X

Sakin bir zihin için: Telefon kullanımını azaltmak hayatınızı nasıl etkiler?

Telefonumuz günlük yaşantımızın olmazsa olmazlarından. İstediğimiz bilgiye, istediğimiz zaman ulaşmak, sosyal medya hesapları aracılığıyla arkadaşlarımızdan haberdar olmak, hayatımızı kolaylaştırıyor. Ama bunun dozunu kaçırdığımızda, telefonumuz zihnimizi gün boyunca meşgul eden bir araca dönüşüyor ve zihnimizin dinlenmesi için alan bırakmıyor.

Telefon artık o kadar bizden biri ki, arkadaşlarımızla buluştuğumuzda o da bizimle oturuyor, yolda yürürken elimizden tutuyor, yemek masasında yanımızda bekliyor, tatilde aynı şezlongu kullanıyor. Fakat sevdiklerimizle bir aradayken herkesin telefonundan bir şeylere bakıyor olması, bir arada olmanın tadını çıkarmak ve anı yaşamak varken, birlikte sessizce oturmak ya da karşındakini dinlememek eylemine dönüşüyor. Hazırladığımız yemeği birlikte yiyecek olmanın heyecanıyla dolacakken, “Bu harika yemeği yiyorum” mesajını uzaktaki arkadaşlarımıza aktarmak için çekilen ve sosyal medyada paylaşılan fotoğrafın heyecanıyla yetiniyoruz.

Tüm bu alışkanlık anlarına baktığımızda zihnimizi boşaltmak için yaptığımız aktiviteleri, yine zihnimizi meşgul eden aktiviteler haline getiriyoruz. Ve bu alışkanlık uzun dönemde bize yorgunluk hissi olarak geri dönüyor. Sonrasında geceleri kaliteli uyuyamamaktan, üşengeçlikten, hayattan zevk alamamaktan dem vuruyoruz. Oysa hayatı daha enerjik, daha mutlu ve daha huzurlu yaşamayı kim istemez ki? Peki bunun için telefon kullanma alışkanlığımızı nasıl daha sağlıklı hale getirebiliriz?

Sağlıklı telefon kullanımının sırrı aslında anı yaşamakla paralel: Yani hangi işi yapıyorsan ana odağın o olmalı. Kendimden örnek verecek olursam, birkaç sene öncesine kadar, whatsapp’ımdaki tüm grup yazışmalarını anlık olarak takip ediyordum. Yemek yerken dikkatim telefonumun ekranında beliren bildirimlere gidiyordu ve mesajları okuyup gerekiyorsa cevaplıyordum. Ya da çalışırken klavyemin yanında duran telefonumun ekranında beliren grup konuşmasına bakıyordum; odaklanmam gereken işin ortasında ister istemez dikkatim dağılıyordu. Bir süre sonra bu gruplar ve konuşmalar artmaya başladı. Ben de tüm bu konuşmalara yetişebilmek için yemekte, dışarıda arkadaşlarımla buluştuğumda, işte, televizyon izlerken hep eş zamanlı olarak telefonuma bakar oldum. Ve fark ettim ki artık bir aktivite yaparken dikkatim istemsiz olarak telefona gidiyordu. Ekranda bir şey görünmüyorsa bile telefonun kilidini açıp bildirim var mı diye kontrol edecek kadar bağımlı hale gelmiştim. Bu da yaptığım ana iş esnasında zihnimin karışmasına sebep oluyordu.

Bu durumdan yakınmaya başladığım dönemde karşıma çıkan dijital detoks hakkındaki yazılarda yer alan bazı önerileri uygulamaya karar verdim. Bunlardan benim için en etkili olanı da whatsapp bildirimlerimi kapatmak oldu. Artık kilitli ekranımda bildirimleri görmeyip, sadece uygulamalar sayfasına gidip baktığımda whatsapp uygulaması yanında mesaj sayısı görünecek şekilde ayarlama yaptım. İlk başta bağımlı gibi ekran kilidimi açıp mesaj geldi mi, gelmedi mi diye kontrol etmiş olsam da kısa sürede alıştım ve bu yeni alışkanlığım bana çok iyi geldi!

Artık her ne yapıyorsam hem daha rahat odaklanabiliyorum, hem de yaptığım şeyden daha çok keyif alıyorum. Arkadaşlarımla mı buluştum, onlarla “gerçekten” sohbet ediyorum. Onların telefon kullanma alışkanlığı fazla olsa da, beni görünce yalnız bırakmamak için kullanımlarını ister istemez azaltıyorlar. Ya da bazen bu konuya dikkat çekerek kapattırıyorum. Birlikte uzun vakit geçirdiğiniz gruptaki herkesin telefonuna kilitlenmesindense, en azından bir kişinin bu alışkanlığı kırması inanın ki çok şeyi değiştiriyor. Buna ilave olarak yemek yerken veya kitap okurken de telefonumu kontrol etmeden zaman geçirebildiğim için sadece o an yaptığım şeye odaklanabiliyorum. Bunların hepsi zihnimin berrak kalmasına yardımcı oluyor. Günün karmaşasından uzaklaşıp rahatlamak için gerçekleştirdiğim aktivitelerimde, zihnimin sakinliği sayesinde rahatlamayı gerçekten başarabiliyorum. 

Bugün bir adım atarak etkisi küçük görünen ama zihninizi sakinleştirerek daha huzurlu olmanıza yardımcı olacak telefon kullanma alışkanlığınızı normalleştirmeye ne dersiniz? Siz de çevrenizdeki değişikliği yaratan o kişi olabilirsiniz! 

İlginizi çekebilir: Dengeli bir hayat için akışta olmanın önemi

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale