X

Sağlam bağlar için açık iletişim: Kendinizi korumak için saklanmanıza gerek yok

Tüm ilişkiler gibi arkadaşlık ilişkileri de düz bir yol değil! Bugün yanınızda olanlar, yarın yanınızda olmayabilir ya da tam tersi mümkün olabilir. Bu sizin ya da onların kötü olduğu anlamına gelmiyor, sadece şu an için birbirinize iyi gelmiyorsunuz anlamına geliyor.

“Bana neden zaman ayırmıyorsun, neden beni aramıyorsun?” gibi soruların peşine düşmenin kimseye bir yararı yok. Çünkü bazen sadece öyle…

Seneler önce benim en ihtiyaç duyduğum zamanda yanımda olmadığı için suçladığım bir arkadaşım vardı. Birini suçlamak, aslında nasıl bir ağırlıktır bilir misiniz?

Aradan seneler geçti, ben davamda haklı olduğum için kendimi arkadaşımdan uzaklaştırdım, arkadaşım da iletişim kurmak için hiçbir şey yapmadı. Sanırım burada en çok istediğim yaptığım eylemin tam tersini görmekti.

Biz insanların en çok zorlandığı yer burası: Açıklık.

Açık olursak, hislerimizi netlikle söylersek, buradan daha çok yara alacağımıza inanıyoruz! O yüzden konuşmalarımız, sarılmalarımız hep eksik kalıyor.

Seneler sonra bir seans sırasında o zamanlara döndüğümde şöyle bir soru geldi: Gerçekten iyi olmadığını ve destek istediğini söyledin mi?

İşte o an içimden bir “ah!” sesi geldi!

Hayır, istememiştim, “İyi değilim” demek ve destek istemek benim için kolay olmamıştı ki, hep bir şekilde karşımdakilerin anlamasını beklemiştim ve anlamadıklarında kırılmıştım. Ve evet, karşımdaki kadar benim de payım vardı.

İlişkiler hep iki kişi arasında yaşanır.

Bu yüzden suçlu da yok, sadece farklı nedenlerle oluşan yönelimlerle dans ediyoruz. Bazen birlikte çok keyifli dans ediyoruz, sonra araya mesafeler giriyor ama dansımız yine devam ediyor.

Birkaç gün önce yeniden bu arkadaşımla bir şekilde iletişimin içinde buldum kendimi ve ilginç olan içimde onunla yine aynı o saf neşeyle konuşuyordum. Açıklıkla o zamanlar neye ihtiyaç duyduğumu ona anlatırken, o da dinliyordu.
Kalbimin güneş görmemiş, karanlıkta kalmış bir yanı sanki güneş ışınlarını üzerine almaya başlamıştı.
İlişkimiz yeni bir şekil alıyordu, açıklıkla hislerimizi konuşuyor ve yeni bir sayfa açıyorduk!
En kalpten kurulan ilişki şekli açıklıkla kendi gerçeğini -alay edilme ya da küçük düşme pahasına- söyleyebilmekte yatar.
Ve sen perdeyi açmazsan, soğuğun şiddetini görmez ama güneşin bereketini de alamazsın!
Kendini korumak için saklanmana gerek yok.
Bir haberim var: Merak etme, sen açıklıkla kendini ortaya koyduğunda senin yanında olmazlarsa, bu senin eksik olduğun anlamına gelmiyor, ne kadar güçlü olduğunu gördüğünü gösteriyor!
Haydi, aç perdeleri!

İlginizi çekebilir: Korkmaktan korkmayın: Asıl mesele korkuyla ne yaptığınızdır

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale