Dark Yoga: İnsan olma pratiği ve duygularla kalabilmek

Geçenlerde ayda bir kez düzenlediğimiz  dark  yoga & sound healing dersinde enteresan bir şey oldu. Önce bu dersin ne olduğunu kısaca anlatayım: Dark Yoga, karanlıkta ya da gözlerin tamamen eşarp ile kapandığı bir ortamda gerçekleşir. Karanlık, ilginin dışarıya değil de, içeriye odaklanılmasına yardımcı olur.

Bu dersin temel niyeti, nasıl göründüğünden ziyade ne hissettiğine odaklanmasıdır. Gözler tamamen kapalı olarak pratik edilir.

Gözlerimizi kapattığımızda, propriyosepsiyon duyumuz daha belirgin hale gelir. Propriyoseptif duyu; görmenin devre dışı kaldığı durumlarda ve bilinçli dikkatimizin ötesinde, uzuvlarımızın konumunu ve pozisyonunu, hareketi, kuvveti, çabayı ve dengeyi algılamamızı sağlar.

Motor becerilerle birlikte çalışarak çevremizle uyumlu ve etkili bir şekilde etkileşim kurmamıza destek olur. Bu yönüyle, günlük yaşamda oldukça önemli bir rol üstlenir.

Sound healing (sesle şifa), ses frekansları, titreşimler ve müzik aracılığıyla beden, zihin ve ruh üzerinde dengeleyici ve iyileştirici etkiler yaratmayı amaçlayan kadim ve modern bir uygulamadır. Hem geleneksel hem de bilimsel temellere dayanır. Bu dersleri ayda bir Gamze ile düzenliyoruz ve tamamen anın bize getirdiği ne varsa temayı çoğu zaman oranın içinde belirliyoruz.

Geçen gün tam ders anlatırken bir anda pencereden kedi girdi!

Ve bir anda dersin temasına davetsiz misafir olarak gelen duyguları ekledim. Öyle ya, çoğu zaman hoşumuza gitmeyen sert, karanlık, vahşi hislerin belirmesini istemiyoruz. Hep aydınlık, ışık olsa ama işte hayat… Tıpkı Mevlana’nın o ünlü şiirindeki gibi…

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.

Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.

Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.

Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.

Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.

Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.

Arkadaşlar, hep söylüyorum yeniden tekrar edeceğim: İnsan olma pratiği ciddi bir pratik.

Hoşuma gitmeyen hisler, yüzler ya da eski yaralarımı tetikleyerek ruhumu sıkıştırması, yeniden ve yeniden insan olma pratiğinin başka bir seviyesindeki sınavın içinden geçmek beni de cidden çok zorluyor! Ama dünyadayız değil mi? Bunu öğrenmek için buradayız! O zaman her hissettiğimiz duygudan sorumluyuz onu görmezden gelmek de onunla oturmak da bizim seçimimiz. Bazen bu kadar şey yapıyorum ‘halen’ takılıyor muyum yanılsaması ile kendimi hırpaladığımı fark ediyorum. Oysa insan olma pratiğinin halası yok ki. 

Burada şimdide olanı hoşuma gitmeyeni, aldatılmaları, yalanları, egoları, saygısızlığı ve niceleri yüzünden bedenimde hissettiğim karanlık, sert hisler hepinize kalbimde yer var.

İstediğiniz kadar burada kalabilirsiniz.

Beraber yemek yer, dışarı çıkar eğleniriz.

Hepiniz benden çıkan duygularsınız.

Annelik yapabilir miyim size mesele o?

İlginizi çekebilir: Dünya Yoga Günü: Yoga matında başlayan dönüşüm

Özde Çolakoğlu Yoga Eğitmeni
Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ... Devam