar, gerek sağlığımız için faydalarını araştırdık ve sizler için sıraladık:

Kendinize ayna tutmanızı sağlar

Pek de önemi olmayan bir sohbette sessiz kalmak, konuya dair daha fazla bir farkındalık getirir. Yalnızca dinleyerek boş yere sohbete malzeme vermemek, farkındalıktan daha da ötesine işaret eder. Başınızla kibarca onaylamak veya “Evet”, “Öyle mi?” demek diğer kişinin durumun farkına varmasını sağlayacaktır. Böylece ağızlarından çıkana kulak verecek, kullandıkları sözcüklerin ardındaki huzursuzluğu hissedip tonlamalarının farkına varacaklardır.

Kabullenme yavaş yavaş yayılır

Her kimse sırf size garip görünmemek adına konuşup duruyorsa, sessiz kalmak görevi size düşüyor. Sessiz kalmakta bir sorun olmadığını göstermelisiniz. Her lafın arkasına bir ton yorum yapmaya, aklından geçen her şeyi söylemeye gerek yok. Hepimiz birbirimizi tanıyoruz. Her şey yolunda. Nefes alın, etrafı gözlemleyin. Zihninizdekilere kulak verin. Duygularınızı hissedin. Konuyla gerçekten alakalı veya heyecanlı bir kıvılcım çakıyorsa beyninizde, işte o zaman söyleyiverin. Aksi takdirde konuşmanın hiçbir önemi yok. İlk maddede belirttiğimiz yöntemler ile farkında bir dinleme tekniği uygulayarak başkalarına da bu davranışı yayabilirsiniz.

Yaşadığınız anın değerini bilmenizi sağlar

Sahip olacağımız her şey, içinde bulunduğumuz andır. Öyleyse hiç istemediğiniz bir sohbete dâhil olarak bir başka eşi bulunmayan mevcut anı kaçırmanın ne anlamı vardır? Konuyla hiçbir alakanız yoksa ya da gereksiz yere negatif bir havaya yol açıyorsa neden canınızı sıkasınız ki? Mevcut ana ihanet etmeyin. Dalai Lama’nın zamanlı zamansız röportajlara son verdiği bilinir; çünkü hayatla aynı çizgide kalmayı isterdi. Röportajı yapan bilemese de, kendisi röportajın aslında ne zaman bittiğini bilirdi. Bunu siz de uygulayarak, dâhil olmak istemediğiniz sohbetlerin girdabına kapılma tuzağından kurtulabilir, insanların sizi kendi gerçeğinizle aynı doğrultuda düşüncelerle baş başa bırakmasına olanak verebilirsiniz. Kendinizi mutlu etmek için her gün yapabileceğiniz birçok seçeneğiniz var.

Sessizlik stresi azaltır

Gözümüzü açıp güne merhaba dediğimiz her gün, aslında stresli bir güne de merhaba deriz. Ancak sessizlik sayesinde kandaki kortizol seviyesi ve adrenalin düşer. Endişeye de “dur” dedirten sessizlik ile daha düzgün kararlar alabilirsiniz. Bu nedenle en azından 30 dakika da olsa, hayatınızda sessizliğe yer vererek hayatınızı olumlu yönde değiştirin. Örneğin, meditasyon yaparak sessizliğe ilk adımı atabilirsiniz.

Zorluklarla baş etmenize yardımcı olur

Güç bir durumla karşılaştığınızda sessiz bir köşeye çekilip orada zaman harcamanız akıllıca bir yol olacaktır. Böylece, kafanızı meşgul eden düşünceleri bir kenara atar ve çözmeniz gereken soruna odaklanarak güç toplarsınız. Sizi huzursuz eden düşüncelerden zihninizi temizleyerek yaratıcılığınızı daha da artırabilirsiniz. İçsel gücünüzü keşfederek sorunlara çözümcü bir şekilde yaklaşabilirsiniz.

Sessizlikle kendinizi keşfedersiniz

Sessizliğin stresi azaltmak ya da gereksiz sohbetlerden kaçınmanızı sağlamaktan da öte faydaları vardır. Sessizlik sayesinde zihninizi boşaltarak ruhunuzun derinliklerine doğru bir keşfe çıkma fırsatı bulmakla kalmaz zihninizin gücünü keşfedersiniz. Kendinizi ve isteklerinizi makul bir şekilde frenleyebilirsiniz. 

Kaynaklar

The Unbounded Sprit

OMTIMES

Good Relaxation

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale