X

Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı beslenme: Flavonoid açısından zengin beslenmek

Sağlıklı beslenme; sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlarındandır. Bedene iyi bakabilmenin en basit, en kolay, en uygulanabilen yöntemlerindendir. Sağlıklı beslenme deyince birçok faktör söz konusudur. Liften zengin beslenme, bitkisel kaynaklı protein alma, omega-3’ten zengin beslenme, antioksidan içerikli beslenme, antikansorejen beslenme gibi beslenmeyi sağlıklı kılabilecek birçok beslenme çeşidi arasından, bu yazımda iyi bir antioksidan olan flavonoidlerden bahsedeceğiz. Özellikle kanser ve kalp hastalıkları ile ilgili yapılan çalışmaların sonucunda ortak nokta olarak flavonoid bileşeninden zengin bir beslenme ön plana çıkmaktadır.

Peki Flavonoid nedir?

Genellikle meyvelerde, sebzelerde, bazı tahıllarda, çaylarda, şarapta bulunan bir grup bileşiktir. Antiinflamatuvar, antikanserojen etkileri ile bilinir ve en çok antioksidan özellikleri ile ön plana çıkarlar. Özellikle kansere karşı koruyuculukları ile bilinen polifenollerin bir alt sınıfındadırlar.

Flavonoid ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle kadınların diyetlerinde flavonoidi zengin tutmaları sonucunda meme kanseri riskinin önemli ölçüde azalabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Bir başka araştırma; 1.658 kişiden alınan gıda analizleri sonucunda kalp hastalıkları riskinin önemli ölçüde azaltması ile ilişkili bulunmuştur.

Başka bir çalışmaya göre; 23 yıl boyunca 50 bin Danimarkalı bireyin beslenmesi incelenmiş ve flavonoidden zengin, sebze çeşitliliğinin olduğu beslenme türünün kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişimini azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya göre miktar yaklaşık olarak günde 500 mg flavonoid alımı ile anlamlı bulunmuştur. Ayrıca çalışmada bir diğer dikkat çeken nokta da flavonoid alımının sigara ve alkol kullananlarda kan değerlerini iyileştirdiği ve kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığıdır. Bunların yanında flavonoidler ile ilgili önemli bir bilgi de kan damarlarının işlevini geliştirdiği, inflamasyonu azalttığı yönündedir.

Günlük alım miktarları için belirlenmiş bir değer yoktur. Her besinde farklı oranlarda bulunup besinlerin kendi içindeki türlerine göre de farklılık göstermektedirler. Elmanın bile 50’den fazla türü olduğunu ve farklı boyutları olduğu düşünüldüğünde bir elma yiyerek şu kadar flavonoid alırsınız demek çok doğru olmasa da, beslenmede bol sebze ve meyveye yer vermek, mevsiminde tüketmek, olabildiğince iyi tarım uygulamaları ile üretilmiş olanlarını tüketmekle, beslenmede alınan flavonoid miktarı yüksek olmaktadır.

Özellikle turunçgiller, çilek, elma, yabanmersini, brokoli, yeşil yapraklı sebzelerden ıspanak, marul, çay (özellikle yeşil çay), %85 ve üzeri kakao içeren bitter çikolata, kırmızı şarap flavonoid açısından iyi kaynaklardır.

Bu faydaları bilip beslenmenize flavonoid kaynaklarını eklemek için her gün küçük ve renkli, çeşitli bir meyve kasesi tüketerek ya da bir öğününüzün ya da yemek yanındaki garnitürlerinizin sebzelerden oluşmasına dikkat ederek işe başlayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Vejetaryen beslenme ile kilo vermek mümkün müdür?

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale