X

Sağlıklı kalmayı amaç edinerek yaşlanmayı yavaşlatın

Birçok insan 40’lı yaşlarına geldiğinde vücudu hakkında endişelenmeye başlar. Yaş almanın etkisiyle vücut eskisi gibi dinç olmayabilir. 40 yaşın getirisi olarak cilt esnekliğini kaybetmeye başlayabilir ve tüm bunların sonucunda yaşlandığınızı düşünmeye başlayabilirsiniz.

Yaşlanma süreci doğaldır. Tıpkı büyümek gibi, insanların belli bir yaşa geldiklerinde vücutlarında bazı değişikliklerin olması, yaşamın doğal seyri içinde yerini bulan normal bir durumdur. Fakat son derece doğal olan bu durumun bizi yine de ürkütüp paniklettiği doğru.

Peki yaşlılığımızda da gençken olduğu gibi sağlıklı kalabilmek ve fit görünebilmek mümkün mü? Bu sorunun yanıtı gayet net: Evet, yaşlanmayı yavaşlatmak mümkün. Bunun formülü ise oldukça basit: Sağlıklı ve fit kalabilmenin tek yolu sağlıklı bir yaşam sürmektir. Sağlıklı bir yaşam sürmek ise ancak görünümü değil sağlığı hedeflemekle mümkündür. Sonrasında zaten istediğiniz görünüm de beraberinde gelecektir.

Yaşlanmayı bir amaç edinerek yavaşlatın

Bir dönüşüm programı olan Lifebook’un yaratıcısı Jon Butcher, 50’li yaşlarda da 20’li yaşlardaki gibi görünmenin sırrının gerçek amaçlar edinmek olduğunu ifade ediyor. Bu noktada, bahsedilenin istediğiniz görünüme ulaşmak için belirli bir süreliğine egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek olmadığını söylemeliyiz. Aksine, Butcher’ın sözünü ettiği şey sağlıklı bir yemeğin nasıl göründüğünü çözmek, size en uygun egzersizi bulmak ve bunları yaşam boyu amaçlarınız haline getirmek.

Unutmayın; fit görünmek, kilo kontrolü, kas almak ya da benzeri amaçlarla sağlıklı beslenmeye ve egzersiz yapmaya başladığınızda, yolculuğunuz kısa süreli olacaktır. Çünkü amaçlarınıza ulaştığınızda edindiğiniz alışkanlıklar da yavaş yavaş çözülmeye başlar. Ancak yaşlanmayı yavaşlatmak bunlara nazaran çok daha uzun vadeli bir amaç. Buna ulaşmanın yolu ise sağlıklı yaşamanın ne olduğunu ve size uzun vadede neler sunduğunu anlayarak mümkün.

İlginizi çekebilir: Yaşlanma korkusu nedir? Mücadele etmenin yolları nelerdir?

Kendinizi tanıyın

Kişinin kendini, vücudunu ve isteklerini tanıyıp bilmesi sadece bedensel değil zihinsel sağlık için de çok önemlidir. En çok hangi egzersizin size uygun olduğunu bulun ve bunu hayatınızın bir parçası haline getirin.

Sağlıksız olduğu halde sevdiğiniz yiyecekler olabilir. Aslına bakarsanız herkesin, hatta etrafınızda gördüğünüz en sağlıklı beslenen insanların bile mutlaka bu tür favori yiyecekleri vardır. Öncelikle bunda bir sorun olmadığını bilin. Alkol, kafein, şeker… Tüm bunlar insanların tüketmekten keyif aldığı şeylerdir. Ve evet sağlıklı beslenseniz bile eğer seviyorsanız kendinizi bunlardan mahrum bırakmayabilirsiniz. Ancak burada kilit rol oynayan kelime ölçü. Çünkü ölçülü tükettiğiniz takdirde sağlıksız besinlerin size fazla zarar vermeyeceği bir gerçek.

Bilimle ilerleyen orta yaş

Singularity Üniversitesinin geçtiğimiz günlerde yayımladığı, bugünden 2030’a kadarki süreci öngören bir araştırma, tıp biliminin şu günlerde ortalama yaşam süremize, yaşadığımız her yıl için fazladan 3 ay kattığını söylüyor. Yani, bugün Amerika’da 75 kabul edilen ortalama yaşam süresi, 2030 yılında 79 olacak. Ancak aynı araştırma, 2020’den sonra tıbbın çok daha hızlı ilerleyeceğini ve yaşam sürelerimize yaşadığımız her yıl için fazladan 1 yıl daha ekleyeceğini ifade ediyor. Bir başka ifadeyle 2030’a gelindiğinde ortalama yaşam süresi 100 yaşa kadar çıkabilir.

Eskiden orta yaş kabul edilen 35 yaşın, bugün bu şekilde algılanmadığı bir gerçek. Fakat bu tür araştırmalar bize 40-45 yaşın da artık oldukça genç yaşlar olduğunu gösteriyor. Ve artan ortalama yaşam süresiyle birlikte yaşlanmayı yavaşlatan alışkanlıklar edinmenin önemi daha da artıyor.

Genç görünümüyle dikkat çeken 54 yaşındaki Jon Butcher’ın konuyla ilgili açıklamalarını aşağıdaki videoda bulabilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Stresten kan şekerine vücudunuza iyi gelen ve yaşlanma belirtilerini azaltan yiyecekler

Kaynak

mindvalley

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale