X

Sağlıklı yaşamın anahtarı: Kinoa ve amarant

Sıkıntılı zamanlarda, gerek özel, gerek iş stresinin yükseldiği zamanlarda şekerli ve karbonhidratlı gıdalara yönelim başlar. Makrobiyotik beslenme sistemine göre bu tür dönemlerde protein alımını yükseltmek gerekir. İyi ama hormonlu etler bir yerde, antibiyotikli tavuklar, ağır metalli balıklar diğer yerde. Peki ama biz sağlıklı bir yoldan protein alamayacak mıyız?

Bir su bardağı kinoda 8 gr, amarantta 9 gr protein var!

Hem kinoa hem de amarant çinko, demir, B6 ve protein deposu.

Tahıl tanelerine çok benzeyen, tahıl gibi de tok tutan bu tohumlar gerçek bir protein deposu. İkisi de “pseudocereals”, yani yenilebilir tohum ailesinden. İkisi de kökenleri Güney Amerika’ya dayanan antik birer bitki.

Kinoa da amarant da pilav gibi pişirilip yenebiliyor. Ayrıca buğday gibi un haline getirilip unlu gıda yapımında da kullanılabiliyor. Pişirildiklerinde 200 kalori gibi düşük kalori oranları var ve en güzeli de gluten içermemeleri. Bir su bardağı kinoada 8 gr., amarantta ise 9 gr. protein var. The Institude of Medicine, günlük kadınların 46 gr., erkeklerin ise 56 gr. protein tüketmelerini söylüyor. Kinoa ve amarant kadınların günlük protein ihtiyacının %21’ini, erkeklerinse % 14’ünü karşılıyor.

İlgili yazı: Kinoa: Sağlıklı beslenenlerin protein kaynağı

Kinoa da amarant da magnezyum, demir, çinko ve B6 deposu!

Çinko ve demir yetersizliğinin stres seviyelerini yükselttiğini biliyoruz, magnezyum ve B6‘nın da bizi strese karşı koruduğunu. Bu antik dönem tohumlarının ikisi de demir, çinko, magnezyum ve B6 zengini. Özellikle demir eksikliği olan kadınlar için bir bardak amarantta 5 miligram demir var.

Bütünsel yaşam için sağlıklı beslenme ilk adım!

Holistik anlamda baktığımızda kinoa, amarant ve kakao en ilkel ve güçlü besinlerden. Özellikle kaygılı, sıkıntılı dönemlerde Peru şamanları konsantrasyonu artırmak, stres hormonu seviyelerini düşürmek ve kişileri güçlendirmek için bu besinleri kullanırmışlar.

İşte size proteini yüksek, unsuz, glütensiz GÜÇLÜ KAKOLU KEK: DARK POWER

Güçlü kakaolu kek: Dark power

Malzemeler:

  • 125 gr çiğ kakao
  • 7 kaşık hindistan cevizi yağı
  • 1/2 bardak hindistan cevizi şekeri
  • 3 kaşık amarant unu
  • 3 kaşık kinoa unu
  • 1 kaşık saf vanilya özü
  • 1/3 bardak ceviz,
  • ½ bardak goji berry
  • 3 yumurta
  • Bir tutam tuz

Yapılışı:

  • Fırını önceden 175 derecede ısıtın. Kek kalıbını az yağlayın. Fondüde kakao ve yağı karıştırın. Yumurtanın beyaz ve sarılarını ayırın. Yumurta beyazlarını şeker ve vanilya ile çırpın. Kakao yağı karışımını ekleyin. En son ceviz, goji berry, un ve tuzu da katarak karıştırın. 35-40 dk. pişirin ve kekimiz hazır.

Bütünsel Yaşam Koçluğu için bana yeliz@powercoaching.us’ den ulaşabilirsiniz.

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale