Sakin bir zihin için: Telefon kullanımını azaltmak hayatınızı nasıl etkiler?

Telefonumuz günlük yaşantımızın olmazsa olmazlarından. İstediğimiz bilgiye, istediğimiz zaman ulaşmak, sosyal medya hesapları aracılığıyla arkadaşlarımızdan haberdar olmak, hayatımızı kolaylaştırıyor. Ama bunun dozunu kaçırdığımızda, telefonumuz zihnimizi gün boyunca meşgul eden bir araca dönüşüyor ve zihnimizin dinlenmesi için alan bırakmıyor.

Telefon artık o kadar bizden biri ki, arkadaşlarımızla buluştuğumuzda o da bizimle oturuyor, yolda yürürken elimizden tutuyor, yemek masasında yanımızda bekliyor, tatilde aynı şezlongu kullanıyor. Fakat sevdiklerimizle bir aradayken herkesin telefonundan bir şeylere bakıyor olması, bir arada olmanın tadını çıkarmak ve anı yaşamak varken, birlikte sessizce oturmak ya da karşındakini dinlememek eylemine dönüşüyor. Hazırladığımız yemeği birlikte yiyecek olmanın heyecanıyla dolacakken, “Bu harika yemeği yiyorum” mesajını uzaktaki arkadaşlarımıza aktarmak için çekilen ve sosyal medyada paylaşılan fotoğrafın heyecanıyla yetiniyoruz.

Tüm bu alışkanlık anlarına baktığımızda zihnimizi boşaltmak için yaptığımız aktiviteleri, yine zihnimizi meşgul eden aktiviteler haline getiriyoruz. Ve bu alışkanlık uzun dönemde bize yorgunluk hissi olarak geri dönüyor. Sonrasında geceleri kaliteli uyuyamamaktan, üşengeçlikten, hayattan zevk alamamaktan dem vuruyoruz. Oysa hayatı daha enerjik, daha mutlu ve daha huzurlu yaşamayı kim istemez ki? Peki bunun için telefon kullanma alışkanlığımızı nasıl daha sağlıklı hale getirebiliriz?

Sağlıklı telefon kullanımının sırrı aslında anı yaşamakla paralel: Yani hangi işi yapıyorsan ana odağın o olmalı. Kendimden örnek verecek olursam, birkaç sene öncesine kadar, whatsapp’ımdaki tüm grup yazışmalarını anlık olarak takip ediyordum. Yemek yerken dikkatim telefonumun ekranında beliren bildirimlere gidiyordu ve mesajları okuyup gerekiyorsa cevaplıyordum. Ya da çalışırken klavyemin yanında duran telefonumun ekranında beliren grup konuşmasına bakıyordum; odaklanmam gereken işin ortasında ister istemez dikkatim dağılıyordu. Bir süre sonra bu gruplar ve konuşmalar artmaya başladı. Ben de tüm bu konuşmalara yetişebilmek için yemekte, dışarıda arkadaşlarımla buluştuğumda, işte, televizyon izlerken hep eş zamanlı olarak telefonuma bakar oldum. Ve fark ettim ki artık bir aktivite yaparken dikkatim istemsiz olarak telefona gidiyordu. Ekranda bir şey görünmüyorsa bile telefonun kilidini açıp bildirim var mı diye kontrol edecek kadar bağımlı hale gelmiştim. Bu da yaptığım ana iş esnasında zihnimin karışmasına sebep oluyordu.

Bu durumdan yakınmaya başladığım dönemde karşıma çıkan dijital detoks hakkındaki yazılarda yer alan bazı önerileri uygulamaya karar verdim. Bunlardan benim için en etkili olanı da whatsapp bildirimlerimi kapatmak oldu. Artık kilitli ekranımda bildirimleri görmeyip, sadece uygulamalar sayfasına gidip baktığımda whatsapp uygulaması yanında mesaj sayısı görünecek şekilde ayarlama yaptım. İlk başta bağımlı gibi ekran kilidimi açıp mesaj geldi mi, gelmedi mi diye kontrol etmiş olsam da kısa sürede alıştım ve bu yeni alışkanlığım bana çok iyi geldi!

Artık her ne yapıyorsam hem daha rahat odaklanabiliyorum, hem de yaptığım şeyden daha çok keyif alıyorum. Arkadaşlarımla mı buluştum, onlarla “gerçekten” sohbet ediyorum. Onların telefon kullanma alışkanlığı fazla olsa da, beni görünce yalnız bırakmamak için kullanımlarını ister istemez azaltıyorlar. Ya da bazen bu konuya dikkat çekerek kapattırıyorum. Birlikte uzun vakit geçirdiğiniz gruptaki herkesin telefonuna kilitlenmesindense, en azından bir kişinin bu alışkanlığı kırması inanın ki çok şeyi değiştiriyor. Buna ilave olarak yemek yerken veya kitap okurken de telefonumu kontrol etmeden zaman geçirebildiğim için sadece o an yaptığım şeye odaklanabiliyorum. Bunların hepsi zihnimin berrak kalmasına yardımcı oluyor. Günün karmaşasından uzaklaşıp rahatlamak için gerçekleştirdiğim aktivitelerimde, zihnimin sakinliği sayesinde rahatlamayı gerçekten başarabiliyorum. 

Bugün bir adım atarak etkisi küçük görünen ama zihninizi sakinleştirerek daha huzurlu olmanıza yardımcı olacak telefon kullanma alışkanlığınızı normalleştirmeye ne dersiniz? Siz de çevrenizdeki değişikliği yaratan o kişi olabilirsiniz! 

İlginizi çekebilir: Dengeli bir hayat için akışta olmanın önemi

Sibel Okan
Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum ve şu anda özel sektörde pazarlama alanında çalışıyorum. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce ... Devam