X

Şansı yakalamak için kendinizde değiştirmeniz gereken 3 şey

Şans görünüşte her ne kadar talihten kaynaklanan başarı ya da başarısızlık olarak tanımlansa da; aslında ona erişmemizi sağlayan pek çok vasıta vardır. Bu vasıtalarıysa kendi attığımız adımlarla elde ederiz.

Tina Seelig, üniversitelerde girişimcilik dersi veren bir yazar. Şansın sürekli esen bir rüzgar olduğunu ifade eden Seelig, bu rüzgarı yakalayabilmek için kendimizde üç şeyi değiştirmemiz gerektiğini belirtiyor. Hepsi de risk almakla ilgili olan bu üç değişikliği şöyle sıralayabiliriz:

İlginizi çekebilir: Sevdiğimiz bir şansı bulma şansımızı nasıl arttırabiliriz?

Kendinizle olan ilişkinizi değiştirin

Şansı yakalamanın ilk kuralı konfor alanınızdan çıkmaktır. Şanslı biri olabilmek için sizi konfor alanınızdan çıkaracak küçük riskler almaya istekli olmalısınız. Aslında bunu çocukken fazlaca yapıyoruz. Yürümeyi, konuşmayı, bisiklet sürmeyi hep konfor alanımızdan çıkarak öğrendik. Sorun ise yaşımız ilerledikçe bu konudaki cesaretimizin azalması. Çünkü yaş aldıkça kim olduğumuz hissine dair yabancılaşıyor ve kendimizi çok zorlamamaya başlıyoruz.

İnsanlarla olan ilişkinizi değiştirin

Şansı yakalama yolculuğunda size yardımcı olan herkes, hedeflerinize ulaşmada bir rol oynar. Sizin yapmanız gerekense buna dair bir minnet veya şükür duygusu geliştirmek. Bu, insanlarla olan ilişkinize de yansıyacak ve daha olumlu ilişkiler kurmaya başlayacaksınız. Seelig’e göre; eğer karşınızdaki kişiye karşı bir minnet hissi yaşamıyorsanız, yalnızca talihinizi kapatmıyor; aynı zamanda olası fırsatları da kaçırıyorsunuz demektir. Çünkü birilerinin sizin için bir şeyler yapması, başkaları için harcayabilecekleri zamanı size ayırmaları anlamına gelir.

İlginizi çekebilir: Şans kapıyı çalınca: Hem şans, hem sağlık getiren 5 yiyecek

Fikirlerle olan ilişkinizi değiştirin

Çoğu insan ortaya atılan yeni fikirlere bakarak iyi ya da kötü olduklarına dair bir yargıda bulunur. Ancak Seelig’e göre; fikirler ne iyi ne de kötü olabilir ve berbat görünen fikirlerin tohumları çoğu kez gerçekten dikkate değerdir. Bu açıdan bakıldığında çok kötü de görünse fikirleri anlamaya çalışırsanız, belki de hiç kimsenin elde edemeyeceği türden bir şans yakalayabilirsiniz.

Tina Seelig’in kendi şansını yaratmak adına aldığı risklerin onun şans rüzgarına nasıl yardımcı olduğunu öğrenmek ve onun ilham verici hikayelerini dinlemek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

 

Kaynak

TED

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale