X

Sağlığınıza sağlık katıp yulafı sevmenizi sağlayacak 3 nefis tarif

Diyete veya sağlıklı beslenmeye ilk adımı atanların karşısına birçok popüler besin çıkıyor. Yulaf da bunlardan bir tanesi. Yulafın bu kadar popüler olması hiç de mantıksız değil! Çünkü yulaf çok önemli bir antioksidan, lif, vitamin ve mineral kaynağı… Üstelik saf yulaf ezmesi glutensiz olduğu için çölyak hastaları için de güzel bir alternatif oluyor. Önemli bir detay: yulaf, doğal olarak gluten içermiyor fakat buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarla aynı bantta paketleme yapıldığı için çapraz bulaşma olabiliyor. Bu durum gluten hassasiyeti olmayanlar için önemli değilken, hassasiyeti olanlar için büyük sorunlara yol açabiliyor. O sebeple hassasiyet durumunda yulaf ezmesi satın alırken glutensiz ibaresine dikkat edilmeli.

Yulafın faydaları saymakla bitmiyor. Bağışıklık sistemini ve kalbi koruyor, kan şekerini düzenliyor, yüksek kolesterolü düşürüyor, kansere karşı koruyor. Bu yüzden diyetlerde de sıkça tercih ediliyor. Yulafı nasıl tükettiğimiz de, ona beslenme düzenimizde sürekli olarak yer verebilmemiz açısından çok önemli. Çoğu kişinin şikayeti yulafın tek başına pek de lezzetli olmaması. Durum böyle olsa da yulaf içine girdiği birçok tarifi güzelleştiriyor. Bu yazımda sizlere “Yulafı bir de böyle deneyin” diyorum ve yulafı sevdirecek 3 nefis tarifimi sizlerle paylaşıyorum.

Yulaflı fit kurabiye:

Malzemeler:

  • 1 su bardağı yulaf ezmesi
  • 1 su bardağı tam buğday unu
  • 10 adet hurma
  • 2 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • Süslemek için frambuaz 

Hurmaları ılık suda bekletip çekirdeklerini çıkarıyoruz, rondoda çekiyoruz. Yumurtaları bir kapta çırpıp tüm malzemeleri ekliyoruz. Elimizde yuvarlak şekil verip yağlı kağıt serili tepsimize diziyoruz. Üzerini frambuazla süslüyoruz (dilediğiniz meyve olur, çeşitlendirmek size kalmış). Önceden ayarladığımız 180 derece fırında 15 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun.

Elmalı crumble bar:

Malzemeler:

  • 2 su bardağı yulaf ezmesi
  • Yarım su bardağı hindistan cevizi unu
  • 1 adet olgun muz
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 2 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı

Öncelikle muzu eziyoruz, diğer tüm malzemeleri karıştırıp bütünleştiriyoruz.

Ara kat için:

  • 2 adet rendelenmiş yeşil elma
  •  1 tatlı kaşığı tarçın

Elmalarla tarçını tavada yaklaşık 5 dk çeviriyoruz. Yulaflı karışımın 2/3’ünden biraz fazlasını yağlı kağıt serili kare bir borcama döküp bastırıyoruz. Önceden ayarladığımız 200 derece fırında 10 dk pişiriyoruz. Fırından çıkarıp, elma-tarçın karışımını üzerine döküyoruz. Kalan yulaflı karışımı da sosun üzerine ilave edip tekrar 15 dakika fırınlıyoruz. Soğuduktan sonra dilimleyip afiyetle yiyoruz.

Elmalı tarçınlı kurabiye:

 Malzemeler:

  • 1 adet kırmızı elma
  • 1 su bardağı yulaf ezmesi
  • 1 su bardağı tam buğday unu
  • 1 çay bardağı dövülmüş badem
  • 4 adet hurma
  • 2 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 2 tatlı kaşığı toz tarçın

Hurmaları ılık suda 10-15 dk bekletip çekirdeklerini çıkarıyoruz, küçük küçük doğruyoruz. Elmayı da küp küp doğruyoruz. Önce sıvı malzemeleri güzelce karıştırdıktan sonra katıları da ekleyip güzelce bütünleştiriyoruz. Elimizle bastırarak yuvarlak şekil verip yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirip önceden ayarladığımız 180 derece fırında 20 dk pişiriyoruz. Afiyet olsun.

İlginizi çekebilir: Klasik tariflerden sıkılanlara alternatif yulaf ezmesi tarifleri Klasik tariflerden sıkılanlara alternatif yulaf ezmesi tarifleri 

Nareg İşler: İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Sağlıklı beslenme ve pozitif yaşamla yakından ilgileniyorum. İnsanları sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirmeyi ve motive etmeyi amaçladığım @itsahealthydiary adlı bir Instagram hesabım var. Bu hesaptan sağlıklı öğün alternatifleri, pratik ve sağlıklı tarifler paylaşıyorum. Mezun olduktan sonra da bu amaç doğrultusunda kariyerimi şekillendirmek istiyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale