X

Senin diyetin hangisi: Kendin için “en iyi diyet”i bulabilmen için 5 önemli madde

Deniz, kum, güneş, tatiller ve koca bir yaz geride kaldı. Şehre dönüşte eminim bir çoğunuzun aklında yine ‘diyet’  var. İstediğin o kiloya geri dönmek için, daha sağlıklı olabilmek için diyet yapman gerektiğinin farkına vardın. Peki hangi diyeti yapacağını veya yapmadığı planladığın diyetin sana uygun olup olmadığını biliyor musun?

İşte bir beslenme programının veya diyetin senin için doğru olup olmadığını belirlemen için 5 önemli madde:

1. Bilimselliği önemse

Zaman zaman bir çok diyet ve beslenme düzeni gündeme geliyor ve popüler oluyor. Ama bir diyet programını uygulamadan önce düşünmen gereken ilk şey, bilimselliği. Popüler diyetlerin bir çoğu belki kısa süreli kilo verme konusunda sana avantaj sağlayabilir ama uzun vadede sağlığını riske atabileceğini de unutma. Popüler diyetlerin bir çoğuyla ilgili uzun süren bilimsel çalışmalar ne yazık ki yok veya eksik. Bu sebeple diyet programınla ilgili ilk hedefin bilimsellik olmalı.

2. Kısa vadeli ve sürdürülebilir hedefler koy

1 haftada 5 kilo verdirmeyi ya da ayda 20 kilo kaybettirmeyi hedefleyen beslenme programları ilgini çekiyorsa bir kez daha düşünmenin vakti demektir. Hızlı kaybettiğin kiloların çok büyük kısmının yağ değil de kas kaybı olduğunu artık bildiğini düşünüyorum. Bu durum verdiğin kiloları fazlasıyla geri almana neden olabilir. Senin için en iyi olan diyet, sana ulaşamayacağın hedefler yerine, sürdürülebilir hedefler koymalı. Ayrıca hedefler büyüdükçe ve ulaşmak zorlaştıkça motivasyonunda azalabileceğini unutma.

3. Hiç bir besine ‘yasak’ deme

Diyet denince akla ilk olarak yasaklar ve kısıtlamalar geliyor biliyorum. Ama eğer senin için doğru beslenme programını arıyorsan yasak kelimesinden de uzaklaşmalısın. Kısa vadede aç kalarak ve kendine sevdiğin besinleri yasaklayarak kilo vermen imkansız değil. Ama doğru ve sürdürülebilir de değil. Unutma ki yasaklar her zaman daha cazipti ve yapılan çalışmalar bireylere yasak konulmasının besinleri tüketme isteğini çok daha fazla artırdığını gösteriyor. Bu sebeple eğer beslenme programının sevdiğin besinleri içermiyorsa ve yasaklarla doluysa, ondan hemen uzaklaş…

4. Yerel besinleri önemse

Diyet yapmaya karar verdin ama listen adını bile duymadığın daha önce tüketmediğin onlarca besinle mi dolu? Avokado, chia, kinoa, maş fasulyesi, macha tozu ve daha bir sürü popüler besin. İnan kilo verebilmek için hiç bir mucizevi besine ihtiyacın yok. Senin için doğru olan beslenme programı ömür boyu tüketebileceğin besinleri içermeli ve bu besinler her zaman alışveriş yaptığın markette, pazarda, manavda bulunmalı. Elbette ki ilk hedef yaşam tarzını değiştirmek ve daha önce tüketmediğin sağlıklı besinlere de artık hayatında yer açmak.

5. Gittiğin yoldan vazgeçme

Kilo vermek, sağlıklı beslenmenin sadece küçük bir parçası. Unutma ki bu bedenle ömür boyu beraber yaşayacaksın ve ona iyi bakmak hiç vazgeçmemen gereken bir hedef. Elbette zaman zaman yoldan çıkabilirsin ama önemli olan battı balık yan gider demeden kaldığın yerden devam etmek. Kilo vermek için uygulayacağın beslenme programı aslında hayatın boyunca devam etmen gereken sağlıklı beslenme programı. Yasaklar içermeyen, seni mutlu eden ve   ‘ ben ömür boyu bununla beslenebilirim’ dedirten.

 

İlginizi çekebilir: Limonlu su yağ yakar mı: Limonun faydaları

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale