X

Rüyalarınızı hatırlayıp kontrol etmeniz için yapmanız gerekenler

Rüyalarını hatırlamayan ve yönetemeyen biri, uyanık yaşantısını da görmüyor ve hatırlamıyor.” Rob Nairn

Bu hafta, rüyalarımızı rahatlıkla hatırlayabilmek ve kontrol edebilmek için neler yapabiliriz, onları paylaşmak istiyorum. Öncelikle bir rüya günlüğümüz olmalı, sadece rüyalarımızı yazdığımız içimize sinen, sevimli bir defter edinmeliyiz. Rüyalarımızla ilgili inançlarımız varsa, onları değiştirmeliyiz, onların bize rehberlik ettiğini kabul etmek, önemsemek önemli bir adımdır.  Bu nedenle oradan gelen rehberliğe inanmalı ve güvenmeliyiz. Bunu, gördüğümüz rüyaları yazarak kendimize hatırlatabilir ve hissedebiliriz. Her sabah gördüğümüz rüyalara teşekkür ederek, önemsediğimizi göstermeliyiz. Rüyaların içimizdeki güvenilir kaynaktan geldiğini bilerek, bilen tarafımıza güvenmeliyiz. Sabah kalktığımızda rüyalarımızla ilgili olumsuz cümleler kullanmamalıyız. “Çok kötü bir rüyaydı, hatırlamak istemiyorum” gibi.

Her zaman destekleyen, güvendiğinizi belirten cümleler kurun. “Rüyalarımı hatırlıyorum, rüyalarıma inanıyorum, güveniyorum.

Bir düşünce ile ilgili ise niyet ederek yatmak, dua etmek, meditasyon yapmak, sakinleştirici ve rahatlatıcı nefes teknikleri gibi teknikler uygulamak, bize hem sağlıklı, beden, ruh ve zihin birlikteliği sağlar, hem de rüyalarımızı hatırlatır.

Yatağınıza uzanır uzanmaz, sadece bir an önce uyumak amacı ile değil, uykudayken uyanık ve farkında olmak amacı ile yatmalıyız. Sabah kalktığınızda sakin, dinlenmiş, mutlu, enerjik kalkabilmek için özenle bir yatma ritüeli hazırlayarak, uyku ve rüya sürecine gereken, hak ettiği değeri vermeliyiz. Uykuya dalmak için, 10 dakika kadar yatağa erken girerek, dua, meditasyon, nefes gibi içe dönüş çalışmaları yaparak uykuya dalmaya özen göstermeliyiz.

Herkesin rahatlıkla uygulayabileceği nefes ve telkin çalışmasının küçük bir örneğini aşağıda paylaşıyorum:

Önce burnumuzdan kocaman derin nefes alalım, sakin, yavaş ve kontrollü şekilde ağzımızdan verelim nefesi… 10 tane acele etmeden bu şekilde nefes alıp, vermemiz sırasında, verme süremizi, alma süremizden biraz daha uzun tutmaya çalışalım. Tüm bedenimizin ayak parmak uçlarımızdan başlayarak, ayaklarımızın, bacaklarımızın, belimizin, sırtımızın, göğüs kafesimizin, kalbimizin, kollarımızın, ellerimizin, parmaklarımızın, omuzlarımızın, çenemizin ve başımızın gevşediğini; tek tek her birine odaklanarak rahatladıklarını, gevşediklerini hayal edelim. Sonrasında da kendimize şunları söyleyelim: “Huzur içinde yatağımda yatmış, uzanırken, bu gece bana içimdeki benin rehberlik edeceği aydınlığı, şifayı, gösterdiği yolu sevinçle, neşeyle, mutlulukla güvende ve sağlıklı olduğumu bilerek almayı kabul ediyor, onaylıyor ve izin veriyorum. Bilinçaltımın ve ruhumun iş birliğiyle farkında olmadıklarımı, seçimlerimi, gelişmemi, iyileşmemi sağlayacak sembolleri anlamayı, öğrenmeyi seçiyorum. Onları rahatlıkla hatırlarken, rüyamın içinde sakin, huzurlu ve mutluyum. Rüyamın içinde rüyada olduğumu biliyor, gördüğüm rüyanın farkında ve tüm olan bitenin detaylarını, seslerini, kokularını, görüntülerini, sayılarını, rehberlerimi hatırlıyor ve onaylıyorum. Sezgilerim bana rehberlik ediyor. Uyandığımda olan biteni defterime yazarak not alacağım şekilde hatırlamayı seçiyor, sorumluluklarımı alıyorum. Sabah uyandığımda kendimi dinlenmiş hissederken, yeni bir güne başlamanın heyecanı ve sevinciyle gözlerimi açmaya niyet ediyor, şükrediyorum.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com  mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Facebook ve Instagram hesabımınefesleterapi@hotmail.com  takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Lusid rüya nasıl görülür: Rüyalarınızı kontrol edin

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale