X

Sağlam ilişkiler kurmak: Mutluluğa giden kestirme yol

Hayatımızda kurduğumuz ilk ilişki kendimizle olsa da, sonrakiler hep çevremizledir. Ruh halimizden hayat kalitemize kadar en büyük ölçüt çevremizle kurduğumuz sağlam ilişkilerdir. O ilişkiler ne kadar kuvvetliyse, kendimizi hayata karşı daha korunaklı ve güçlü hissederiz. Fakat hem ikili ilişkilerde hem de sosyal çevremizle uzun ömürlü ilişkiler kurmanın formülü kendimizi, bakış açımızı, davranışlarımızı değiştirmekten geçiyor.

1. Siz dâhil herkesin kusurları olabileceğini kabul edin.

Bu kabul sizi, arkadaşlarınızın veya çevrenizdeki insanların hataları karşısında anlayışlı olmanızı sağlar. İnsanların karşı taraftan en çok beklediği şeylerin başında anlaşılmak ve kabul görmek geldiğinden hataları karşısında onları anlayan ve olduğu gibi kabul eden insanlar olduğunu bilmek; sağlam dostlukların başlangıcıdır. Eleştirmek ya da “ben olsaydım” ile başlayan cümleler, bağ kurmaktan ziyade karşı tarafın kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir.

2. Filtrelerinizi bir kenara bırakın.

Başarılarınızı paylaştığınız kadar başarısızlıklarınızı da paylaşın. İnsanlara sadece güçlü tarafınızı göstermek onlara kendini zayıf hissettirebilir. Oysa hayatın doğası gereği, insanın başına iyi şeyler gelebildiği gibi kötü şeyler de gelebiliyor. Bu anları en az sevinçleriniz kadar arkadaşlarınızla paylaşmak, ortak duyguları keşfetmek, birbirine destek olmak size iyi geldiği gibi aynı zamanda karşı tarafla daha derin bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır. Benzer olayları tecrübe eden insanların bir araya gelmesi iki tarafı da görünmez bağlarla birbirine bağlayacaktır.

3. Yalandan kaçının.

Uzun yıllara dayanan dostlukların temeli; ne olursa olsun doğruyu paylaşmaktan geçer. Temeli güven olan bir ilişki yıllar boyu sürecek bir dostluğun garantisidir. İçinde yalan barındıran sahicilikten uzak ilişkiler zamana yenik düşeceği gibi sizi hiç ummadık bir anda yarı yolda bırakabilir. Bu sebeple zamana yayılan bir ilişki kurmak istiyorsanız yalandan özenle kaçının. Eğer kendisiyle paylaşamayacağınız bir durum varsa, kendinize saklamanız, yalana başvurmanızdan daha iyi olacaktır. Zaman içerisinde inşa edilen güven duygusunu oluşturmak ne kadar emek istiyorsa, kaybetmesi de bir o kadar kolaydır aslında.

4. Zor zamanlarda destek olun.

Sadece içten bir şekilde dinlemek; arkadaşınızın zor zamanlarında yanında olmak, ihtiyaç duyduğu sevgiyi, desteği vermek belki de ilişkinize yapacağınız yatırımlardan en büyüğüdür. Yıllar geçse de unutulmaz. Karşı taraf kendini güvende hissedecek sizi hayatında ayrı, derin bir yere koyacaktır. Sağlam ve uzun süreli ilişkilerin hem nedeni hem sonucudur zor zamanlarda destek olmak. İnsan, yaşamın içerisinde karşılaştığı olayları hem anlamaya çalışıp hem üstesinden gelmeye çalışırken, kendisini destekleyen insanların varlığını bilmek, olayları ele alış şeklinde daha cesur olmasını sağlayacaktır.

5. Sevginizi gösterin.

Covid 19 ve geride bıraktığımız 2020 senesinin belki de hayatımıza kattığı en büyük farkındalıklardan biri “vakit varken sevgimizi göstermek” oldu. Bir dakika sonramızın belli olmadığını acı bir şekilde deneyimlediğimiz bu dönemde bizim için önemli insanlara hislerimizi anlatmak, göstermek ya da hissettirmek belki de en büyük içsel kazanımımız oldu. Temeli sağlam olmayan ilişkiler çökerken, bizim için gerçekten önemli olanları hayatımızda tuttuk. Yanında olamadığımız dostlara çiçekler yolladık özel günlerinde… Ya da görüntülü görüşmelerle dinledik birbirimizin dertlerini. Görünmeyen yaralarımızı sardık özenle..Eğer bunları hala yapmadıysanız bile çok geç kalmış sayılmazsınız… Derin dostluklar, uzun süreli ilişkiler zamana yayılan ama hayatımıza anlam katan değerler olduğundan tam şu an sevginizi göstermeye başlamanın vaktidir.

Unutmayın, mutluluğu hedeflere değil de sevmeye sevilmeye bağladığınızda ve bunun için çaba sarfettiğinizde, hayatı size güven ve huzur veren sağlam ilişkilerle yaşamanın nasıl büyük bir hafiflik olduğunu keşfediyor olacaksınız.Hikayede de anlatıldığı gibi. Derviş sormuş: “Efendim çok mutluyum, nereye gitsem karşıma güzel insanlar çıkıyor. Her şey nasıl da değişti.
Mürşid cevap vermiş: “Sen değiştin.

Mutlu haftalar…

İlginizi çekebilir: 2021’e iyi girme reçetesi: Kulağa küpe yapmalık 5 öneri

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale